İçeriğe atla

Internet

Üst akıl ne değildir?

Üst Akıl Nedir? yazısının devamı olarak şunları da eklemek istiyorum.

Üst akıl şunlar değildir:

  • Belediyede, devlet kurumlarında rüşvet ve avanta alanlar.
  • Sırf şahsi menfaati ve çıkarı için yalan söyleyenler, başka insanları aldatanlar, bunda hiçbir beis görmeyenler
  • Sırf menfaati için televizyonlarda her haltı bilip bilinmeden konuşan, insanların algılarına tecavüz edenler
  • “Köşe yazarlığı” verildi diye, bilip bilmeden her haltla ilgili fikir beyan edenler
  • Elinde güç, makam ve imkan olduğu halde liyakatsiz insanları işlere yerleştirenler
  • “Sıkıntı yok”,”ne olacak ya”, “bak şu da yapıyo” diyerek 9-13 yaşları arasındaki kızlarımızın ölmesine sebep olmak
  • Kitap okumamak, cahilce, hodbince gezmek
  • Boş boş sosyal medyada günler harcayıp, hiçbir şey üretmemek

İşte bunların hiçbirisi “üst akıl” DEĞİLDİR. Kendi yaptığımız öküzlüklerden ve hanzoluklardan kimseyi mesul tutamayız ve nihayetinde en büyük bedeli hayatımızla, vatanımızla ve bizden sonra gelecek nesillere hayatı mahvederek miras bırakarak öderiz.

Mortgage Kredisi – ALLAH RIZASI için, Çocuklarınız için ALMAYIN

“Kira öder gibi ödüyorsunuz ama kendi evinizin sahibi oluyorsunuz” yalanıyla mortgage kredi sistemini pazarlayan bankacıların, pazarlamacıların ve televizyoncuların kabirde kemikleri sızlayacak. Bu öyle büyük bir yalan ve öyle bir büyük bir zulümkü ancak Amerikada morgıç krizlerini 2-3 defa yaşamış ve dibin dibini görmüş insanlar size neler çektiklerini gerçekten anlatabilir. Bu balonlardan sadece 2008 yılında yaşananını Amerika’da birebir görmüş birisi olarak bu yazıyı okuyan sizlere avazı çıktığınca, “mortgage almayın ve tanıdığınız kimseye aldırmayın” diyorum.

Mortgage öyle bir zulüm sistemidirki, sizin alacağınız morgıçlardan sadece siz değil, çocuklarınız hatta torunlarınız zarar görecek. Nasıl mı? Adım adım yazıyorum, lütfen sevdiklerinizle paylaşın.
Okumaya devam et

Fileserve-Megaupload v.s. den sonra internetten nasıl dizi indiririm?

Önce hotfile.com, sonra megaupload daha sonra da fileserve teker teker patladı. Hotfile.com hiçbir sorgu sual sormadan farklı IP kullanıldı bahanesiyle hesabı kapattı, megaupload yakın zamanda patladı, fileserve de megaupload korkusuna sitesini film, program paylaşımı yapanlar için kullanılmaz hale getirdi. Bir nevi “bir aslan miyav dedi” mealinde birşeyler yaşandı ve şu an geldiğimiz noktaya geldik.

Dizi upload eden arkadaşlar (örn: dizi.nl) ne kadar bu işten para kazanmadıklarını, sırf amme hizmeti yaptıklarını iddia ettiyseler de diziyi yapanlar ve seyredenler haricinde herkes bu işten para kazandı-kazanıyor. Şimdilerde upload.to v.s. gibi siteler para ödüyor ona aktarıyorlar ama artık toplamda $200 bu dosya aktarma sitelerine kaptırdıktan sonra bu işe para ödeyecek benden metelik çalışmaz.

Peki ne yapmak gerekiyor? Benim bulduğum en hızlı ve kolay metodu sizlerle paylaşıyım.

Malzemeler:
1- Firefox
2- Flashgot eklentisi (www.flashgot.net)
3- Flashget (www.flashget.com) veya başka bir hızlı dosya indirme programı
4- Mümkünse AdBlock eklentisini de kurunki internetten dizi izletme iddiasındaki arkadaşların reklamlarla öldürdüğü sayfalarda boğulmayın
5- Firefox’u sadece bu yazı için kurduysanız (vah vah) Görünüm (View) -> Araç Çubuğu (Toolbars) -> Eklenti çubuğu (Add-on bar) yapmayı unutmayın

Dizinin indirilişi:
1- Google.com u açtıktan sonra sol taraftan Videolar sayfasına tıklayın (http://www.google.com/videohp)
2- İndirmek istediğiniz dizinin adını (örn: kurtlar vadisi 146) aratın
3- Sonuçlar çıktıktan sonra sol taraftaki filtre kısmından >20 dakikadan uzun seçeneğine tıklayın
4- Çıkan sonuçlardan izlemek istediğiniz bölümü tıklayın (tercihen 1 saatin üzerinde olanlar en ideal olanları)
5- Hangi siteye gittiyseniz reklamları v.s. kapattıktan sonra vidyo oynamaya başladığı zaman Firefox’un “Eklenti çubuğu”nda bir vidyo filmi ikonunun belirdiğini göreceksiniz. (aşağıda)
6- Bu ikona tıkladığınız takdirde otomatik olarak Flashget yada hangi programı indirdiyseniz o program devreye girer ve indirme işleminiz başlar.

Flashgot iconu

Not: Flashget veya başka bir dosya indirme hızlandırma programı kurmak zorunda değilsiniz. Firefox’un kendi “indirme yöneticisi” de işe yarıyor ama diğerleri 5-6 tane aynı anda bağlantı kurmak suretiyle bir dosyayı çok daha hızlı sürede indiriyor.

Gördüğünüz gibi sağa sola para vermeden, biraz daha düşük kalitede ama reklamlarla boğuşmadan dizi izlemek mümkün.

İyi seyirler

Bill Gates Twitter’da

Benden duymuş olmayın, ünlü Bill Gates dün itibariyle twitter’da kendine hesap açmış ve yayın yapmaya başlamış.
http://twitter.com/billgates

Hesap açmış olması belki kendi çapında doğal olabilir ama bir günde 260 bin takip eden kişi bulması da ilginç geldi.

Okuduğum yabancı kaynaklar Bill Gates’in dolayısıyla Microsoft’un twitter’ı satın almak ve arama motoru alanında yaşadıkları gerilemeyi kapatmayı hedeflediğini yazıyor. Google’ın milyar dolar verip youtube’u almasından sonra Microsoft’un birkaç milyar dolar verip Twitter’ı satın almasına şaşırmam doğrusu.

Firefox 3.x hızlandırmak için

Bugün oturmuş Firefox eklentilerini araştırırken, Firefox 3.0 ve sonrası için eklenen “awesome bar” (müthiş çubuk) olarak ifade edilen ve Internet Explorer’da Adres kısmı diye bildiğimiz kısımla ilgili çok ilginç bilgiler buldum, paylaşmak istedim. Bundan önce ziyaret ettiğiniz veya bildiğiniz bir adresi yazdığınız bu kesimde aramayı kolaylaştırmak için arkada bir çeşit database kullanılmaya başlanmış. Bu veritabanın adı sqlite ve bilgisayarınızda siz farkında olmadan Firefox tarafından oluşturulan .sqlite dosyaları sayesinde, adres çubuğunda daha kapsamlı ve verimli aramalar yapmanız sağlanıyor. Bunun doğal denebilecek bir yan etkisi de bu veritabanın aralıklarla temizlenmesi gerekiyor. Çünkü temizlenmediği takdirde diskinizde büyük miktarlarda dosyalar oluşturarak bilgisayarınızın performansını azaltabiliyor.

Bunu önlemek ve ara da sırada temizleme yapmak için Firefox sitesinde vakum denilen bir temizleme metodu öneriliyor. Bu işlemi gerçekleştirmek için “PlacesCleaner” eklentisini yükleyebilirsiniz.

Benim gibi elle yapmak isterseniz, Lifehacker sitesinde yayınlanan bu yazıda verilen şu adımları yapabilirsiniz:

1- Araçlar (Tools) -> Hata Konsolu (Error Console) -> Mesajlar (Messages) kısmına gelip
2- Altta yayınlanan kodu Kod kısmına kopyalayıp,

Components.classes[“@mozilla.org/browser/nav-history-service;1”]. getService(Components.interfaces.nsPIPlacesDatabase). DBConnection.executeSimpleSQL(“VACUUM”);

Değerlendir (Evaluate) bastığınız zaman, bilgisayarınızın adres çubuğu veritabanı temizlenmiş oluyor.

Imageshack’e resim eklemek

Saç ekimi yazısı bu siteyi ilk defa ziyaret edenlerin belki değil ama buranın mutatları için en çok okunan ve takip edilen yazılardan birisi. Saç ekimi yaptıran arkadaşlar burada ekimden önce ve sonraki resimlerini paylaşarak, yeni saç ekimi yaptırmak isteyen kişilere destek oluyor ve çok güzel bir iletişim halkası kurulmuş oluyor. Zaman zaman bu yazıya resim eklemek isteyen ve saç ekimi resimlerini göstermek isteyen arkadaşlar için sağolsun Arashan aralı aralı birkaç defa yorum olarak yazdı. Ben de bu mesajı toparlayıp ayrı bir yazı şeklinde eklemeye karar verdim.

Imageshack’e resim eklemek için Arashan’ın tarif ettiği yöntem şu şekilde:

Arashan:
Adımları tek tek yazdım ve resimli bir şekilde anlattım. takıldıgın bir yer olursa yardımcı olurum. yapamazsan resimleri ben eklerim.
resimleri siteye nasıl ekleyeceğini tek tek resimlerle gösteriyorum.
takıldıgın birşey olursa yazarsın.

1- http://imageshack.us/ tıkla
2- http://img8.imageshack.us/img8/6864/000g.gif
3- http://img8.imageshack.us/img8/8887/001nti.gif
4- http://img8.imageshack.us/img8/7776/002ejp.gif

Mediatemple

Mediatemple firmasının “ileri teknolojisi” sayesinde bütün sitelerim son 3 gündür ulaşılamaz hale geldi. Dosyalarımı, veritabanını hiçbirşeyi kurtarmama imkan vermeyen bir veri kaybı yaşadılar ve bunu düzeltmeleri 3-3.5 gün sürdü. Pazartesiden beri, ha bitti ha bitiyor diye diye günler saat oldu geçti gitti. Nihayet bugün benim verilerimi kurtardılar ve siteyi açabildim. Canım çok sıkkın onun için ne diyeceğimi bilmiyorum.

Adsweep ile Google Chrome, Opera, Safari ve Firefoxda reklam engelleyici

Ziyaret etmekte olduğunuz bu sitede ve birçok sitede reklam bulunuyor. Bu reklamlar yayınlayanı zengin etmese de, en azından server, domain yenileme v.s. gibi masraflarını karşılamaya yeterli olabiliyor. Ama bunun yanında bir de kullanıcı deneyimi diye birşey var. Bilhassa hürriyet, milliyet ve diğer gazete sitelerini ziyaret ederken adeta internet tarayıcılarının anası ağlıyor. Flaşlar, resimler, gifler derken sayfanın yüklenmesi iki saat sürüyor, bir de benim gibi laptop kullanıyorsanız, laptopun fanının ötmesi gıcıklığı yavaşlığın yanında eşantiyon oluyor.

Bu kadar girizgahtan sonra başlıkta belirttiğim reklam engelleme konusuna gelmek gerekirse. Adsweep adlı çok küçük reklam temizleyici eklentisi bu işi basite indirgiyor. Firefox için kullanılan reklam engelleyen eklentiler olmasına ve Opera için kullanabileceğiniz metodlar bulunmasına rağmen Google Chrome, Safari için işinizi kolaylaştıracak birşeyler bulunmuyor. Bunun için bu eklentiyi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey AdSweep.user.js dosyasını kullandığınız tarayıcıya entegre etmek.

Bunun için yapmanız gerekenler öncelikle Adsweep dosyasını indirmek:

http://www.adsweep.org/AdSweep.zip

Opera kullanıyorsanız

  1. Opera kullanıyorsanız, Alt-P yaparak ayarlar kısmına gelmeniz.
  2. Advanced Kısmına tıklayın
  3. Sol taraftan Content’e tıklayın
  4. Javascript Options’a tıklayın ve çıkan ekranda Choose’a tıklayın ve AdSweep.js dosyasını bulup seçin. hepsi bu kadar

Google Chrome için

  1. Google Chrome kullanıyorsanız, zip dosyasını açtıktan sonra çıkan AdSweep.js dosyasını AdSweep.user.js olarak değiştirmeniz gerekiyor.
  2. Bunun yaptıktan sonra Google Chrome sitesinde kullanıcı scriptlerini kullanabilmenizi sağlayacak değişiklikleri yapmanız gerekiyor.
  3. Eğer bu tariflerden sıkıldıysanız, Google Chrome kısayol bağlantısını değiştirip, chrome.exe’nin yerine şunu yazmanız yeterli

    chrome.exe –enable-user-scripts

Mozilla Firefox için en az Firefox 3.1 kullanıyor olmanız gerekiyor

  1. Firefox için Greasemonkey eklentisini kurmanız gerekiyor
  2. Google Chrome’da olduğu gibi AdSweep.js dosyasını AdSweep.user.js olarak değiştirmeniz gerekiyor
  3. Bundan sonraki aşamada, AdSweep.user.js dosyasını çekip Firefox penceresi üzerine bırakmanız yeterli, Greasemonkey devreye girip bu scripti kurmak isteyip istemediğinizi soracaktır

Safari için Adsweep kurulumu

  1. Safari için Greasekit eklentisini kurup, Adsweep scriptini kurmanız gerekiyor.

7Zip ve LZMA Lempel Ziv Markov Chain Algoritması

Belki bi çoğunuz kullanmaya başlamıştır bile ama ben yeni duydum bu formatı, yeni bir dosya sıkıştırma ve arşivleme formatı. Torrent dünyasında skullptura denilen bir kişi var, oyunların çoğunu direk oynanabilir şekilde torrent yapan birisi. Yani dosyaları indirip bilgisayarınızda açtığınız zaman oynamaya hazır halde geliyor. Ben onun oyunlarını indirmeye başladıktan sonra farkettim. Winrar da açıyor 7Zip formatını, hatta önce Rar sanıyordum ama sonra farkettim ki acayip bir sıkıştırma yüzdesi var. Özellikle iso, bin ve oyun için olan movie dosyalari üzerinde. Normalde 4 küsür GB (gigabyte) olan oyunları adam 2 küsür gb’lara kadar küçültmüş, bazen 1.7-1.8gb. Görünce dehşete düştüm. Oyunu filan kurmuyosun zaten, sadece ayıklıyorsun (extract) ve çalışıyor. Nerdeyse oyunun yüklenmesi kadar zamanda oyun hazir. Zip dosyasi içindeki credential’lari da koruduğu için platformdan bağımsız (platform-independent) bir dosyamız oluyor. Bunu Rar ile zaten yapıyorlardı ama hiç bu kadar yüksek oranda sonuç verenini görmemiştim. Hele geçen bi oyun indirdim, bu aralar çok populer Left4Dead diye. 2.2gb original boyutu, ben indirdim 918 mb 🙂

Neyse muhabbetin esas kısmına gelelim. Tabi ben bundan sonra bu formatı araştırdım, baktım özellikle bazı dosyalarda Rar’a fark atıyor, çoğunda aynı, bi kaç formatta ise dosyayi olduğundan daha da büyütüyor. Evet şaka değil, daha çok büyütüyor 🙂 LZMA (Lempel-Ziv- Markov chain Algorithm) kullanıyor. Yani bazı dosyalarda baktınız büyütüyor, onlarda kullanmayacaksınız (zaten o dosyalarda Winrar boyutlari hic değiştirmeden arşivliyor). Yalniz kötü tarafı da yok değil. Zaten şu anda Winrar’a oranla bebek sayılacak bi durumda, gelişmesi şart. Dezavantaji ise bellek kullanımı ve zaman. Winrar’a oranla çok fazla bellek kullanıyor ve daha çok zaman harcayarak sıkıştırıyor. Yani günlük kullanımda hala Winrar kullanmak çok daha mantıklı. Yalniz oyun torrent’lerinde çok iyi sonuçları var. Bence geliştirebilirlerse biraz daha (özellikle Process and Memory management olayı çünkü Winrar yaklasik 50% işlemci ve daha az bellek kullaniyor ki Windows diğer programları çalıştırmak için fırsat bulabilsin, 7zip çalışırken msn’i açmak 7.5 dk, dün gece denedim:)) zaten Winrar 7zip’i açıyor, o yuzden uygulamaları sıkıştırmak icin kullanmayacaksanız yüklemenize bile gerek yok..

Yazıdaki karşılaştırma tablosunda bir “best” sıkıştırma (winrar icin) ve “ultra” sıkıştırma (7zip için) kullanıyorlar, daha sonra da best* dedikleri tweaked (optimize edilmiş) versiyonunu deniyorlar. Mesela zaman olayında çift çekirdekli (dual core) işlemci kullanarak işlemi 2 ye bölüyorlar ki daha hızlı olsun. Sanırım 60% filan farkediyormuş bazı durumlarda, hyperthreading bile 25% farkettirebiliyordu diye not görmüştüm. Yani olayın özü şudur; ilk baktım herkes 4.2GB civarinda koymuş bi oyunu, bazıları 4.15 GB, bazıları 4.25 GB, en fazla da o kadar farkeder zaten (içine kucuk oyunlar koyanlar oluyor). Daha sonra ise bu adamınkine baktım (skullptura) 2.2GB. Önce dedim bu sahtedir, ama en çok o indirilmiş ve mininova’da teşekkür edenler listesi 250 küsür kişi 🙂 ben de nasılsa bağlantım iyi diye indireyim bakayim dedim. Gerçekten açınca 4 küsür GB oldugunu gördüm ve artık o adamınkileri indirmeye başladim. Ama Türkiye’de olsam o bağlantıyla riske atmak istemeyebilirdim, o adamı hic denemezdim ve bu olaydan haberim olmazdi.

Not: Bu yazı misafir yazarımız Yusuf tarafından yazılmıştır.

Twitter ve Yahoo Pipes ile RSS takibini kolaylaştırmak

Ve sonunda ben de bu Twitter dalgasına takılmaya başladım. Mikro blog olarak isimlendirilen Twitter, insanların aklına gelen birkaç satırı cep telefonundan yada bilgisayarından yayınlamasından oluşuyor. Tabi, mevzu aklına gelen herşeyi yazmak olunca takip etmek istediğiniz kişilerin “şimdi starsucksda kahve içiyoruz”,”reynada çıldırıyoruz” şeklinde mesajlarıyla birlikte, bilgisinden ve deneyiminden faydalanmak istediğiniz kişilerin birden özel hayatının ortasında buluveriyorsunuz kendinizi. Geçen günler de yabancılardan bir liste oluşturup bu kişilerin twitter’larını takip etmeye çalıştım. Bu liste çoğunlukla SEO, arama motoru ve web üzerine teknolojik gelişmelerle ilgilenen kişilerden oluşuyor. Listeme ekledim ve takip etmeye başladım ama gerçekten “şimdi karnım gurulduyor”,”kulağım kaşındı” şeklinde mesajlarından gına geldi. Yahoo Pipes ve Twitter kardeşliği kullanarak bunu aşmayı hedefledim ve başardığıma inandığım için sizlerle de paylaşmak istedim.

Hedef: Twitterda takip edilen kişilerin sadece yayınladıkları linkli mesajlarını almak
Tarif:
1- Twitter’da takip edilecek kişilerin rss listesi elde edilir. Benim şu anda takip ettiğim kişiler şu şekilde:
Brian Clark – http://twitter.com/statuses/user_timeline/10367.rss
Michael Arrington – http://twitter.com/statuses/user_timeline/816653.rss
Rand Fishkin – http://twitter.com/statuses/user_timeline/6527972.rss
Pete Cashmore – http://twitter.com/statuses/user_timeline/972651.rss
Aaron Wall – http://twitter.com/statuses/user_timeline/7385622.rss
Darren Rowse – http://twitter.com/statuses/user_timeline/1143031.rss
Matt Cutts – http://twitter.com/statuses/user_timeline/3080761.rss

2- Yahoo Pipes’dan Create a Pipe diyerek yeni bir pipe oluşturuluyor. Yeni oluşturulan Pipe’ın altında, Sources kısmının altında “Fetch Feed” objesi taşınıp alana bırakılıyor. Onun altına bir Filtre objesi ve Regular Expression objesi daha ekliyoruz. Aralarındaki bağlantıyı kuruyoruz.

3- Fetch Feed objesinin içine üstteki rss’ler yerleştiriliyor.
Filtre objesine: item.description Contains http:// ekleniyor.
Regex objesine: item.description replace (http([^\n]|[^\s])+) $1 ekleniyor.

Regular expression objesine ihtiyaç duymamızın nedeni, twitter’dan rss kaynağı geldiği zaman linkler aktif değil. Linkleri kullandığınız rss okuyucusunda tıklanabilir hale getirmek için http kısmını yakalayıp, onu html ile link haline çeviriyoruz.

4- Yemeğimiz servise hazırdır, Save dediğiniz zaman verilecek linki RSS okuyucunuza ekleyip, twitter listenizdeki kişilerin sadece linkli yazılarını okumaya başlıyorsunuz.

Son halinin ekran görüntüsü şu şekilde gözükmeli:

twitter.gif

Nova Hair

Ana başlıklar:
Nova’nın ortaya çıkış hikayesini özetleyebilir misiniz?
Saç dökülmesi tedavisinde ilaç tedavisi
Saç dökülmesine karşı Kök Hücre tedavisi
Saç dökülmesine karşı Saç Ekimi
Folligraft nedir
Folligraft sağlık açısından değerlendirir misiniz?

Saç sorunları dünyanın her yerindeki birçok kişinin özgüvenini ve dolayısıyla yaşamını önemli ölçüde etkilemekte. Bu kişileri yakından ilgilendireceğini düşündüğüm, kişiye özel çözüm alternatifleri üreten bir teknik Folligraft. Konu ile ilgili bilgileri kaynağından öğrenmek amacıyla, saç sektöründe dünyanın bir numarası kabul edilen Amerika merkezli On Rite firması ile çalışan Nova Saç Sistemleri Ltd. Şti. kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Ertaç Şensoy ile görüştüm. Verdiği bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum…

“ABD saç sektörüyle ilgili teknolojik gelişmelerde bir numara. Kendime şunu söyledim, “ Bu sektörde faaliyet göstereceksem kesinlikle bu alanda isim yapmış en önemli firmalarla çalışmalıyım.” Sektördeki yenilikleri takip etmek için sürekli dünyayı dolaştım, seminerlere , konferanslara katıldım.
Çalışmalarımı ABD merkezli şirketler üzerinden yürüttüm. Maalesef bugün ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin tamamına yakını ucuz iş gücü,düşük maliyeti nedeniyle kalite kontrol sisteminin olmadığı uzak doğu şirketleriyle çalışmaktadırlar.Ben bu nedenle saçlarıyla ilgili sorun yaşayan vatandaşlarımıza problemlerine çözüm ararken detaylı bir araştırma yapmalarını öneririm.’’

“NOVA olarak bizim amacımız saç problemi yaşayan herkese alternatif çözüm önerilerini sunarken yaptığımız işin kalitesini fark etmelerini sağlamaktır. İster telefon isterse internet üzerinden olsun, bizimle irtibata geçen tüm müşterilerimize aynı hassasiyet çerçevesinde gerekli bilgi aktarımında bulunuyoruz. Personelimiz verdiğimiz hizmette maksimum kaliteyi hedefleyen ,alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.’’

“NOVAHAIR olarak biz Amerika’daki üst düzey firmaların kullandıkları ürün ve teknikleri birebir uygulamaktayız. Müşterilerimiz yurtdışına gittiklerinde çoğu kez NOVA’nın kalite farkını birebir görmektedirler. NOVA’yı diğerlerinden ayıran en önemli özellik; basit bir internet aramasında bile ‘Folligraft’ yöntemi uygulayan dünyaca ünlü büyük firmalar arasında oluşumuzdur. Bilginin bu denli hızlı dolaştığı bir dünyada insanları aldatmak mümkün değildir. Farklı isimler altında şunu bunu yapıyoruz diyen firmaların adı geçen ürünlerinin kalitesini anlatmak için internette sorgulamak yeterlidir.Gerçekten marka ve uluslar arası uygulayıcı firma referansları çok önemlidir,bunlara dikkat etmek gerektiğine inanıyorum.’’

Nova’nın ortaya çıkış hikayesini özetleyebilir misiniz?
Nova’nın hikayesi aslında bir bakıma benim hayat hikayemdir. Yıllardır saç sorunumla ilgili araştırmalar yapıyordum. Denediğim tüm solüsyonların ve saç ekim uygulamalarının yetersizliğine bizzat şahit oldum.1991 yılında,sonraları satış pazarlama departmanlığını da yönettiğim şirket aracılığıyla kendim için bir saç siparişi verdim.Bu süreç benim Türkiye’deki saç sektöründeki yetersizlikleri,acemilikleri görmeme olanak sağladı.Bu dönem de hem yönetici hem de saç kullanıcısı biri olarak sektörün merkezi Amerika’da uygulanmakta olan yüksek teknolojiyi yerinde görmek için bu ülkeye gittim;sektörün lider kuruluşlarından On-Rite Co,Inc.’in sahibi Andrew Wrıght ile Florida’da bir araya geldim.Karşılıklı değerlendirmeler neticesinde 1997 yılında Nova-Onrite ortaklığı kuruldu.Bu bir nevi Türkiye’de profesyonel saç sektörünün de miladıdır.Andrew Wrıght ile çalışmaya başladıktan sonra 1991’den beri uyguladığım her şeyi çöpe attım diyebilirim.

Saç sektöründe dünyada gelinen nokta nedir?
Bu sorunuza birkaç başlık altında cevap verebilirim:
İlaç tedavisi;
Tüm dünyada kullanılan ve ağız yoluyla alınan Propecia denilen bir ilaç tedavide kullanılır ve 1 mg’lık haplar şeklinde satılır.Propecia bizde reçetesiz olarak satılsa da ABD gibi birçok ülkede reçeteyle satılmaktadır. Propecia’da en sık rastlanan yan etkiler ilacı kullanan erkeklerde cinsel arzularda ya da sperm sayısında azalma görülmüş olmasıdır.

Kök Hücre Tedavisi;
Kalıtsal saç dökülmesinden kaynaklanan kelliğin sebebi son yıllara kadar pek bilinmediği için kelliğe karşı etkili bir çözüm bulunamamıştı. Ancak ‘’Dökülen saçlar tekrar çıkacak mı?’’ sorusu her zaman gündemdeki yerini koruyor.Yapılan araştırmalar,kalıtsal kellerin kafa derisindeki yağ tabakasının inceldiğini gösteriyor.Ama var olan yağ tabakasının içerisinde hala kök hücrelerinin bulunması kalıtsal nedenlerden dolayı oluşan kelliğin tedavisinde büyük umutlar vaat ediyor.Eğer saçsız bölgelerdeki yağ dokusu içerisinde bulunan kök hücrelerin tekrar sinyal göndermesi başarılabilir.Ve saç folikülü ile tekrar temasa geçmesi sağlanabilirse saç olmayan bölgelerde yeniden saç çıkması olanaklı hale gelebilecek ancak bu tedaviyle ilgili bazı uyarılar da yapılıyor.Örneğin; Harward üniversitesinden doktor George Dally bu tedaviyi çoğunlukla yanlış kullanıyor.Henüz deneyleri bile tamamlanmadı diyerek tedavinin ölüme bile yol açabileceğine dikkat çekmiştir.

Saç Ekimi;
Saç ekimi cerrahi bir işlem olduğu için ameliyat olarak nitelendirilebilir. Saçı dökülen herkese kalıcı bir kıl alanı varsa saç ekimi yapılabilir. Sağlıklı bir insanın başında 110 binle 130 bin tel arası saç bulunur. Tepesindeki saçlarını kaybetmiş bir insanda yaklaşık 50-60 bin saç teli eksiktir.Kim ne derse desin kalan saçlarınızdan aktarılabilecek saç teli sayısı 10.000 ‘ni geçmez.FUE yöntemiyle göğüs sırt ve diğer bölgelerden kıl aktarımı yapılmaktadır ancak tüm saç ekimcilerinde inkar edemeyeceği gibi bu kıllar hiç bir zaman baştaki saçla aynı özellikte değildir.Ayrıca hiç saçı olmayanlara veya az saçı olanlara saç ekimi hiçbir şekilde yapılmamaktadır.

Ek Saç (Saç Protezi.peruk vb.)
Tamamen estetiğe dayalı yöntemlerdir.Saç olmayan bölgelerde suni veya insan saçlarından oluşan materyallerin o bölgeye çeşitli şekillerde tutturulma işlemidir.Bu uygulamada zaman zaman güzel sonuçlar alınıyorsa da doğallık ve uygulamalar yönünden ciddi sıkıntılar yaşanabilmektedir.

Peki sizin uyguladığınız Folligraft tekniği nedir? Her saç tipine uygulanabiliyor mu ,uygulama sonrası süreç nasıl işliyor,kısa başlıklar halinde açıklar mısınız?
Folligraft; bugüne kadar duyduğunuz yada bildiğiniz yöntemlerden çok farklı ameliyatsız, ağrısız,tamamen kozmetik bir yöntemdir.Son derece pratik bir çözümdür.Öncelikle uzmanlarımız tarafından saç problemi olan bölgenin kalıbı çıkartılır.Bu kalıp alınan saç örneği ile birlikte ,Amerika’nın önde gelen saç üretim firmaları olan ve Folligraft saç sisteminin de yaratıcısı On-Rite’a gönderilir.Orada yaklaşık 8 hafta içinde büyük bir titizlikle hazırlanan saçlar kurumumuza gelir ve yine aynı titizlikle ekibimiz tarafından medikal solüsyonlarla sorunlu bölgeye uygulanır. Ardından mevcut saçlarla birlikte kesim işlemi gerçekleştirilir. İstenilen şekil verildikten sonra müşteri yeni saçlarına ve önceki doğal görünümüne kavuşmuş olur.Müşterilerimiz uygulamadan sonra saçlarını rahatlıkla geriye tarayabilecek saçlarına sonsuz model özgürlüğü verebilecek,yüzebilecek,her türlü sporu yapabilicek ve tüm sosyal hayatlarını eskisinden çok daha fazla renklendirebilecektir.

Folligraft tekniğini sağlık açısından değerlendirir misiniz?
Folligraft sisteminin alt yapısı insan derisini andıran görünümüyle son derece incedir aynı zamanda gözenekli yapısı sayesinde %100 hava ve su geçirme özelliği taşır. Ayrıca İstanbul,Ankara ve İzmir şubelerimizde sadece genetik ya da stres sonucu dökülen saçlar dışında birçok tanınmış doktorların da desteğiyle TOURMALİNE adı verdiğimiz kemoterapi gören hastalar için özel tasarlanmış sistemimizi de uygulamaktayız. Bu konuda mütevazi olamayacağım, bu sistem tek kelimeyle yüzyılın icadıdır diyebilirim. Bu sistemi Türkiye’de yapan tek firma biz olduğumuz için taklitlerimizin zamanla elenmesiyle sektörde hala bir numara olarak hizmet vermekteyiz. Aslına bakarsanız işin ticari boyutu bir tarafa özellikle kemoterapi gören müşterilerimizin yüzündeki ifadeyi görmek,o memnuniyeti hissetmek her şeye bedel oluyor.

Sizin uygulamalarınız diğerlerinden ayıran faktör nelerdir?
-Cerrahi müdahalelerde oluşabilecek riskler yoktur.
-Ağrı yok,sızı yok,ameliyat yok en güzeli de beklemek yok.
-Uygulamalarımız kişiye özeldir.
-Müdahale yapılmadan önce müşterilerimize saç sorunlarıyla ilgili danışmanlık hizmeti veririz.
-Kadromuz alanlarıyla ilgili ABD’de eğitim almış sertifika sahibi uzmanlardan oluşmaktadır.
-Kullandığımız ürünlerin tamamı ABD’den özel olarak getirtilmektedir.

Sizce bu alanda hizmet veren şirketler teknik alt yapı, uzmanlık vs gibi konularda yeterli donanıma sahip mi?
Her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de maalesef birçok kurum söylediğiniz başlıklar etrafında değerlendirilebilecek konumda bile değildir. Her şeyden önce uygulama ekibi en az on yıllık tecrübeye sahip uzmanlardan oluşmalıdır. Ayrıca kullanılan ürünlerin tamamı profesyonel üreticilerden temin edilmelidir. Zaten dünyada bu malzemeleri üreten firmaların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor, birçok kurum zaten bu üretici firmalarla iletişim kurabilecek ,ticari anlaşmalar yapabilecek bilgi,birikim ve güvenilirlikten uzaktır.Nova ‘yı diğerlerinden ayıran en önemli özellik;basit bir internet aramasında bile ‘Folligraft ‘ yöntemini uygulayan dünyaca ünlü büyük firmalar arasında oluşumuzdur.Bilginin bu denli hızlı dolaştığı bir dünyada insanları aldatmak mümkün değildir.Farklı isimler altında şunu bunu yapıyoruz diyen firmaların adı geçen ürünlerinin kalitesini anlamak için internette sorgulamak yeterlidir.Gerçekten marka ve uluslar arası uygulayıcı firma referansları çok önemlidir,bunlara dikkat etmek gerektiğine inanıyorum.

Saçla ilgili sorunu olan bir kişi çözüm arayışında sizce nasıl bir yol izlemelidir, nelere dikkat etmelidir?
Her şeyden önce iletişime geçtikleri kurumun yurt dışında hangi kurumlarla çalıştıkları hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Hatta gerektiğinde yurtdışındaki firmalayla irtibata geçilmeli, gerçekten Türkiye’de böyle bir şirkette çalışıp çalışmadıkları teyit edilmelidir. Müşteri bir sorunla karşılaşırsa muhatap alabileceği ciddi kurumlar olduğundan emin olmalıdır.Bizim bu konuda kendimize olan güvenimiz tamdır,herkes araştırabilir On-Rite firmasını.Gerektiğinde irtibata geçip burada yaptığımız uygulamalar hakkında bilgi alabilirler. Firmaların kullanıcı referanslarını teyit ederek incelesinler.Nova’nın müşterilerinin önemli bir kısmı toplumun gözü önünde olan insanlardır.

Sitede Yayınlanan Yazıları Email ile alanlar

Sanırım “yurdum insanı” tarzında bir durum başıma gelmeye başladı son haftalarda. “Arkadaş bana niye email atıyorsun, başımın belası mısın” diye emailde kükreyen tipler türedi. Aylardan bir ay, günlerden bir gün bu siteye girip; yaw site ilginç, yazılar enteresan, bi de çocuk amerikadayım diyo hadi sağ taraftan “yazılar emailime gelsin” kısmından emailimi yazıyım diyen arkadaşlar var. Ondan sonra bu arkadaşlar, “benim emailimi nerden buldun bilmiyorum ama bana email gönderme arkadaş, seni okumak istemiyorum” diye emailler atmaya başladılar. Bana attıkları emaillerin en altında:

You are subscribed to email updates from Amerika’dan Türkiye’ye Fikir İhracatı
To stop receiving these emails, you may unsubscribe now.

Türkçe meali:
Siz bu “Amerika’dan Türkiye’ye Fikir İhracatı” adlı siteye KENDİ isteğiniz, arzunuz, iştiyakiniz ile kaydolmuşsunuz onun için de emailler alıyorsunuz.
Bu emailleri durdurmak için “UNSUBSCRIBE NOW” linkine tıklayın yazıyor.

Bu yurdum insanı arkadaşlar bunu anlamadıkları gibi dönüp bi de bana onlara çöp email gönderiyormuşum gibi emailler atmaya başladı. Halbuki bu siteden email aldıklarından bile haberim yok.

Bu yazıyı email olarak alan, listeye zorla eklendiğini düşünen ve kocaman kocaman harflerle kükreyen vatandaşlara duyurulur…

Google Adsense Reklamlarını Farklı Ülkelere göre Görüntülemek

Websitenizde Google Adsense reklamları yayınlıyorsunuz ve farklı ülkelerden giren ziyaretçilere nasıl bir içerik sunulacağını öğrenmek istiyorsanız, Google Competitive Ad Filter sayfasına bakmalısınız. Competitive Ad Filter’in türkçesi Rakip Reklamları Filterelemek. Eğer yayıncıysanız sitenizde kimlere nasıl içerik gösterildiğinden hiç emin olamıyorsunuz. Bilhassa politik veya dini tandanslı site yayınlıyorsanız ve sitenizde hassas konularda ve ideolojinize ters reklamların yayınlanmasına önceden mani olmak istiyorsanız bu eklenti çok faydalı. Competitive Ad Filter (Rakip Reklam Filtresi) çok iyi ama sadece Internet Explorer ile kullanılabiliyor. Verdikleri registry dosyasını çalıştırdıktan sonra yapmanız gerekenler:

  1. Web sayfanızda veya reklamlarını görüntelemek istediğiniz herhangi bir sitede sağ tıklayın
  2. Google Adsense Preview Tool’a tıklayın
  3. Örneğin Almanyadan giren ziyaretçiler hangi reklamları görür diye merak ediyorsanız Choose Options’a tıklayın ve Geo-target kısmından Germany seçin, eğer Auto bırakırsanız o anda girdiğiniz ülkeye ve bölgeye göre reklamlar çıkacaktır
  4. Eğer bazı reklamları Google Reklam Filtersi tarafından engellemek istiyorsanız, beğenmediğiniz reklamları seçip ‘Show Selected URLs’ demeniz gerekiyor. Karşınıza o sitelerin esas linkleri çıkacaktır.
  5. Örneğin ben Hedef kesim olarak Türkiyeyi seçtiğim zaman altta verdiğim ekran görüntüsündeki gibi bir sonuç alıyorum:
    adsense-preview.jpg

    Adsense Filter

SEO çılgınlığı ve bounce rate

SEO (Arama motoru optimizasyonu) tabiri internet siteleriyle uğraşmıyorsanız yabancı bir tabirdir. Site içeriklerinin hem ziyaretçiye hem de arama motorlarına göre tasarlanıp daha fazla izlenim almasını sağlamayı hedeflenmesi diyebiliriz. Tabi şu anda yapılan ve doğruduğu sonuçlarıyla ortaya çıkan durum KİRLİLİK.

Örneğin geçenlerde Yaprak Dökümü dizisinin yeni bölümünü google’da aratıyorum. Çıkan ilk 15-20 tane site tamamen elle doldurulmuş, linklerle öldürülmüş ve optimize edilecek diye canı çıkartılmış. Peki bunca emek karşılığında ben ne yaptım? Siteye girdim ve çıkmak için 2 saniye bakmam yeterli oldu. Google Analytics ve diğer istatistik sistemlerinden o gün sitesine kaç ziyaretçi gelmiş diye okuyan webmaster 3 bin, 5 bin gibi bir rakam gördü. Çünkü raporda baktığı kolon ziyaretçi sayısı, “bounce rate” değil. Arama motoru optimizasyonunu herkes yaptığı için ve “hepsi bana gelsin” şeklinde bir halde, işi gücü optimizasyon olan cahil tiplerden dolayı artık arama motorlarında aradığımızı bulamaz hale geldik.

Bounce rate diye ifade edilen kavram benim siteye girip çıkmamla oluşan dalgayı ifade ediyor. Bounce rate’in yüksek olduğu bir site isterse günde 15000 ziyaretçi alsın, bunun site sahibine hiçbir faydası olmadığı gibi zararı var. Çünkü hosting sağlayıcısı benim bu giriş çıkışımı “aa geçiyordum uğradım şeklinde” algılamaz, içeriği benim içinde sunmak için hazırlar. Tabi bu hem performans hem de bandwidth olarak geri döner.

Buna benzer bir durumla karşılaşan bir blog yazarının yazısını okudum geçen günlerde ama uzun araştırmalarıma rağmen o sayfayı tekrar bulamadım. Kendisi ortalıkta bulabildiği ne kadar şarkıcı, türkücü, albüm, telefon markası, kıl tüy varsa herşeyi bir araya koymuş. Buna benzer bir diğer blog da http://blog.wolkanca.com/ Volkan kardeşimle msnde tanışdık görüştük birkaç defa ama blogunu baştan okuyabilirken sonradan çivisi çıktı. Günde 10 taneye yakın yazı ama toplasan 1 tane yazı etmez hale geldi. Kaliteden çok amaç ziyaretçi ve sayı haline geldi. Peki buna sebep olan nedir? 10 bin ziyaretçi alsam, bunlardan 500 tane klik alsam, google adsenseten aylık 400-500 YTL para gelir. Peki ne kadar gerçekçi bu rakamlar? Siteyi ziyaret eden sayısı arttıkça reklamlara tıklayan kişi sayısı artıyor orası doğru. Peki bu yazılan içeriğin ticari kaygılarla yapılmış birçok ürün gibi olmasından ne farkı oluyor? Neredeyse 0.

Bana göre sitenin ziyaretçi sayısının yüksek olması güzel birşey. Ama bounce rate’in düşük olması, yazılanların okunması, insanlara faydalı olmak bilhassa Türkiye gibi eğitime çok ihtiyacı olan bir ülke için daha önemli diye düşünüyorum. Bu yazılar arama motorlarına göre optimize edilmesin demek değil ama afedersiniz ota boka optimizasyon yapıldığı zaman, rastgele arama motorlarında ilk 10da çıktığınız zaman, siteye ziyaretçilerin hücum etmesini ve serverın bazı yerlerde göçmesine sebep oluyor.

Ses Tanıma ve Sesli Mesaj

Ses tanıma ingilizce tabiriyle Voice Recognition, bilgisayarların insan konuşmalarını çözümleyip yazılı hale getirilmesi için kullanılıyor. Sesli mesaj, telesekretere ve cep telefonlarına bırakılan mesaj servisi. Bunların ikisinin birleşimiyle ilgili Amerika’dan güzel bir örnekten bahsetmek istiyorum. Amerikada telefon hizmeti sunan firmalardan bir tanesi Vonage. Ev telefonu çözümleri sunduklarını belirtiyorlar ama bütün servisleri VoIP (voice over IP) yani internet tabanlı. Verdikleri modem tarzı bir cihazı internete, telefon kablonuzu da o cihaza takmanız gerekiyor. Ondan sonra telefon görüşmelerinizi yapabilir hale geliyorsunuz.

Sundukları hizmetin içindeki paketlerden bir tanesi de size bırakılan sesli mesajların, yazılımları tarafından çözümlenmesi ve ses tanımadan geçirelerek size yazılı olarak sunulması. Bu şekilde çok havada kaldığı için benim telefonumu yanlışlıkla arayan zenci bir bayanın bıraktığı sesli mesaj ve mesajın çözümlemesini altta bulabilirsiniz. Bilhassa bizim gibi ingilizceyi türkçeyi tek bir aksan olarak öğrenmiş kimseler için bu hizmet büyük kolaylık. İngilizce bildiğinizi düşünüyorsanız önce altta eklediğim sesli mesajı bir dinleyin sonra yazılanlarla birlikte tekrar dinleyin. Nasıl bir kolaylık sağlıdığını siz de göreceksiniz 🙂

voice-message.wav

“Raymond, this ain’t Barbara. You’ve tried to, you told me most on Berman’s phone you got my phone, hell I don’t know where but every time, my phone is ringing 214-815-0640. I called Roman at 214-861-7796. He called me ’cause. I get to you and Mira could share some stuff. You gotta go with me tomorrow and I’m gonna get all the details which all you gonna need today, ’cause they will have a big Christmas there out there from the church site go to at the Grandpa. So, give me a call. So, I can keep talking, maybe you get some help, you get Stan or maybe you get Eric, 3rd you gonna be a fool for you and your kids. Bye.”

Websitenizin Engellendiğini Nasıl Anlarsınız?

Sonofnights.com’un Türkiye’den engellendiğini ancak birkaç gün sonra arkadaşlarımdan öğrenebildim. Peki sitenizin engellendiğini düşünüyorsanız ne yapabilirsiniz? Bunun için öncelikle Türk Telekomun dns server adreslerini öğrenmeniz gerekiyor. Türk Telekomun sayfasındaki duyurulardan bakarsanız:

Türk Telekom’un kullandığı DNS IP’leri, yapılan çalışma sonucunda Türkiye genelinde iki IP olacak şekilde planlanmıştır.

Bu IP numaraları aşağıda belirtilen;

195.175.39.39
195.175.39.40

IP numaralarıdır ve şu an aktif olarak, lokasyondan bağımsız bir şekilde çalışmaktadırlar.

IP bilgisi aldıktan sonra, yapmanız gereken nslookup yazılımını kullanarak

C:\Documents and Settings\user>nslookup

Öncelikle isim sorguladığınız kendi DNS server’ınızın adresini, Türk Telekom’un dns serverıyla değiştirmeniz gerekiyor.

> server 195.175.39.39
Default Server: ttdns39.ttnet.net.tr
Address: 195.175.39.39

Ondan sonra sitenizin adresini sorgulayabilirsiniz.

> www.amerikadabirgun.com
Server: ttdns39.ttnet.net.tr
Address: 195.175.39.39

Name: www.amerikadabirgun.com
Address: 212.156.4.8

>

Cevapta verilen adresi eğer Türkiye’deki adresleri az çok biliyorsanız, 212 Türkiye olduğunu bilirsiniz. Normalde alınması gereken sonuç aşağıdaki adres. Bu site erişime engellenmiştir şeklinde yazıyı okumak istiyorsanız: http://212.156.4.8/

Name: sonofnights.com
Address: 64.13.232.187

Türkiyeye Para Kazandırmak İstiyor musunuz?

Evet dikkatinizi çekerim “nasıl kolay para kazanırsınız” şeklinde bir soru değil bu. Türkiye’ye para kazandırmak istiyor musunuz? Cevabınız “evet” ise internette sade vatandaş olarak gezinirken yapabileceğiniz çok basit birşeyle neler kazandırabileceğinizden bahsetmek istiyorum.

Konumuz Google’ın türkçe ve diğer dünya dillerinde web sayfalarında sunma imkanı sağladığı reklam hizmeti. Google web sitesi sahiplerine birkaç çeşit para kazanma imkanı sunuyor:

1- Bundan önce muhakkak yazıların üstünde, sağında solunda çıkan yazılı veya görsel Google reklamlarını görmüşsünüzdür. Bu reklamlara şartlı olarak tıklamak Google’ın websitesi sahipleriyle sanal olarak yaptığı anlaşmaya aykırı ayrıca bu reklamlar ustalıkla seçildiği için Türkiye’den bir işadamının para harcıyor olma ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla yapacağınız tıklamalar Google’ın cebine para olarak geri dönecektir.

2- İkinci seçenek Firefox ve Google’ın diğer araçlarının kullanıcılar tarafından yaygınlaşması için “Firefox daha güvenli hadi indirsene” gibi reklam seçenekleri. Bu reklamlara gönül rahatlığıyla tıklayıp eğer bilgisayarınızda Firefox yoksa yükleyebilir başka Google araçlarını o reklamlara tıklayarak indirebilirsiniz. Başarıyla indirilip kullanılan herbir Firefox başına neredeyse $1 gibi bir ücret Google Amerika tarafından Türkiyedeki web sitesi sahiplerine ödeniyor.

3- Son ve en önemlisi, Google websitesi sahiplerine arama seçeneği sunarak bir nevi kendi reklamını yapmayı hedefliyor ve “Google Tarafından Desteklenmektedir” gibi görebileceğiniz arama kısımlarından yaptığınız her arama ve tıkladığınız her sonuç için site sahiplerinin para kazanmasına yardımcı oluyorsunuz.

Bunları sizleri şartlandırmak, hadi hep birlikte Google’ın sunduğu bu imkanları kötüye kullanalım amacıyla yazmıyorum. Bunları yazmamın nedeni, örneğin sisteminize Firefox kuracağınız zaman bir arkadaşınızın websayfasında gördüğünüz reklama tıklayarak indirmeniz için yazıyorum. Eğer bir sitede Google Arama seçeneği sunuluyorsa onu tercih etmeniz açısından bahsediyorum. Bu reklamlarda Türkiye’den kimsenin cebinden para çıkmaz iken tıkladığınız zaman o sitenin sahibine yani belki komşunuza, arkadaşınıza Amerikadan para gelmesini sağlıyorsunuz. Ne yaparak? Sadece tıklayarak. Gözünüze çok küçük gelebilir ama bu şekilde ayda $1000’ın üstünde para kazanan websitesi sahipleri var ve iyiki kazanıyorlar. Oturduğumuz yerden Türkiye ekonomisine küçük de olsa bir katkımız oluyor.

MSN ile iletişim kurup şifrenizi geri almak için

MSN şifresini unutanlar veya şifresini çaldıran arkadaşlar devamlı benimle irtibat kuruyorlar. Benim böyle bir olay başıma gelmediği için sitede yazdığım yazılardan başka bişey söyleyemeyeceğimi ifade ediyorum ama yine de yeterli olmuyor. Bu şekilde benimle irtibat kuran ve ingilizce yazışmalarına yardımcı olduğum Erkut Kavas kardeşim bu konuyla ilgili bir yorum yazdı. Kendisi bana bahsettiği emaili 2-3 gün gibi bir süre içinde geri alıp beni o adresinden msn listesine ekledi. Onun için aynı durumda olan arkadaşlara onun yorumunu ve takip ettiği sayfayı incelemelerini tavsiye ederim.

175
erkut kavas derki:
Ekim 1st, 2007 at 7:49 pm e

arkadaşlar boşuna eski msn inizi hackleyecek birisini armayın! Bu işi yasal yollardan halledebilirsiniz.Tıpkı benim gibi;). Benim de msnim çalınmıştı. Fakat ben gerekli formu doldurup microsoft a yolladım, onlarda bana msne girdiğim ip adresleri gibi çeşit çeşit soru sordular. Bende bunları cavapladım. Ve adresimi geri aldım… Gerekli formu buradan doldurabilirsiniz… https://support.live.com/eform.aspx?productKey=wlid&ct=eformts

Link Değişimi Düzenlemesi

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi Google’ın tokatlamalarından ötürü, radikal bazı kararlar almak durumunda kaldım. Link değişimi yaptığım,

-sonofnights.com ile benzerlik taşımayan,
-PR değerleri son güncellemelerden sonra çok düşen
-uzun süredir güncellenmeyen

siteleri kaldırdım. Yaklaşık 15 tane ayrı site olduğu için ve irtibat bilgileri ben de bulunmadığı için lütfen kusura bakmayın ve sitenizde dilediğiniz düzenlemeleri yapın. Linkini kaldırdığım arkadaşlara teker teker haber veremediğim için tekrar özür dilerim.

Teşekkürler

Sitenizin bant genişliğini koruyun

Bant genişliği çok ziyaretçi alan ve limitli hosting planlarında tutulan sitelerin korkulu rüyası. Limitlere ulaştığınız zaman sitenizin kapalı kalması üstüne üstük bi de ekstra bant genişliği için para ödemeniz gerçekten çok can sıkıcı. Eğer siteniz Apache üzerinde tutuluyorsa bunun için .htaccess’i kullanarak alabileceğiniz önlemler bulunuyor. Altta benim sonofnights.com için kullandığım kodu görebilirsiniz. Siteden resimler indilirken, internet explorer, firefox v.b. bütün internet tarayıcıları, Referer bilgisini göndermek durumundular. Örneğin polis.com/mehmet.htm sayfasında 5 tane resim gösteriliyor. Internet explorer ve diğer bütün standart internet tarayıcıları, o resimleri indirirken:
Referer: http://www.polis.com/mehmet.htm

şeklinde bilgiyi gönderir. Dolayısıyla o resimlerden bir tanesi, hirsiz.com/memo.htm şeklinde bir dosyadan talep edilirse, onun bilgisi:

Referer: http://www.hirsiz.com/memo.htm

Bu farklılığı .htaccess dosyasına ekleyeceğiniz alttakine benzer bir kuralla yakalayıp reddetme imkanınız var. Aşağıdaki kural ile bu farklılık gif, jpg, js, ve css dosyaları için tespit edilir ve ‘bu dosya serverda bulunamadı’ şeklinde bir mesajla reddedilir.

RewriteEngine on
RewriteCond %{HTTP_REFERER} !^$
RewriteCond %{HTTP_REFERER} !^http://(www\.)?sonofnights.com/.*$ [NC]
RewriteRule \.(gif|jpg|js|css)$ – [F]

Gmail Filesystem (Gmail FS) ve yapabilecekleriniz

Gmail ilk çıktığında herkes birbirine abi ne olur bi davetiye şeklindeydi sonra hayatımızın bir parçası haline geldi. İşin doğrusu benim çok uzun süre hayatımın bir parçası haline gelmedi taki son 1 aya kadar. Gmail adresimden bir sürü dosya alışverişinde bulunmaya başladığım için gtalk ve email adresini daha fazla kullanmak durumunda kaldım. Ajax yapısından dolayı kullandığım bilgisayarda %100 CPU ile beni delirtmekte müthiş iş başarıyor olsa da bundan birkaç yıl önce tespit ettiğim bir güzelliğiyle beni büyülemeyi becerdi.

Bugünün konusu Gmail Filesystem. Gmail Filesystem, gmail adresinizdeki emailleri farklı bir arayüz aracılığıyla bilgisayarınızda ek bir sanal sürücü gibi kullanmanızı sağlayan bir program. Bir cümleyle ifade etmek zor bu yazılımı ama başka bir deyişle, gmail adresinizi bilgisayarınıza takılı bir harddisk kullanmanızı sağlıyor. Bu çok orijinal fikir Richard Jones‘a ait. Richard Jones’un yazdığı versiyonu Linux tabanlı sistemlere yönelik. Onun hazırladığı versiyonunda Gmail adresiniz sisteminize /gmailfs/ şeklinde bağlanmış olarak geliyor. Cp, ls, df, rm komutlara arayüz Pyton tabanlı arayüz hazırlanmış böylelikle bu komutlar çalıştırıldığı zaman direk gmail adresinizden bilgiler alınıyor ve size sonuçları sunuluyor. Alttaki ekran görüntüsüne tıklarsanız daha çok mana ifade edecektir.

Checking Gmail from browser launched from GmailFS

Windows versiyonu da aynı mantıkla çalışıyor. Onu da bu adresten indirebilirsiniz. http://www.viksoe.dk/code/gmail.htm Aşağı da ekran görüntüsünü görebilirsiniz.

gmail-fs.gif

Bu yazılımdan bahsettikten sonra gelelim neler yapabileceğinize. Gmail’in sağladığı arayüz üzerine yazılmış Gmail Filesystem aslında Tag mantığıyla çalışıyor. Yani emaillerinizi kategorize ediyor ve Konu kısmında geçen belirleyiciye göre (örn: GMAILFS: /dosyalar/) dosyaları dizinlere ayırıyor. Benim uyguladığım yöntem biraz karışık gelebilir ama işlerinizi kolaylaştırabileceğini düşünüyorum. Bahsettim senaryo, Ahmet isimli birisinden 10 tane email gelmiş ve bunların içindeki dosyalara direk erişebilmek istiyorsunuz. Bunun için yapabileceğiniz birşey, Outlook gibi bir email arayüzünden IMAP veya POP3 ile emaillerinize ulaşmanız. Outlook için, bahsi geçen emaili çift tıklayıp kendi penceresinde açtığınız zaman emailin konu kısmını değiştirebiliyorsunuz. Emailin içindeki dosyanın adı, onemli.pdf olsun örneğin. O emailin konusunu,

GMAILFS: /ahmet/onemli.pdf

şeklinde değiştirdiğiniz vakit, aynı dosya Gmail Drive’ınızda Gmail Drive:\ahmet\ şeklinde gözükmeye başlayacak. Böylelikle eklentilerine direk ulaşmak istediğiniz emailleri düzeltmeniz mümkün oluyor.

HTTP 301 Redirect

Websiteniz varsa veya SEO ile Linux / Unix / Windows platformlarında Apache server üzerinde uğraştıysanız .htaccess ve 301 kavramlarını duymuş olmanız çok muhtemel ama ben yine de bunların neler olduğunu kısaca değineceğim ve yapmanızı sağlayacak kodları altta vereceğim.

.htaccess dosyası nedir?

.htaccess dosyası webserverınızın erişimine açtığınız bütün dizinlere koyabileceğiniz bir text dosyasıdır. Örneğin linux serverınızda:

/var/www/docs/.htaccess
c:/program files/apache/httpdocs/

gibi ana dizinler ve bu dizinler altında bulunabilecek bütün dizinlere yerleştirebileceğiniz bir dosyadır. Bu dosyanın amacı, içine yerleştireceğiniz birkaç satırlık komutlarla Apache ve PHP konfigürasyonunda, o dizine spesifik düzenlemeler ve değişiklikler yapabilmenize müsade etmesidir.

301 Redirect Moved Permanently

Bu komut HTTP RFC lerinde tanımlanmış başlıklardan (header) bir tanesidir. Bu başlığı herhangi bir browsera veya arama motoru botuna gönderdiğiniz zaman, bu yazılımlar o sayfayı artık orada bulamayacağına yeni verilen adreste araması gerektiğini öğrenecektir.

Örneğin PHP kodu olarak değerlendirirsek, alttaki kodu sonofnights.com/index.php dosyasının içine yerleştirsem, sonofnights.com yazan ziyaretçi ve robotlar otomatik olarak turkiye.com’a yönlendirelecekti.

301 Redirect komutunun bu işlevinin haricinde bir kullanılış sebebi de var. Siteleri ziyaret eden botlar 301 301 Moved Permanently mesajını kendilerine bir nevi emir olarak kabul ederler ve yönlendirildikleri sitenin bu sitenin yeni adresi olduğunu anlarlar. Bir manada bir adresten diğerine evinizi taşınmanız gibi değerlendirebilirsiniz.

<?
Header( “HTTP/1.1 301 Moved Permanently” );
Header( “Location: http://www.turkiye.com” );
?>

IIS ile 301 Yönlendirme

İnternet Servis yöneticisinde yönlendirme yapmak istediğiniz dosya ve düzüne sağ tıklayıp özellikler kısmına gelin
“a redirection to a URL” butonuna basın
Nereye yönlendireleceğini seçin
Check “The exact url entered above” and the “A permanent redirection for this resource”
Click on ‘Apply’

.htaccess de 301 Yönlendirme

Dosya başına
Redirect permanent /eskidosya.html http://www.adres.com/yenidosya.html
Redirect permanent /eskidizin/eskidosya.html http://www.adres.com/yenidizin/yenidosya.html

Dizinlere
Redirect permanent /eskidizin http://www.adres.com/yenidizin

ColdFusionda 301 ile Yönlendirme
<.cfheader statuscode=”301″ statustext=”Moved permanently”>
<.cfheader name=”Location” value=”http://www.turkiye.com”>

PHPde 301 ile Yönlendirme
<?
Header( “HTTP/1.1 301 Moved Permanently” );
Header( “Location: http://www.turkiye.com” );
?>

ASP de 301 ile Yönlendirme
<%@ Language=VBScript %>
<%
Response.Status=”301 Moved Permanently”
Response.AddHeader “Location”,”http://www.turkiye.com”
%>

ASP .NET de 301 ile Yönlendirme
<script runat=”server”>
private void Page_Load(object sender, System.EventArgs e)
{
Response.Status = “301 Moved Permanently”;
Response.AddHeader(“Location”,”http://www.turkiye.com”);
}
</script>

JSP (Java) de 301 ile Yönlendirme
<%
response.setStatus(301);
response.setHeader( “Location”, “http://www.turkiye.com” );
response.setHeader( “Connection”, “close” );
%>

CGI PERL de 301 ile Yönlendirme
$q = new CGI;
print $q->redirect(http://www.turkiye.com);

Ruby on Rails de 301 ile Yönlendirme
def old_action
headers[“Status”] = “301 Moved Permanently”
redirect_to “http://www.turkiye.com”
end

Server değişikliği

Siteyi bir müddettir takip ediyorsanız, ilk önce devamlı sorunlar yaşanıyordu. Onun için başka bir servera taşımak durumunda kaldım, bu seferde yeni server sahipleri sağolsunlar sistem kaynaklarını çok kullanıyor diye haber vermeden kapattılar. Şu anda 1 ay içindeki üçüncü taşımayı yaparak yeni bir servera taşınıyoruz. DNS ayarları güncellenene kadar site iki serverda da aktif olacak ve eski serverdaki yorumları aktarmak mümkün olmayacak. Onun için yazdığınız yorumların eski serverda kalmış olma ihtimaline karşın ayrı bir dosyaya kaydedebilirseniz çok iyi olur. Server değişikliği bu gece başlayacak.

404 Not Found Server Hatası

Son günlerde sitede beklenmeyen bir ziyaretçi patlaması yaşanıyor. Günlük ziyaretçi sayısı 4000’in üstünde seyrettiği için yorum yazarken, hatta bazen bir sayfadan diğerine geçerken serverdan 404 hatası alınabiliyor. Normalde “404 Not Found” hatası HTTP (hyper terminal text protocol) tanımlarına göre Serverda bulunmayan dosyalar için kullanılıyor. Bu sitedeki durumda mysql database’deki yüksek trafikten dolayı server cevap dönemiyor ve 404 hatası veriyor. Bu hatayla karşılaşırsanız sayfayı yenilemeyi (refresh) deneyin, ben de aynısını yapıyorum 🙂

css.php