İçeriğe atla

Subprime Mortgage ve Kriz..

Neden Mortgage almamalısınız?

Dünya ekonomisi Amerika’dan gelen dalgalanmalarla sarsılıp duruyor bugünlerde. Peki nedir bu dalgalanmalar ve bu dalgalanmaların özünde ne var. Karadenizin meşhur dalgalarını bile geride bıraktı bu dalgalanmalar. Karadenizin dalgaları sadece kıyı etkiliyor ama malesef Amerika gibi büyük bir gücün yarattığı dalgalar tüm dünyayı etkiliyor.

“Mortgage” diyerek söze gireyim efendim. Nedir bu mortage?
Mortgage sistemi; Amerika’da yıllardır uygulanmasına karşın 21.02.2007 tarihli TBMM oturumunda yasallaşan, kira öder gibi konut kredisi ödenerek ev sahibi olunan bir sistemdir.

ABD’de mortgage kredilerinin toplamı 10 trilyon dolar civarındadır. Bu 10 trilyonun yaklaşık 3,5 – 4 trilyon doları değişken faizli kredidir. Prime Mortgage ve Subprime Mortgage kredileri olarak ikiye ayrılıyor.

Nedir bunlar?
Prime Mortgage kredisi; kredi geçmişi temiz, daha önceki kredi alımlarında ödeme zorluğu çekmemiş ve daha önce sorun yaratmamış kişilere verilen kredidir.
Subprime Mortgage; kredi geçmişi temiz olmayan,daha önceki kredilerinde ödeme zorluğu çekmiş yada ödememe riski olan kişilere normalden daha yüksek faizle verilen kredilerdir.

Bu subprime mortgage kredileri 2000’li yıllarda faizlerin düşük olduğu bir dönemde, likitidenin de çok olması nedeniyle Amerikan bankaları tarafından tabiri caizse her önünge gelene verildi. Bankalar bu alacaklarını teminat göstererek tahvil çıkartıp iskonto ile satışa sundular. Bu fonların faizleri diğer enstrumanlardan daha yüksek. Hedge fon dediğimiz riski de getirisi de yüksek olan bu fonlar yatırımcılar tarafından satın alındı.

Peki sorun ne?
Sorun şu… 2000’li yıllarda verilen kredilerin vade süreleri yaklaştı fakat riskli kredi alıcıları gerekli geri ödemeyi yapamadılar. Bu yüzden mortgage ile aldıkları evi satışa çıkardılar. Bu sayede mortgage ödemeleri evden çıktıkları için duracaktı ve sattıkları evden elde ettikleri para ile de krediyi kapatacaklardı. Bunlar gibi birçok kredi alıcısı aynı yolu izleyince yani mevcut evlerini satışa çıkardıkları için ev satışları arttı. Paniğe kapılan mortgage kredi alıcılarının büyük çoğunluğu evlerini satmaya başladılar. Bu arzdaki artış fiyatlarda düşüşe neden oldu. Ev fiyatları çok düştü. Düşük fiyattan satılan evlerden elde edilen gelir kredileri kapatmaya yetmedi. Bankalarda bir likitide sorunu yarattı bu.

Peki bankalar ne yapmıştı?
Bankalar bu alacaklarını teminat gösterip fon satışında bulunmuşlardı. Bu hedge fonları alan yatırımcılar ellerindeki fonları çıkartmaya başladılar. Piyasada müthiş bir satış akımı oluştu bu sayede. Arzın artması tabiki yine piyasada değerlerini kaybetmelerine neden oldu. Amerikanın mortgage piyasasında şu an büyük bir likitide sorunu var. Bearn Stears firması bu hedge fonlar yüzünden tam 3 milyar $ kaybettiler.

Bu panik tüm piyasaları etkiledi. Dow Jones endekslerinin düşüşüne sebep oldu. Dünyaca ünlü markaların hisselerinin bu borsada satılıyor. Amerikadaki bu panik ve kriz havası tüm dünya ekonomilerini tetikledi. Borsa endekslerinde hızlı düşüşlere sebep oldu.

Peki Türkiye’de neler oldu?
Uluslararası yatırım şirketleri şu anki durum itibarı ile risk taşıyan ülkeler olduğunu ve içlerinde Türkiye’nin de olduğunu belirtti. Seçim sonrasında 55.000 sınırını geçen IMKB endeksi bugün itibarı ile %4,34’lük bir düşüşle 47.714 seviyesine geriledi. Yabancı payında bir düşüş görüldü. Yabancı yatırımcıların piyasadaki düşüşlerden etkilenip dolarlarını çekmesi sonucu piyasalardaki dolar likitidesinde düşüşe neden oldu ve bu da dolarda yükseliş olmasını sağladı.

Ne bekleniyor?
Amerikada mortgage krizi duruldu gibi görünüyor. Fakat henüz bitmiş değil. Okuduğum analistcilere göre ikinci bir dalga bekleniyor. Bu dalga karşısında IMKB 45.500’leri test edebileceği bekleniyor. IMKB yorumcularının genel olarak ” alma ” şeklindeki tavsiyelerini sanırım ciddiye almak gerek. Yabancı paylarında düşüşün devam edeceğini ve %70’lerin altına düşebileceği söyleniyor. Doların yükselişe geçebileceği fakat Türkiye’deki doların yüksek likitidesi sayesinde 1.40 seviyesini aşmayacağını dile getiriyorlar.

Adem Taşdan 😉

Subprime Mortgage ve Kriz..” üzerine 3 yorum

  1. Adem Taşdan der ki:

    Evet yazılış tarihi oldukça geç. Mortgage krizi ilk patlak verdiği zaman yazmıştım bu yazımı. Ama bu kriz artık mortgage ile sınırlı kalmadı ne yazık ki. Mortgage krizi bir tür parça tesirli bomba gibi oldu. Yani her bir parçası ayrı bir patlama etkisi yarattı. Bir çok yatırım bankası likitide sorunu yaşadı ve üstesinden gelmekte zorlandılar. Bear Stearns şirketi en büyük yarayı alanlardandı. 3 Milyar $ ‘lık bir yatırımları uçup gitmişti ilk krizde. Çok sayıda bankadan oluşan bir kredi havuzu oluşturdu ve açıklarını biraz olsun finanse etti. Fakat etkilenen sadece o şirket değildi. Birçok şirket de zarar açıklayınca piyasalar küçük küçük sarsıntılar geçirdi. Bu sarsıntılara artık Bear Stearns şirketi dayanamadı ve geçtiğimiz gün JP Morgan’a 240 Milyon $’a satıldı. Şirketin değerinin bir hafta önce 3,6 Milyar $ ve sadece merkez binasının değerinin 1 Milyar $ olduğunu düşünürsek sanırım ne büyük bir batış olduğunu anlayabiliriz.

    Yazımı yazdığım zamanlar amerikada resesyon tartışmaları vardı. Bazı ekonomistler amerikada resesyonun başladığını bazıları ise henüz başlamadığını ve ortada bu denli bir krizin olmadığını savunuyorlardı. Bu piyasaların bir kısmı umutlu bakıyorlardı duruma. Fakat öyle olmadığı yavaş yavaş ortaya çıktı. Bir de krizin boyutlarını kimse bilmiyordu. Acaba piyasalarda toplam zarar neydi kimse henüz birşey bilmiyordu. Bu rakamlar yavaş yavaş açıklanınca gerçek boyutlar ortaya çıkmaya başladı. Ama dün gece FED’in 75 baz puan faiz indirimi çok iyi bir tepkiyle karşılandı. Ayrıca batması konuşulan Lehman Brothers’ın da beklendiği kadar bir zarar açıklamaması olumlu bir hava yarattı piyasalarda. Dow Jones son 5 yılın en iyi çıkışını gerçekleştirdi bu gelişlemerle.

    Saygılarımla

  2. Mehmet Ali Çolak der ki:

    Aradan çok uzun zaman geçmiş..yazını geç okudum ve iyimser bir açıklama yaptığınızı gördüm. Çok güzel tespitler yapmışsınız fakat bu günkü durumu siz bile tahmin edememişsiniz. Aradan 8 ay geçmiş ve şu anki durum içler acısı. 2. dalgalanma gerçekleşti. Hatta tusunami bile diyebiliriz buna. İnşallah ülkemizin sonu hayırlı olur. Çünkü ekonomimiz sallantılı. En küçük bi dalgalanmayı çok büyük bedellerle ödüyoruz
    Saygılarımla..

  3. Mehmet Buyukozer der ki:

    Ekonomiyi benim anladığım dilden anlatan yazılara bayılıyorum. Ademcim eline sağlık. Şu anda piyasalar gerçekten sarsılıyor, vadesi dolanlar teker teker patlıyor. Burada birinci şahıstan tanıdığım, 2001-2002 yılında faiz alan kimseler paralarını geciktirir yada ödeyemez haldeler. Amerikan toplumu tüketim toplumu deriz hep, gelip görmeden bunun gerçek tespitini yapmak zor. Ama şöyle bir örnek veriyim, bir Amerikalıya maaşını ay başında verdiğinizde, 10 gün sonra cebinde hiç parası olmadığını düşünebilirsiniz. Paranın hiç sonu gelmeyecek gibi harcarlar ondan sonra ay sonuna kadar ‘broke’ (parasız) şekilde sürünürler. Bu ekonominin sirkülasyonu ve canlılığı açısından çok faydalı. Türkiye’de ve bizim gibi ekonomisi küçük ölçekli ülkelerde, yastık altı mevzusu ekonomilerin beline darbe indirmekte. Ödeme yapman gerekiyor ama piyasada sıcak para bulunmuyor. Millet paraları yastıkların altına sıkıştırmış, Merkez bankasının para basmasından yada iç-dış borç almasından başka çaresi bulunmuyor.

    Mortgage ve genel manada kredi olayında yaptıkları hatadan sonra şu anda Amerika’da mortgage sisteminde en büyük gözüken firmalardan birisi iflas açıkladı. Onu diğerleri takip edebilir diyorlar. Fransız bankaları, Amerikan mortgage firmalarına verdikleri kredileri çekme kararı aldıklarını açıkladılar. Amerika’nın yediği hurmalar şimdi tırmalamaya başlıyor. Yazıda da belirtildiği gibi bence daha sallanmalar bitmedi. Çin ve Hindistan ekonomileri bastırıyor, Amerika ekonomisi sarsılıyor, ben ABD’nin seçimlerden sonra bir yerlere saçma sapan birşeyleri bahane ederek savaş açmasını bekliyorum. Amerika kurulduğu tarihten beri hep savaş ekonomisi olmuş, şu anki durumda Irak’ta kaosun içine düştükleri için oradan ayaklarını çıkartıp başka yere dalamıyorlar. Ekonomi daha kötüye giderse çıldırabilirler çünkü Amerika’da hayat para demek…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

css.php