TV’lerde her akşam farklı bir tartışma ve analiz-sentez programı var. Her birinde sayısız uzman. İlgimi çeken ortak noktaları, hepsi de zuzaylı gibi bir dil ile konuşuyor. Az çok ne demek istediklerini hepimiz anlıyoruz ama bu tabirler nereden türedi diyorsanız işte kullandıkları tabirler ve ingilizceleri.

Not: Bu listeyi, çakma türkçe konuşan asilzadelerimizin dediklerini duydukça güncelleyeceğim.

At the end of the day – Günün sonunda
Bunu en çok finans ve ekonomiyle uğraşanlar söylüyor. Hasılı, netice olarak, son tahlilde gibi bir ifade kullanabilecekken “günün sonunda” demeyi tercih ediyorlar.

Big picture – Büyük Resim

Pull the plug – Fişi çekmek

Light at the end of the tunnel – Tünelin sonundaki ışık

Worst case scenario – En kötü senaryo
En kötü ihtimal

Best case sceneario – En iyi senaryo
En iyi ihtimal

Road map – Yol haritasi

Hard choices – Zor seçimler

Common ground – Aynı zemin
Hem fikir olduğunu belirtmek için kullanıyorlar.

Bring to table – Masaya getirmek
Bu konuyu masaya sen getirdin, gündeme sen getirdin.

In real world – Gerçek dünyada

One Response to “Amerikan Türkçesiyle Konuşulanları nasıl anlarsınız?”

  1. 1
    seda Says:

    Sayın Türk Dil Kurumu Başkanı,
    Ben ne demek istediğini anlamadım???

Leave a Reply


8 − = altı

css.php