İçeriğe atla

PKK ile barış neden şimdi?

Maddeler halinde aklıma ilk gelen düşünceleri yazacağım ve yorumu size bırakıyorum.

-Dünya devletleri olarak adledilen siyonist finansörlerin (Rothschild Bank, Lazard Brothers, JP Morgan, Lehman Brothers, Goldman, Sachs v.s.) gölgesindeki süper güçler, Kuzey Irak’ta çıkan petrolün ve doğalgazın (milyarlarca dolarlık rezervler bulundu) piyasaya girmesini istiyorlar.
-Türkiye son birkaç haftada Kandile ve PKK kamplarına yaptığı operasyonlarla masa başında verilebilecek kapitülasyonlara karşın Türk halkında mağlubiyet hissinin önünü almaya çalıştı.
-BDP’nin terörist Öcalan’ı ziyaret etmesinin tarihi Başbakan’ın Afrika gezisine çıkmasıyla aynı zamana getirildi, dolayısıyla siyasi olarak Başbakan’ın zor duruma düşmesi engellendi. Bundan öncede PKK ile yapılan birçok girişimde Başbakan yurtdışı seyahatindeyken yapıldı.
-PKK ve BDP, “anadilde eğitim”, “valileri kendilerin seçeceği” ve demokratik zemin deyip durdukları, “demokratik özerkliği ve eyalet düzenini” öne sürüyorlar.
-“Ana dilde” eğitim dedikleri konuda, Milli Eğitim Bakanlığına sızacak PKK’lıların adedi nedir? Kürtçe, matematik,fen,kimya,biyoloji anlatabilecek Türkiye Cumhuriyetinin varlığını birliğini savunacak öğretmen sayısı çok tartışılır.
-Jandarma ve Emniyet kuvvetleri valiye bağlı, dolayısıyla bir yandan teröristleri ülke dışına çıkartırken, yönetimin ve kontrolün en üst seviyeden kendilerine geçmesini istiyorlar.
-Özerklik ve demokratik haklar argümanıyla ortaya çıkan Barzani, Kuzey Irak’ta tam manasıyla kendi krallığını ilan etti. Bunun yanında Kerkük’te referandum olmadan önce yüzbinlerce kürdü oraya gönderip kütüklere yazdırmak suretiyle, oradaki çoğunluğu ele geçirdi.
-Barzani ile Maliki birkaç hafta evvel aralarında çatışma çıktığı zaman, Barzani Kerkük’ün civarına 125 tane tank ve birçok ağır silah gönderdi. “Kuzey Irak” kürdlere verileli ne kadar oldu ve bu kadar ağır silahı sınırımızın öbür tarafına ne zaman yığdı? Bu ağır silahları kim satıyor?
-Ortada ne gibi bir ittirip kaktırma dönüyor bizden gizleniyor ama Barzani’nin Suriye sınırını kapatması ve oradaki PKK yandaşı kürtlere yardımı engellemesi sanki Türkiye’nin anlaşmanın bu tarafından koştuğu şart gibi duruyor.
-Türkiye kamuoyundan büyük güçlerin Kuzey Irak’taki petrol, doğal gaz menfaatleri gizlenerek, herşey barış tabanında olmalı gibi bir ortam oluşturulmaya çalışılıyor. Bu iş için birçok gazeteci seferber edilmiş durumda ama Kürtler’in, Osman Baydemir’in ve diğerlerinin açık seçik olarak devamlı ifade ettiği, “kürtler bir halktır, Türkiye’nin doğusu kürdistandır ve siz burada işgalci güç konumundasınız” dedikleri ifadeler gizleniyor en azından ortalık yere dökülmüyor.

Açık ve net bir çözüm önerisi:
-Resmi rakamlara göre Türkiye’nin nüfusu 75 milyon.
-Terör ve sıkıntıların yaşandığı bölgenin nüfusu yaklaşık 8 milyon. Bu 8 milyondan, 3.5 – 4 milyon civarında özerklik, kürdistan ve PKK’nın taleplerini destekleyen bir toplum var.
-Bu şehirlere yakın alternatif bölgelerde toplu konutlar kurulup, buralara 3-4 milyon batı bölgelerinden-karadeniz-akdeniz ve anadolu bölgelerinden nüfus devlet desteğiyle taşınsa. Bir nevi Barzani’nin Kerkük’ü ele geçirmek için kullandığı göç yaklaşımı ile bu bölgelerde tekrar kardeşlik ve sükunet tesis edilse?
-Bu toplumlara toplu halde ayırım yapılmaksızın hizmet götürülse.

Son söz.
Bu ülkede birlikte, kardeşçe, elemde-kederde-mutlulukta-sağlıkta-zaferde barış içinde-eşit şekilde yaşamaya sonuna kadar “EVET”.
Burnumuzun dibinde siyonizmin 21. yüzyıl için gündemine aldığı “Büyük İsrail” hayallerini çağrıştıran ve bu fikirlerini fiilayata sokmasını sağlayacak bütün projelere sonuna kadar “HAYIR”.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

css.php