İçeriğe atla

FBI şüphelendiklerinin cep telefonunu resmi izin olmadan takip ediyor

Malum Türkiye Ergenekon, Balyoz ve diğerleriyle ilgili yankılanmaya devam ederken, Amerikada enteresan bir haberle karşılaştım. ABD’de 277 milyon telefon kullanıcı bulunuyor ve FBI bunlardan istediğini hiçbir mahkemeden izin almadan “rutin takip” diyerek takip altına alıyor. Bu takipleri de kayıt altına almadıkları için kimin takip edildiği ve ne bilgileri toplandığına avukatlar mahkeme açtığı zaman ulaşılamıyor.

Kaynak: Newsweek
türkçe çevirisi: http://bit.ly/9fe4af
ingilizce: http://www.newsweek.com/id/233916

Pentagon yosundan jet yakıtı üretmeyi planlıyor

Bundan sonra internet serüvenim esnasında kısa kısa notlar düşmeye karar verdim. Twitter misali olacak ama bunları paylaşmanın faydalı olacağına inanıyorum. Bunların birçoğu yabancı kaynaklar olacağı için Google türkçe çevirisiyle birlikte link verip ingilizce bilmeyenlerin de faydalanmasına bir nebze de olsa katkı olmaya çalışacağım.

Pentagon 2011’de yosundan jet yakıtı üretim testlerine başlamayı, testler başarılı geçerse 2013 yılında üretime başlamayı planlıyor. Hali hazırda $2’a yosundan petrol üretildi şu anda $3’dan daha aza jet yakıtı üretimi planlanıyor.

Kaynak: Guardian, türkçe çevirisi http://bit.ly/bk9NHt
ingilizce: http://www.guardian.co.uk/environment/2010/feb/13/algae-solve-pentagon-fuel-problem

Habertürk TV’ye gönderdiğim mesaj

Yazımın altına, Habertürk’e ve Fatih Altaylı’ya gönderdiğim mesajı ekledim, tabi hiçbir cevap gelmedi. Demokrasiden ve sosyal haklardan akşama kadar dem vuran bir kanalın, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi çok rahatsız edici.

Siz de kendilerine mesaj göndermek istiyorsanız, sitelerine koydukları bu formları kullanabilirsiniz:
http://bizeulasin.haberturk.com/
http://izleyicitemsilcisi.haberturk.com/

Merhabalar,

Habertürk TV’nin yayın politikası ve olaylara yaklaşımını çok beğeniyorum. Olaylara objektif yaklaştığınızı ve her tarafı konuya dahil ettiğinize inanıyorum. Fakat haber saatlerinin başlangıcında ve haber sırasında çaldığınız müzikler gerçekten çok rahatsız edici. Renkler ve zevkler tartışılmaz ama bu gerçekten bir zevk meselesi değil, çalınan müzikler insanın bütün sinirlerini geriyor ve resmen sinir harbine girip çıkmışa çeviriyor. Bu müzikleri haberler olmadan çalıp kendiniz dinliyor musunuz bilmiyorum ama sinemaların en hareketli ve gergin zamanında çalınan müziklerin, bütün haber bülteni boyunca kullanılması, zaten çok gergin olan Türkiye gündeminin üstüne bi de bizlerin bu şekilde gerilmesi hoş olmuyor.

Ricama ilgisiz kalmamanızı temenni ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

Nasıl ilerleriz?

Duygu ve düşüncemiz, Amerika’ya, Çin’e, Rusya’ya, Hindistan’a dünyanın neresine gidersek gidelim, insan yapımı olan ne varsa onun ana yapıtaşını öğrenip, Türkiye’ye gelip üretmek olmadıkça hiçbir yere ulaşamayız.

Amerika tink-tankleri ve istihbarat birimleri 21. yüzyılda “sanal savaşları”, “uzay savaşları” için hazırlık yapıyor. 7500 mil öteden (Kaliforniya merkezinden Afganistana olan mesafe) insansız hava araçlarıyla, yerden 10 km. yükseklikten Afganistan’daki hedef belirledikleri yerleri bombalıyorlar. Uzaya özel firmaların uzay cihazı yapıp adam göndermesini planlıyorlar. Ay’a üst inşa etme, orayı işgal etme planları yapıyorlar.

Bu noktalara nasıl geliyorlar? “Hiç ölmeyecek gibi çalışmakla” ve devamlı araştırma yaparak. İşin ilginç tarafı araştırma makalelerinin birçoğu internette mevcut. Doğru dürüst ingilizce öğrenen, ufkuna bunları geliştirmeyi koyan, doğru bilimlerle donanmış kişilerin bunları yapabilmelerinin önünde hiçbirşey bulunmamaktadır.

Bundan önce “IEEE ve Diğer Akademik Kaynaklar” şeklinde yazdığım makaleyle ilgili 1 tane bile email almamak ama günlük “1000 in üstünde” “msn şifremi unuttum” diye siteyi ziyaret edenlerin olması, geçmişimizle ve geleceğimizle ne kadar gururlanabileceğimizin ilginç bir göstergesidir.

Filistin’e yaptıklarından dolayı nefret ettiğimiz İsrail’i yerden yere vursak da, yaptıkları araştırmalarla 50 yıl içinde geldikleri noktayı bahsetmemek tam manasıyla haksızlık olur. Biz nerdeyiz? Darbecilerin bize yaptıklarıyla şikayetlerde, bizi geriye götürdükleriyle. Nasılsak öyle yönetiliriz. Kütüphanelerdeki bütün kitapları okuduk ve toplum olarak çok entellektüel bir seviyeye geldik ve çocuklarımızı farklı türde yetiştirdik de mi bu hallerdeyiz? Yoksa kendi menfaatimiz, bencilliğimiz ve perişanlığımızın peşinden koşturup hiçbirşey yapmamızdan ve başımıza çakalların geçmesinden dolayı mı?

Bloomberg HT ile Habertürk kime göre yayın yapacak??

Habertürk Bloomberg HT ve Michael Bloomberg ve Habertürk Bloomberg ve sorular yazılarını da okumanızı tavsiye ederim.

Bundan önce yazdığım yazıda, NewYork valisi Michael Bloomberg’in yahudi olduğu, İsrail’i alenen ve bizzat defalarca desteklediğini belirttim. Bunun yanında “New York ve İsrail özel bir bağ ile bağlı, milyonlarca New York’lu İsrail için dua ediyor.” şeklinde ifadesi ve Bloomberg Türkiye’nin (Bloomberg HT) yayın politikasıyla ilgili okuduklarımla ilgili (Public Release – Halk duyurusu) bu yazımda, bir sentez ve çıkarım yapacağım. Yazıma kaynak olan bütün kaynakları cümlelerime müteakip veriyorum dolayısıyla siz de takip edip kaynaklarımı inceleyebilirsiniz. Başlayalım…

New York’ta yaşayan Yahudi nüfusu 2001 sayımlarına göre 1.97 milyon yaklaşık 2 milyon diyelim (kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_New_York_City) New York’ta yaşayan yahudiler hem seçim, hem maddi kaynaklar hem de ticaret bağları yönünden çok bağlayıcılar. Bunu vali olarak bir yahudiyi seçip getirebilmelerinden de görebiliyoruz. Şimdi burada ben hipotezimi sunacağım. Hipotezim: “New York valisi Michael Bloomberg’in sahibi olduğu ve merkezi New York olan Bloomberg TV’nin beyin kadrosunda ve kilit noktalarında hep yahudiler” dir şeklinde. Buna hipotez diyorum çünkü anahtar kadro ile ilgili ne kadar araştırma yapsam da doğru bilgilere ulaşamıyorum. İsimler hep “sch – (örn: scherman) alman yahudileri”, polonya yahudileri gibi karşımıza çıkıyor ama tam netliğiyle çözülmüyor. Ama Michael Bloomberg gibi Yahudi oyuyla seçilen, her fırsatta İsrail lobisi yapan ve İsrail’e olan desteğini ve sempatisini açıklayan birisinin sahip olduğu bir şirkette yahudilerin yoğunlukta çalışmasını bence yadırgamamak gerekir. Altta yapacağım tespitler de bunun aslen böyle olduğuna işaret ediyor.

Bloomberg TV gelişmesine ve dünya çapında yayın yapmaya çok önceleri başlamış. 1994 yılında kurulan Bloomberg Medya şirketi, 1995 yılında Avrupaya açılım yapıyor. Yayın yaptıkları ülkelerden birisi de İngiltere. İngiltere’de 2005 yılında yapılacak genel seçim esnasında Bloomberg TV’nin adı büyük bir skandal ile anılıyor. (Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Bloomberg_Television#New_York_production Controversy kısmı) Bu skandal Bloomberg TV’nin devamlı “İşçi partisini” kayırması ve onların “ticaret manifestosu” diye hazırladıkları çalışmayı sunmasından ve diğer partilerin buna benzer sundukları bilgileri sunmalarına müsade etmemesinden kaynaklanıyor. Ne var bunda? İnterneti biraz daha çalkalayınca bir bakıyorsunuz bu “İşçi Partisi” İsrail’in dostu ve İsrail’i destekleyen bir parti. (Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Labour_Friends_of_Israel )

Burada bilmeyenler için bir anektot düşmek istiyorum. Bloomberg TV ve arkasında Yahudi sermayesi neden İngiltere’yi ve İngiltere’de yapılan seçimleri hedefledi? Çünkü İngilizlerin Yahudilerle ve Siyonistlerle çok derin bir kuyruk acısı var ve Amerika’nın aksine İsrail ile yakın hareket etme / İsrail’in menfaatlerini koruma ve kollama gibi aleni bir çabası bulunmuyor. Birinci dünya savaşı sonrasında Filistin’in hakimiyetini İngilizler almıştı. Ama Yahudilerin kurduğu terörist gruplar kanalıyla birçok askeri avlandı ve öldürüldü (bkz: İsrail ordusunu bugün oluşturen terörist grupları Irgun Lehi). Amerikada kuvvetlenen Siyonist yahudi taban, “Birleşmiş Milletler” kurulmasına ve bunun kararlarının bağlayıcı olmasını şart koştuktan sonra İsrail’in devlet olarak kurulmasına ve toprakların İngilizlerden alınmasına karar verdi. Bu da İngilizlere baya geniş bir kapak oldu. (bu konuyla ilgili meraklıysanız derin araştırma yapmanız için ön bilgiler sağlayabilirim, email atınız)

Anektotu düştükten sonra bir benzerlik dikkatini çekti mi bilmiyorum. İngiltere’de İsrail ve Siyonistler ne kadar sevilmiyorsa şu anda Türkiye’de de aynı şekilde. Osmanlının varisi ve Filistin’in esas sahibi Türk halkı ve müslüman topluluğu şu durumda hem avcunu yalıyor hem de zulme dur diyemiyor, onun için kuyruk acılarımız da İngilizlerle benzeşiyor. 2005 yılında İngiltere’de genel seçim vardı. Türkiye’nin önünde de genel bir seçim var ve eğer AKP hükümeti Anayasal değişikliği görev süresinde geçiremezse bu genel seçim dananın koptuğu çok büyük bir seçim olacak ve Türkiye’nin ne yöne doğru yolalacağının çok büyük bir belirleyicisi olacak. Bu seçimde en önemli parametrelerden birisi de ekonomi olacak çünkü halk parasızlıktan kırılıyor. Burada Bloomberg HT ve Habertürk’ün ekonomi kanalı devreye giriyor.

Bu yazıyı yazma nedenim “Bloomberg HT kime göre yayın yapacak” meselesine geri gelelim ve cevap vermeye başlayalım. Öncelikle İsrail’in menfaatleri ve Yahudilerin öncülüğünde yapacağından şüpheniz olmasın. Ne kadar da Habertürk TV ve Habertürk gazetesi İsrail’e karşı eleştirel gibi gözükse de; Bloomberg HT, İsrail aleyhinde yayın Y-A-P-A-M-A-Z. Çünkü Ciner Grubunun Bloomberg TV ile yaptığı anlaşma, New York, Londra ve Hong Kong’da hazırlanan haberlerin dağıtılması ve türkçeye çevirilmesinden ibaret.
(Kaynak: http://weblogs.jomc.unc.edu/talkingbiznews/?p=11113)

New York ve Londra ofisinin kimin kontrolünde haber yaptığını zaten biliyoruz, Hong Kong içinde su-i zan besleyip, iyi insanlar bile desek, %66’sı zehirli haberler isterse cennetten gelsin yine de Türkiye siyaseti, Türkiye ekonomisi için hayırlı haberler olmayacaktır. Yaptıkları haberler ve yayınlar Türkiye’deki Yahudi lobisinin ve İsrail egemenliğinin artması eksenli olacaktır.

Habertürk Bloomberg HT ve Michael Bloomberg

Bloomberg HT, Habertürk ve Ciner grubu sayesinde Bloomberg TV’nin Türkiye’ye ihraç edilmesi durumu gündemde. Bunun şu anda tanıtımının yapılmasından duyduğum rahatsızlığı tekrar dile getirmek için yazıyorum bu yazıyı. Bloomberg TV’nin %88 sahibi (bkz. Aydın Doğan ve Medya imparatorluğu) olan Michael Bloomberg sahip olduğu milyarlarca dolarlık servetin yanında dünya ekonomisinin can damarı New York’un valiliğini de yürütüyor(!) Kendisinin Rus Yahudisi bir aileden geldiğini ve halen musevi olduğunu bundan önce yazdığım yazıda belirtmiştim. Bu yazıda Michael Bloomberg’in İsrail ile kurduğu yakın (!) bağlarına değinmek istiyorum. Sıraylaya başlayalım:

1- Michael Bloomberg ile ilgili internette yaptığım detaylı araştırmalar hep daha ilginç sonuçlar vermeye devam ediyor. Bunlardan ilki, İsrail’in ünlü Gazze saldırısı, one minute krizi olayı sırasında gerçekleşiyor. İsrail Gazze’ye bombalar yağdırırken, Michael Bloomberg İsrail’e destek amaçlı ziyarete gidiyor ve roket atıldığı belirtilen evlerde kalan kişileri ziyaret ediyor, hatta bu ziyareti esnasında bir roket saldırısı gerçekleştiriliyor. Kendisinin fotoğrafının da bulunduğu New York Times haberinde “Amerikalıların neredeyse tamamının İsrail’in kendini savunma hakkının olduğunu ve bunu uygulamasının da en tabi hakkı olduğunu” belirtiyor ve kendisinin de buna aynen katıldığını ifade ediyor. Bu yazının altına tutup İsrail’in attığı fosfor bombalarının fotoğraflarını demogoji olsun diye kopyalayacak değilim ama İsrail’li aileyi ziyaret edip Gazze’de yaşanan drama kör-sağır-ahmak ve öküz kalan birisinin düşüncesi bu doğrultuda. Bu haberin detaylarında başka bilgiler de veriliyor, altta verdiğim linkten kaynağına gidip okuyabilirsiniz.

(kaynak: http://www.nytimes.com/2009/01/05/nyregion/05mayor.html)

Bloomberg HT'nin ortağı Michael Bloomberg

2- İsrail’in 55. yıl dönümünün kutlandığı 2003 yılında katıldığı bir seminerde sözlerine “hayırlı sabahlar arkadaşlar” diyerek başlıyor, İsrail’in 55 yıldır kendisini savunmasının ne kadar gurur verici olduğuna dokundurup, Bush’un İsrail’i ne kadar desteklediğini ifade ediyor ve bunun akabinde kendisinin de duruşunu ifade eden “hepimiz İsraili destekleyeceğiz” diyor.
(Kaynak: http://www.gothamgazette.com/citizen/jun03/russian_israel.shtml)

İşte o satırların ingilizcesinden bir kısım:

“Dobroye utro, druzya [Good morning, friends],” said Michael Bloomberg, greeting the participants in Russian. “For 55 years, Israel has been forced to militarily defend itself. And today it is the only country in the world, where people die every day in terrorist attacks. New York and the United States, led by President Bush, offer our total support to Israel. We always will!”

3- Temmuz 12 2009 tarihinde İsrailli asker Gilad Şalit (hangisi asker değil ki?) ailesinin New York’a yaptığı ziyarette Michael Bloomberg’i ziyaret ediyorlar ve Michael Bloomberg onların dertlerine ortak oluyor, moral veriyor ve her türlü desteği vereceğini belirtiyor.
(kaynak: http://www.levitt.com/news/2009/06/12/shalit-family-endures-%E2%80%98continuous-nightmare%E2%80%99/ )

4- İsrail’e parasal destek sağlayan Heritage Affinity Services (HAS) web sitesinde kendisinin ifade ettiği belirtilen şu sözlere yer veriliyor: “İsrail’in özgürlüğü için savaşan kahramanları dua ve düşüncelerimle destekliyorum. New York ve İsrail özel bir bağ ile bağlı, milyonlarca New York’lu İsrail için dua ediyor.
(kaynak: http://www.hasadvantage.com/hugs.asp?pos=14)

Daha liste uzayıııııııp gidiyor. Bu kadar “ı” koyduğumdan listenin çok uzun olduğunu anlamışssınızdır ama bir ölçü vermek hasebiyle belirtiyim. “Michael Bloomberg” ve İsrail destek diye google’da ingilizce arattığım zaman 105,000 sonuç çıkıyor. Bu bir kıstas mıdır? Bence kıstasdır.

Bunları okuduktan sonra, Bloomberg TV ve Bloomberg adı geçen bütün medya kuruluşlarının İsrail’in varlığı, birliği ve egemenliği için ellerinden ne gelirse yapacaklarından şüpheniz var mı? New York’ta yapılan en son valilik seçiminde 100 milyon dolar harcayarak, New York üzerinde kurduğu Yahudi egemenliğini ve bu şehrin kaynaklarının kendi niyetleri kapsamında kullanılmasını garantiye almasını nasıl buluyorsunuz? Peki Habertürk ve Ciner Grubu’nun böyle bir TV’yi Türkiye’ye getirmesini ve sanki matah bir halt yemiş gibi sunmalarına ne diyorsunuz? Ben “ayıptır” diyorum, “terbiyesizliktir” diyorum ve bunun altından ne çıkacak, Ciner Grubu kimlerle ilişkide ortaya çıkmasını merakla bekliyorum. Sanırım Doğan’ın yıldızının 10-15 yıl içinde sönmesi gibi Ciner Grubu için de 2020-2025 yılları arasında bir maytap göreceğiz ve o zaman bu ilişkilerin detayları çıkacaktır.

Sözlerimi bitirmeden uludağ sözlük’ten alıntı yaptığım şu kısma dikkatinizi çekmek isterim:

Amerika’nın 8. New York’un ise 1. en zengini. 3. kez New York belediye başkanı seçildi.
Yahudi bir aileye mensup olan Michael Bloomberg 1942 yılında Boston’da doğdu. Babası William Henry Bloomberg de annesi Charlotte Bloomberg de rus asıllı. Üniversite eğitimini John Hopkins Üniversity’de tamamladı. Harward Business School da doktora yaptı. 1975 yılında Susan Brown ile evlenip Emma ve georgina isimli iki kız çocuk sahibi oldu. Daha sonra eşinden ayrılan Bloomberg şu an büyük bir şirketin finans müdürü olan Diana Taylor ile birlikte yaşamaya başladı.

Sabancı ya da Koç ailesinden birilerinin istanbul belediye başkanı olması için aday olduğunu düşünün. Seçimlerde verilen ödeneğe dokunmadan kendi cebince 100 milyon dolar harcadığını ekleyin. Sonra da yıllık 1 dolar maaş için sözleşme imzaladığını ve kentin sorunlarına yakın olabilmek adına işten eve, evden işe metroyla gittiği hayal edin. partiler üstü olmak için de bağımsız aday olduğunu da söyleyelim. siz bu denli idealist davranan birini 3. kez belediye başkanınız olarak görmek istemez misiniz?

Habertürk Bloomberg ve sorular

Malum Doğan Medya Grubu (Türk medyasının %60’ı) tahtını yitiriyor veyahut birileri Tofaş bayisi olarak ticaret yaşamına 1980’lerde atılan Aydın Doğan’ın miadının dolduğuna karar veriyor ve yeni bir dev doğuyor. Habertürk ve yayın yönetmeni eski Doğan günahkarı, yeni tövbekar Fatih Altaylı yükselişe geçiyor. Fatih Altaylı’ının şeceresine veya kimdi, neydi, ne olduya girmiyorum ama ilgimi çeken birkaç nokta ve benzerlik var, bunları ortaya atmak istiyorum. Tabi bunları ortaya atarken, Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı herkesle televizyon kanallarında “ya bu millet ne komplocu” diye dalga geçip duruyorlardı eğer bunlar komplo düşünceleri ise kendi düşüncelerini açıklamak için hodri meydan diyorum ve açıklama yapmalarını bekliyorum.

Benim düşüncelerim şudur. Doğan yükselişe geçtiği zaman Almanya desteğini arkasına almanın yanında Amerika’dan ortaklıklar kurmak istedi. Amerika’nın en büyük iki haber kuruluşu, CNN ve MSNBC ile birbirine yakın zamanlarda Doğan ve Doğuş grupları ayrı ayrı anlaştılar. CNN Türkiye’ye getirilen Amerika kaynaklı ilk televizyon oldu ve Doğan Ekim 11 1999’da yayını başlattı. Arkasından radyosu, kablo yayını v.s. başladı. Timewarner’la kurduğu anlaşmaların başka meyveleri de oldu ama onlara girmiyorum.

Şimdilerde Habertürk gözle görülür bir yükselişte. Onlar da bu yükselişi şampanyayla kutlamak için hemen gidip Amerika’nın Bloomberg’i ile anlaştılar. Türk Medyasının İngilizceyi ana dili gibi konuşan ve dünya haberlerini yakinen takip edebilecek gazeteciler yetiştirme ve bu kanallarda onları istihdam etme alışkanlığını edinmesi yerine, hemen gidip bir yurt dışı kaynağıyla ortak olma, onları da reklam gelirlerine ortak etme alışkanlıklarını ben anlıyamıyorum. Ama bunu bir kenara koydum. Benim esas canımı sıkan Bloomberg medya kuruluşunun ortaklar listesi.

Bloomberg Medya imparatorluğunun kurucusu Michael Bloomberg ve şu anda %88 sahipliğine devam eden kişi kendisini “reformist yahudi” olarak tanımlıyor. Reformist Yahudiler diye bir grup olarak anılıyorlar ve Yahudiliği modernize etmek ve günümüz şartlarına uyarlamak istiyorlar. Bu grubunun Amerikada 1.1 milyonluk bir sayısı bulunuyor ve İsrail’deki kuruluşlar ve organizasyonlar tarafında da, dini membağları destekleniyor.

Şimdi benim bu olaya yaklaşımım şu şekilde. El Jezire televizyonuna Amerikada hiçbir yayın kuruluşu ortak olmuyor. Amerikada yayın yapmalarına müsade ediliyor ama en büyük kablo TV sağlayıcıları Al Jazeera ile masaya oturmuyor ve yayınlarını taşımıyor. Bunun en büyük nedeni sahiplerinin öncelikle müslüman olması sonra da arap olması. Türkiye kaynaklı bir televizyon kanalı da Amerika’ya girmeye kalksa aynı kaderi paylaşacaktır. Peki biz neden %88’i bir yahudiye ait olan ve yayınlarında / çalışan kadrosunda ister istemez bunu yansıtacak Bloomberg TV’yi; Habertürk ve Ciner grubu vasıtasıyla Türkiye’ye getiriyoruz? Niye onların düşüncelerini Türkiye’de angaje etme ve bir şekilde ekonomiye onların sesinin önderlik etmesine yol açıyoruz? Biz Ortadoğudaki diğer ülkelere diziler olsun, filmler olsun; medya ihracatı yapan bir ülke haline geliyoruz, onları adeta kendi yaşam tarzımızla besliyoruz ama bir bakıyorsunuz Türkiye’nin ağzına da emzik diye Bloomberg TV, CNN, MSBNC, Fox bir sürü ne idüğü belirsiz, Türk halkının kendi özelinden ve geleneklerinden kopuk kanallar sokuluyor.

Habertürk’ten Yiğit Bulut sözleri ve düşünce yapısıyla benim takdir ettiğim birisi. Köşe yazılarında devamlı İsrail’e ve ABD’ye boyun eğilmemesini, Türkiye’nin bölgesinde en güçlü ülke olabileceğini yazıyor. Peki bizim ağzımıza Amerika’nın taktığı emzikleri hele hele de Bloomberg gibi bir televizyon kanalının Habertürk aracılığıyla Türkiye’ye getirilmesine neden ses çıkarmıyor? Çok eleştirdikleri “patron – yazar” ensest ilişkisi mi kurulmaya başlandı Habertürkde? Yoksa Habertürk ve Ciner grubunun da Doğan gibi dıştan beslenme, içte palazlanma gibi planları mı var?

Bunları bilmiyoruz ama bildiğimiz birşey varsa da, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bilmeyenler ancak tekrar ettiğinde ahmaklıklarına yanarlar. Habertürk ve Ciner grubu da yananlardan olmaz umarım.

Online Radyo dinleme programı (%100 yerli)

Bugün RSS kaynaklarında biriken yazıları okurken birkaç türkçe siteye ard arda rastgeldim. h4ckinger isimli bir sitede, Mp3’lerinizden bıktınız mı? Exaradyoyu deneyin yazısını okudum, oradan da EXARadyo sitesine girdim. Siteyi biraz inceledikten sonra yazılımı indirdim ve bilgisayarıma kurdum. %100 yerli olması (firma net olarak bunu ifade etmiyor ama olsun) nedeniyle burada hemen bahsedip sizlerin de denemenizi teşvik etmek istedim.

EXARadyo görünüm itibariyle winamp ile aynı dizayna sahip. Fonksiyonlar olarak, mp3 çalma seçeneği bulunmuyor sadece radyo için hazırlanmış. Winampda da olan southcast radyo listesi servisi gibi bir servis üzerine kurulu ama işini güzel tarafı bu listenin Türkiye’deki radyolar için güncelleniyor ve kategorize ediliyor olması. Böyle olunca serverları değişen, siteleri değişen radyoların adreslerini takip etmek sizin üstünüze kalmamış oluyor.

Benim gözüme çarpan birkaç aksaklık şu şekilde:
1- Kurulum sözleşmesi türkçe ama kullanılan kurulum kiti ingilizce dolayısıyla kurulum esnasında dam üstünde saksağan gibi bir durum oluyor. Benim bilgisayarım ingilizce onun için farklılık yaşıyor olabilirim tabi.
2- Yazılım içinde karakter kodlamada sıkıntı var. Benim gibi ingilizce windows kullananlar için türkçe karakterler bozuk görüntüleniyor.

Türkiye’deki Kürtlere açık mektup

Bundan önce yayınladığım başka bir yazı: Kürt kardeşime mektup

Kürt olmak, Türk olmak, Arap olmak, Acem olmak, Urfalı olmak, Ankaralı olmak, Diyarbakırlı olmak, Edirneli olmak kimsenin elinde değil. Seçemediğimiz bir ırkın ve milletin bireyi olarak geldiğimiz bu dünyada, ortak değerleri bulmak yerine adeta deliler gibi birbirilerinde olan kusurları kusmaya çalışmak, karşısındakilerin kusurlarıyla adeta gurur duymak kelimenin tam manasıyla “ahmakların” yapacağı birşeydir. Doğuda 30 yıldır olanlar, doğuda yaşayan milletimizin içinden geçtiği süreçler ancak yaşanarak öğrenilebilir. 10 çocuklu bir aileye doğmak, eğitim almamış anne ve babanın kimi zaman umarsız, kimi zaman çok şiddetli tavırlarına maruz kalmak, evden çıkıp okula gittiğinde doğru dürüst eğitim alamamak, bir kızı sevip onunla yoksullaktan dolayı evlenememek, doğru dürüst hizmet alamamak bunlar çok iç acıtıcı şeyler.

Ama bunun bir de öbür tarafı var. Bu şekilde doğan ve büyüyen 80 nesili şu anda 30 yaşında. Kendilerinin ve kendilerinden sonra gelen kardeşlerinin ve çocuklarının yaşam koşullarını değiştirmek, bunun için iki katı – üç katı çalışmak yerine, devletle ve batıda yaşayan toplumla savaşmak, onlara adeta kan kusturmaya çalışmak, kaynak parası esrar, eroin ne olursa olsun eğitime ve sanayiye yapabileceği yatırımı teröre, silaha ve dağda yaşayan hanzolara yatırmak, bu nasıl açıklanabilir? Bundan önce Avrupadaki PKK destekçileri diye bir yazı yazmıştım. Avrupadaki PKK destekçisi kürtler, geride kalan kardeşlerine, eşlerine, dostlarına oradan eğitim, para ve destek sağlamak yerine, “PKK desteği” gönderiyorlar.

Bu kadar acı birşey olabilir mi? Kendilerini Avrupaya SIĞINARAK, oraya “PKK tehtidi var abey, biz zulüm görüyoruz” diye bahanelerle mülteci olarak sığınmış vatandaşlar, geride kalan kardeşlerinin çağ atlamasını sağlamak yerine, onlara bomba, silah ve kurşun gönderiyorlar. “Siyasi kanat” dedikleri kahpe ve hain bir kesim http://www.gundem-online.net/ gibi http://www.abdullah-ocalan.com/ siteler açarak, youtube sitesinde “biji apo” diye her deliğe yorumlar yazarak “mücadelemizi devam ettiriyoruz” diyorlar. Bizleri millet olarak bu hale getiren “CEHALET”, “FAKİRLİK”, “ERDEMSİZLİK”, “SAHTEKARLIK ve NAMUSSUZLUK”, “GÜVENSİZLİK” gibi hastalıklardan temizlemek için mücadele vereceklerine, kendi nefisleriyle mücadele edip “biz nasıl doğru dürüst bir birey oluruz” diyeceklerine, ta Avrupalardan (bu websitelerinin ve yayınlarının çoğu Almanya ve Hollanda kaynaklı) Türkiye’deki insanların huzurunu kaçırıyorlar. Oradan adeta yangın söndürme aracı olup bu yangını söndürüp, güller ekeceklerine, daha çok bomba atıp, ateşin daha da harlanmasını sağlamaya çalışıyorlar. Avrupadaki türk işçiler memleketlerinden ev alırken, memleketlerinde yatırım yapıp, cami yaptırırken; yine aynı yerdeki kürt arkadaşlar memleketlerine silah ve bomba gönderiyorlar. İsyan ediyorum, lanet ediyorum ve bu cehalete için için en derinlerimden küfrediyorum. Böyle bir cahillik, böyle bir kokuşmuşluk olabilir mi?

Daha 10 yaşındaki, okul ve top oynama çoğundaki çocuğun eline taş verip, “oğlum şu polislere taş fırlat, fırlatmazsan seni döverim” diyen bir babayı düşünebiliyor musunuz? Oğlunun ve kızının polis araçları önünde koşturulmasına, onlara su sıkılmasına “evet” diyen bir anne-baba dünyanın neresinde olabilir? Biz buna benzer görüntüleri Afrikadan başka bir yerde görmemiştik, şimdi ülkemizin doğusunda oluyor.

Çözüm nedir? Çözüm kürt halkının kendi bilinçlenmesi ve bu topluma entegre olmaya çalışmasındadır. Şirketlerimiz varken çalışanlarının yarısı kürt idi ve hiçbirisiyle birgünden birgüne ne bir problem, ne bir kavga yaşamadık. Neden? Onlar birlikte yaşamak için çaba sarfediyorlardı, biz de birlikte yaşamak ve iş yapmak, başarılı olmak istiyorduk. İşte olay bu kadar basit. Birlikte çalışmak, elele vermek, daha kuvvetli ve güçlü olmayı istemek. Yoksa “haklarımız için savaşıyoruz”, “milletimiz için savaşıyoruz” safsataları ne kürtleri, ne türkleri, ne türkiyeyi ne de kalan hiçbir orta doğu ülkesini (israil hariç) mutlu etmez.

Bill Gates Twitter’da

Benden duymuş olmayın, ünlü Bill Gates dün itibariyle twitter’da kendine hesap açmış ve yayın yapmaya başlamış.
http://twitter.com/billgates

Hesap açmış olması belki kendi çapında doğal olabilir ama bir günde 260 bin takip eden kişi bulması da ilginç geldi.

Okuduğum yabancı kaynaklar Bill Gates’in dolayısıyla Microsoft’un twitter’ı satın almak ve arama motoru alanında yaşadıkları gerilemeyi kapatmayı hedeflediğini yazıyor. Google’ın milyar dolar verip youtube’u almasından sonra Microsoft’un birkaç milyar dolar verip Twitter’ı satın almasına şaşırmam doğrusu.

Firefox 3.x hızlandırmak için

Bugün oturmuş Firefox eklentilerini araştırırken, Firefox 3.0 ve sonrası için eklenen “awesome bar” (müthiş çubuk) olarak ifade edilen ve Internet Explorer’da Adres kısmı diye bildiğimiz kısımla ilgili çok ilginç bilgiler buldum, paylaşmak istedim. Bundan önce ziyaret ettiğiniz veya bildiğiniz bir adresi yazdığınız bu kesimde aramayı kolaylaştırmak için arkada bir çeşit database kullanılmaya başlanmış. Bu veritabanın adı sqlite ve bilgisayarınızda siz farkında olmadan Firefox tarafından oluşturulan .sqlite dosyaları sayesinde, adres çubuğunda daha kapsamlı ve verimli aramalar yapmanız sağlanıyor. Bunun doğal denebilecek bir yan etkisi de bu veritabanın aralıklarla temizlenmesi gerekiyor. Çünkü temizlenmediği takdirde diskinizde büyük miktarlarda dosyalar oluşturarak bilgisayarınızın performansını azaltabiliyor.

Bunu önlemek ve ara da sırada temizleme yapmak için Firefox sitesinde vakum denilen bir temizleme metodu öneriliyor. Bu işlemi gerçekleştirmek için “PlacesCleaner” eklentisini yükleyebilirsiniz.

Benim gibi elle yapmak isterseniz, Lifehacker sitesinde yayınlanan bu yazıda verilen şu adımları yapabilirsiniz:

1- Araçlar (Tools) -> Hata Konsolu (Error Console) -> Mesajlar (Messages) kısmına gelip
2- Altta yayınlanan kodu Kod kısmına kopyalayıp,

Components.classes[“@mozilla.org/browser/nav-history-service;1”]. getService(Components.interfaces.nsPIPlacesDatabase). DBConnection.executeSimpleSQL(“VACUUM”);

Değerlendir (Evaluate) bastığınız zaman, bilgisayarınızın adres çubuğu veritabanı temizlenmiş oluyor.

Hyundai Genesis ve Amerika Araba Piyasası

Kimsenin düzenine tüy dikmek istemem ama Habertürk saat başı haberlerini beklerken iki dakikada bir “Amerika’nın en iyisi Türkiye’nin en iyisi olmak için geldi” reklamını yapan Hyundai Genesis arabasını gördükçe sabrım taştı. Amerika’da 5 yıl yaşayan birisi olarak şunu açık ve net söyleyebilirim ki, Hyundai Genesis’in Amerika’da bir numara olmayı bırakın, Amerikalılar arasında “adı bile duyulmuş” değil.

Amerika araba piyasasını anlatmak için şunları söyleyebilirim. Amerika yapımı arabalar (Ford, Chrysler v.b.) gibi arabalar burada orta direk diyebileceğimiz halk arasında hem “Made in USA” olması hem de ödeme kolaylıklarından dolayı rağbet görüyor ama bunun yanında en çok saygı gören ve rağbet gören arabalar Japon arabaları. Honda, Nissan, Toyota ve bu markaların lüks klası sayılan Acura, Infiniti ve Lexus çok rağbet gören ve bir nevi altın gibi değer kaybetmeyen markalar. Örneğin 15-20 bin dolara alıp, üstüne 50 bin km. koyup 3-4 yıl sonra 2-3 bin dolar değer kaybedip tekrar satabileceğiniz tarzda arabalar. Onun için yabancılar da dahil birçok kişi Japon arabalarını hem değerini kaybetmemesinden hem de yedek parça kolaylığından dolayı tercih ediyorlar.

Bunun yanında Kore markaları sayılan ve piyasaya girdiklerinden beri dikiş tutturamayan Kia ve Hyundai markaları var. Bu markalar nedense hüsn-ü kabul görmemiş, kaliteli arabalar olmasına rağmen 15-20 bin dolara aldığınız yeni bir Hyundai yada Kia arabası, satmaya geldiği zaman yarı fiyatına geriliyor. 10 binli dolarlara (20 bin dolara aldığınız arabadan bahsediyorum) hatta daha altına da düşüyor. Çünkü Amerikalılar Hyundai, Kia gibi arabalara rağbet etmiyor. 2008’den beri Hyundai ve Kia hem modellerinde hem de ödeme kolaylıklarında çok büyük atılımlar yaptılar ama trafiğe çıktığınız zaman bu değişikliği halen hissedemiyorsunuz.

Amerikadaki ayağı böyleyken, Türkiye’de Hyundai Genesis için “Amerika’nın en iyisi Türkiye’nin en iyisi olmak için geldi” demek ne kadar ahlakidir ve dürüsttür sizlere bırakıyorum.

Nette bulduğum bir Hyundai Genesi açıklamasını da alta örnek olarak ekliyorum.

Kuzey amerika’da önde gelen otomobil markalarını geride bırakarak yılın otomobili seçilen Genesis lüks otomobil dünyasına yeni bir boyut katıyor.Her yönüyle konfor, performans ve güvenlik açısından en üst noktada tetnolojilleri sunan genesis ‘in yaratacagı pires tije seyirci kalmayın…

Turkcell 3G İnternet almamanız için 4 sebep

3G internet! teknolojinin ulaştığı son nokta, gemide seyahat ederken dalgaların tuzlu esintisiyle arkadaşlarınızla webcamle konuşabileceğiniz teknoloji. Bunlar hep harika. “Turkcell 3G, gerçek hızın adı”, “hayatın tadı”.

Ama Türkiye’de bu teknoloji büyük bir külfet ve zulümden başka birşey değil. Hiç dahil olmak istemeyeceğiniz fiyatlar ve yapacağınız anlaşmalarla, hiç istemeyeceğiniz bir külfeti omuzlarınıza yükleyeceksiniz. Teker teker aşağıda sebeplerimizi listeleyelim:

2 yıl boyunca çıkamayacağınız bir kontrat

2 yıllık kontrat imzalamak ZORUNDASINIZ kontrattan
Ç-I-K-A-M-A-Z-S-I-N-I-Z

Aylık fiyatlar faso fiso, 2 yıl içinde şunları ödeyeceksiniz:
Turkcell 3G 1 GB (en ucuz paket) 2 yılda en az: 871 TL
Turkcell 3G 8 GB (en pahalı paket) 2 yılda en az: 1599 TL

Limitleri aşarsanız: “Paket aşım ücreti 0,050 TL/MB.” yani 1 GB için 50 YTL.

Aşmam diyorsanız alta eklediğim okuyucu yorumlarını ve “Turkcell 3G Internet fiyatlarını açıkladı” yazımın altındaki yorumları okuyun.

Astronomik faturalar

Yorum # 18 serhat 10-12-2009
ilk ayki faturam :
kota aştınız dediler gelen : 45
2nci ay kota aştınız gelen : 45
3ncü ay kota aştınız gelen : 133
4n ay (Henüz kotayı aşmama 2 gb var) gelen : 70 ytl.
Bu nasıl bir soygundur arkadaşlar hiç mi yapabileceğimiz bir şey yok buna.

3G internete geçtim kullanmadığım halde kota dolup taşıyor

Yorum # 8 şevket 19-08-2009
KANMAYIN ARKADAŞLAR HEPSİ UYDURMA
Ben 2003 yılından beri 4 gb kotalı ADSL kullanıyordum. Ve 6 sene boyunca hiçbir zaman kotayı dolduramadım. Aylık ödediğim fiyat 29 TL + telefona ödediğim sabit ücret olan 9.75 TL idi.

Turkcell 3G de aynı (2 yıl anlaşmalı 4 GB kotalı) fiyata geliyor ve daha hızlı düşüncesiyle gittim 2 yıl anlaşmalı 4 GB kotalı paketi aldım. Fakat gördüm ki hızı hiç de öyle reklamlarda anlatılanlar gibi değil. Ve her yerde 3G hızı ile bağlanamıyorsunuz. Benim ofisim E5 üzerinde şirinevlerde. Ve cam kenarı dışında bir yerde çekmiyor.

8 gün kullanımla 4 GB kotayı doldurmuşum nasıl oldu anlamadım. 6 senede ADSL ile dolduramadığım Aylık 4 GB lık kotayı 8 GÜNDE DOLDURMUŞUM. Bunun üzerine bir yanlışlık vardır herhalde diye turkcell müşteri hizmetlerini aradım fakat biri öbürüne aktarıyor öteki berikine neyse tam 1 saat 28 dakikanın sonunda bir kişiye bağladılar beni. O da sistem çok yavaş ekranım şu anda açılmıyor cevabını verdi.

DİYECEĞİM ŞU Kİ; REKLAMLARA KANMAYALIM, ALDATILMAYALIM.

3G aldım ama kapsama alanı dışındayım, 24 aya imza attım, çıkamıyorum

Yorum # 26 mehmet ali 30-12-2009
Vınn hızıyla soygun yeni moda. 4 aylık 3G internet kullanıcısıyım ne yazıkki soyguna uğrayan diğer 3g kullanıcıları gibi kotayı aşamadım çünkü benim bulunduğum bölgede 3g çekmiyor. Turkcellin haraca bağladığını, 24 ay keriz gibi bu parayı benden seve seve olmasada paşa paşa alacaklarını memnuniyetle müşteri hizmetleri arkadaşlarımız doğrudan söyleyemeselerde dolaylı yoldan alacaklarını söylediler. Biz 3G internet kullanıcısı olarak büyük balık küçük balığı vınnnnnnn hızıyla yutar kampanyasından 24 ay boyunca yararlanmış olduk veya olacağız. SESİMİZİ BİRAN ÖNCE DUYURMAMIZ GEREKİYOR

(Not: Bu yazıyı yoruma kapatıyorum. Yorumların tek bir sayfaya yazılması ve takip edilebilmesi için lütfen Turkcell 3G Internet fiyatlarını açıkladı yazısının altına yorumlarınızı yazınız.

Winamp’ta müzik arşivinizi temizlemek

(18/12/2012: Güncelleme: Winamp sitesinden bu dosya silindiği için arşivimden buraya ekledim. Rar dosyasının içeriğini winamp’ın Program Files/Winamp/Plugins/ dizinin altına açıp winamp’ı yeniden başlatmanız yeterli.Winamp Delete Current Song 2.5

Bilgisayarımda eski-yeni, türkçe-yabancı her telden toplam 5500 tane mp3 var. Lise yıllarımda bilgisayar başında boş vakit geçirdiğim zamanlarda oturur bu parçaları,

  • Türkçe
    • Pop
    • Rock
    • Favorilerim
  • Yabancı
    • Pop
    • Rock
    • Favorilerim

diye organize ederdim. Ne arıyorsam hemen bulmamı kolaylaştırırdı. Ama son zamanlarda hem bilgisayarlarımda sık sık problem olmasından hem de vakit darlığından mp3 diye bir dizin ve onun altına karmakarışık atılmış onlarca dizin bulunuyor.

Hafta sonu oturdum ve bu mp3’leri eski düzen organize etmeye başladım. Ama albüm albüm indirdiğim için çok sayıda parça ve aralarından bir sürü sevmediğim müzik var. Ben de oturdum önce bu kötü parçaları aradan temizlemenin yollarını aramaya başladım.

1997 de ilk çıktığında Winamp‘ın “dosya silme” özelliği de vardı ama sonra bir daha özelliği göremedim. Dün araştırırken tam da bu işi yapmak için Winamp üzerinde çalışan bir eklenti buldum.

Çalan parçayı silmek için kullandığım eklentinin adı: Delete Current Song (Çalan parçayı sil) http://www.winamp.com/plugin/deletecurrentsong/110040

Sevmediğiniz parçaları dinlerken hard diskinizden silmek istiyorsanız şunları yapabilirsiniz:

-Temizlemek istediğiniz parçaların hepsini Winamp listenize ekliyorsunuz, bunun için Windows Ara / Bul’u (Windows tuşu + F) kullanabilirsiniz.
Windows'da arama yapmak

-Eklentiyi kurduktan sonra Winamp ayarlar kısmından, eklentiye kısa yol tuşu ekliyorsunuz. Winamp ayarlara girmek için, Winamp penceresinde “Ctrl – P” kısayolunu kullanabilirsiniz. Orada “Plug-ins” -> “General Purpose” un altında “DeleteCurrentSong” eklentisinin üstüne tıklayıp, “Configure selected plug-in” diyorsunuz.

Winamp'ta calan parcayi silmek

Bu kısım biraz yeni teknolojilere göre geri kalmış. Kısa yol tuşunu belirledikten sonra (örn: Windows – Q tuşu) dosya ismi girip, “Save Settings” yapmanız gerekiyor.

Winamp'ta kisayol tusu ile dosya silmek

Bu aşamayı da geçtikten sonra listenizdeki parçaları temizlemeye başlayabilirsiniz. Çalan parçayı beğenmediniz mi benim örneğimde “Windows – Q” tuşu ile direk hard diskinizden siliyorsunuz ve listenizdeki bir sonraki müzik çalmaya başlıyor.

Türkiye ve Amerika toplumlarının kısa bir biyopsisi

Garip bir dönemden geçiyoruz, garipliklerin önü var sonu yok. Bu yazıda uzun uzadıya köşe yazarları gibi esameler yürütmek istemiyorum. Daha faydalı olacağına inandığım, düşüncelerime temel oluşturan birkaç temel bakış açımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu temel açıları hepimizin benimsemesi ve halk olarak bu bilinçte olmamız bence çok faydalı olur.

-İki kişinin bildiği sır değildir. Bir milletin gözünün önünde çevirilen bir tiyatro hiç sır değildir. Olayların sır olmamasını ve aleni bir şekilde yapılmasını isteyenler olmasa, ilgili ve alakalı kişilerin “kafasına sıkılarak” “intihar süsü”, bu kişiler mercedesleriyle giderken “kamyon altına alınarak” “trafik kazası süsü” gibi yabancısı olmadığımız senaryoları şimdiye kadar birçok kez oynamışlardı.
-İstihbari mevzularda “bir doğru elli yalan” ile söylenir. Doğru ve yanlış ayırt edilemez hale gelene kadar buna devam edilir.
-“Dilini, dinini ve tarih bilincini kaybetmiş bir millet yok olmaya mahkumdur.” Mustafa Kemal
-Hazırdan beslenmeye alışan, hazır üzerinden geçinen ve hiçbir çalışma çabası sarfetmeyen toplumlar önce benliklerini sonra egemenliklerini son olarak da vatanlarını kaybetmeye mahkumdurlar.
-Birbirine kenetlenemeyen, birbiriyle iş yapamayan; yolda, sokakta gördüğü kişilere bırakın selamı güleryüz bile göstermeyen, muhatap olduğu herkesle savaşırcasına diyaloglar yürüten bir toplumun iletişim damarları kurumuştur.

Amerika’da yaşadığım 5 yıl sürecinde üsttekilerden ilk ikisi hariç, toplum ahlakını ilgilendiren şeylerin hepsinin Türkiye’dekinden tam tersi şeklinde yapıldığını gördüm.

-Amerikalılar dillerine aşıklar. Ne duyarlarsa onun Amerikancasını üretmeye bayılıyorlar, hobisi sadece kelime bilimi olan kişilerin özel radyo programları var. Adamlar oturup bir fiilin, sıfatın hangi bölgeden çıktığını, nasıl bir durumu tasfir etmek için çıkartıldığını teker teker irdeliyorlar ve bunun tarihini bilmekten, kullanmaktan büyük gurur duyuyorlar. Biz ise kendi dilimizde öğrendiğimiz 250-300 kelimeyle birbirimizle iletişim kurmaya ve kendimizi tam manasını bilmediğimiz yabancı tabirlerle ifade etmenin peşindeyiz.

-Eğitim düzenleri içinde ne kadar ortalama bir amerikalı cahil de kalıyor olsa, din bilgisi olarak hiç azımsanmayacak kadar bilgiye sahip oluyorlar. Bizdeki “sübhaneke ve cuma namazı” kültüründen çok daha öte, şu ana kadar benim konuştuğum Amerikalıların en ortalaması bile “bible’ı” incili birkez okumuş. Bizim en dindarlarımız bile Fatiha suresinin manasını bilmiyor.

-Tarih dedikleri şey 200 yıl diye dalga geçeriz. Ama bundan 10 yıl önce olmuş olayı tekrar tekrar anıp “geleneksel” hale getiriyorlar. Hani bizim “1. geleneksel türk pikniği” var ya, burada bunun sayısız örneği var. Geçen senelerde iki kez yaptıkları birşey varsa bu artık gelenek olarak kabul ediliyor ve aynen devam ediliyor. Bizde ise dağınıklık, düzensizlik ve gelenek / göreneklerine bağımlı olmamak en gavurcasıyla “cool”, en türkçesiyle “matah” birşey sayılıyor.

İmrendiğim ve bizde olmamasından büyük efes duyduğum birşey daha yapıyorlar. Bazı radyolar örneğin her sabah “ölmüş askerlerine 1 dakikalık saygı duruşu” veya onları selamlamayla açıyorlar. Osmanlı ve Türk milleti olarak sanırım bizler kadar ecdadında şehit olan başka bir toplum bu dünyada yoktur. Ama bizim radyolarımız en saçma selamlar ve soytarılıklarla başlar. Bizim şehitlerimiz anılmayı hiç mi hak etmiyorlar? “Vatan sağolsun” diye bağrına taş basan “şehit ailelerimiz” hiç mi saygı ve minnet hak etmiyor?

-Amerikaya geldiğim ilk sıralarda beni en çok şaşırtan yolda gelen, geçen herkesin selam vermesiydi. Burada 1 yıl kaldıktan sonra İstanbul’a ilk tatile gelişimde, Şikago ve Frankfurt hava alanları üzerinden Türkiye’ye geliyordum. Şikago’da insanlar halen başlarıyla ve sözlü olarak selam veriyorlardı. Frankfurtta uçaktan indim, İstanbul uçağının kalkacağı perona doğru yürürken yine sağda solda birkaç baş ile selam aldım verdim. İstanbul uçağının peronuna bir geldim, kimse birbirinin yüzüne bakmıyor bile. Göz göze gelir gibi olunduğu zaman gözler hemen kaçırılıyor, başka yerlere bakılıyor. Bir peron dolusu insan, “hiçbirimiz türk değilimiz”, “hiçbirimiz müslüman değiliz”, “hiçbirimiz İstanbul’a gitmiyoruz” şeklinde yaklaşık 1.5 saat oturduk. Hiç kimseyle selamlaşmadan İstanbul’a uçtuk.

Amerika ve Türkiye toplumlarının bu yazıya konu olan kısımlarının biyopsisini aldığım zaman elime maalesef gelen kısımlar bunlar. Bu yazıya konu olmayan hiç iyi yönümüz yok mu? Sürüyle. Ama bu kadar temel noktalarda kaybettiğimiz şeylerden sonra başarıya ulaşamıyoruz, dünya toplumları muvazenesinde ilk sıralara oynayamıyoruz.

3 Yolla Windows Vista/XP/2003 Biplemesini durdurun

Şu anda kullandığım laptopu aldığımdan beri (yaklaşık 4 aydır) sesi kısmak veya arttırmak istediğim her seferinde gıcık edici bir “BİP” sesi geliyordu. Eğer 10 yıl öncesine kadar bilgisayar kullanıyorduysanız, desktopların ön kısmında bir speaker gelirdi, oyunlarda filan en taş devri sesleri çıkartmak için kullanılırdı, işte onu kullanarak Windows’un biplemesine sebep olan etkileşimler halen kullanılıyor.

Eski masa üstü bilgisayarlardaki audio hopörlör (speaker)
Eski masa üstü bilgisayarlardaki audio hopörlör (speaker)

Bipleme sesi oldukça her seferinde sinirlerimin ritmi bozulsa da, bişey olmaz deyip geçiştiriyordum. Bugün oturdum araştırdım ve bununla ilgili çözümü buldum, sizlerle paylaşmak istedim.

3 metod şu şekilde:

1. kendi bilgisayarınızda, Başlat -> Çalıştır yapıp bu satırı yazın ve enter’a basın:

sc stop beep && sc config beep start= disabled

2. uzaktaki bir makina için yine aynı şekilde , Başlat -> Çalıştır yapıp bu satırı yazın ve enter’a basın:

sc \remoteMachine stop beep && sc \remoteMachine config beep start= disabled

3. Bilgisayarınızı başlatmanızı gerektiren bir metod:

net stop beep

Bende 1. metod gayet güzel işe yaradı ve windows’un bipleme sesi kesildi.

Kurtlar Vadisi Pusu başladı

Son bölümü ile nefesleri kesen efsane dizi, yeni yayın döneminde sürpriz bir atak ile kanal değiştirdi.. Artık izleyicisi ile star tv’de kurtlar vadisi gününde, kurtlar vadisi saatinde yayında olacak. Kurtlar Vadisi Pusu nun son bölümünde başbakan’ı kurtlarmaya giden polat alemdar iskender’in inanılmaz planına yenik düşerek başbakanın vurulmasını engelleyemeyip, iskender büyük’ün adamları tarafından vurulmuştu.. Memati, abdülhey ve muro’da nezarethane de hapis kalmışlar ve polat alemdar ın kaçmasına önderlik edip zan altında kalmışlardı. Ve kurtlar vadisi nin sürekli takipçilerini sevindirecek haber sonunda pana film’den geldi! Kurtlar vadisi pusu nun çekimlerine 15 Eylül’de başlanıyor ! Kurtlar vadisi pusu yeni sezonu na ekim ayında başlayacak! Kurtlar vadisi nin sürprizleri ise merak ediliyor.. Necati Şaşmaz’ın son katıldığı röportajlarda yeni sezonda çok daha atraksiyon dolu bir kurtlar vadisi nin seyircileri beklediğini söylüyor. Çekimkeri sona eren kurtlar vadisi gladio ise 20 kasım’da sinemalarda olacak. 2009 yılının yeni yayın döneminde süpriz bir dizi de kurtlar vadisi nin eski kanalı show tv den geldi! Ezel dizisi ile çok idaalı olan ay yapım ve show tv en az kurtlar vadisi kadar fenomen bir dizi olacağını idaa ediyordu.

3G İnternet Fiyatları ve Turk Telekom Adsl Karşılaştırması

3G İnternet maalesef Türkiye’ye bir soygun şeklinde getirildi. Amerika’da ve Dünyadaki fiyatlarına göre 2-3 katı fiyatla ve vergiyle gelen bu hizmetin fiyat ve özellik karşılaştırması şu şekilde.

3G’nin eksileri
 
– Yüksek iletişim maliyeti
– Görüntülü telefon vs. gibi seçenekler kullanıldığında pil ömrünün kısa sürmesi
– Baz istasyonu değiştirildiğinde iletişimin aksaması
– Aynı baz istasyonuna çok fazla 3G telefon bağlandığında iletişimin yavaşlaması

ADSL’in artıları

– Düşük maliyet
– Sürekli sabit ve istikrarlı bağlantı
– Hızlı bağlantı (1, 4, 8 mbit seçenekleri bulunuyor)

ADSL’in eksileri 
– Sabit telefon hattı gerektirmesi
– Eski hatlarda parazit ve yavaşlama sorunu


TTNet’in ADSL tarifeleri

Paket ADSL Bağlantı Hızı Aylık Kullanım Kotası (GB) Aylık Ücret
NET4 8 Mbps’ye kadar 4 GB 29 TL
NET4 (Plus) 8 Mbps’ye kadar 4 GB 31 TL
NET6 8 Mbps’ye kadar 6 GB 39 TL
NETLıMıTSıZ 8 Mbps’ye kadar Limitsiz 49 TL

Vodafone 3G tarifeleri

Ön ödemeli abonelikler (Kontörle kullanım)
Tarife Hız Ücret Kota aşım ücreti
Standart tarife 1Mbps’ye kadar 150 KB’ı 1 kontör Kota aşımı yok; kullanılan veri kadar ödeme
Aylık 250 MB 1Mbps’ye kadar 70 kontör 100 MB’ı 35 kontör
Aylık 1 GB 7.2Mbps’ye kadar 175 kontör 100 MB’ı 35 kontör
Günlük limitsiz 35 kontör 35 kontör 250 MB Adil kullanım sınırı sonrası 128 Kbps’ye kadar

Faturalı abonelikler
Tarife Hız Ücret Kota aşım ücreti
Standart tarife 1Mbps’ye kadar 100 KB’ı 9 Kuruş Kota aşımı yok; kullanılan veri kadar ödeme
Aylık 250 MB 1Mbps’ye kadar 10 TL 100 MB’ı 5 TL
Aylık 1 GB 7.2Mbps’ye kadar 30 TL 100 MB’ı 5 TL
Aylık 1 GB 7.2Mbps’ye kadar 50 TL 100 MB’ı 5 TL
Günlük limitsiz 7.2Mbps’ye kadar 5 TL 250 MB Adil kullanım sınırı sonrası 128 Kbps’ye kadar

Avea 3G tarifeleri

HoşGeldin Standart Süper
30 dakika Görüntülü Konuş 60 dakika Görüntülü Konuş 150 dakika Görüntülü Konuş
1 saat ücretsiz Avea Mobilvizyon (~50MB) 3 saat ücretsiz Avea Mobilvizyon (~150MB) 5 saat ücretsiz Avea Mobilvizyon (~500MB)
100MB ınternet 250MB ınternet 500MB ınternet
Seç ızle: 1 ıçerik Seç ızle: 2 ıçerik Seç ızle: 3 ıçerik
  HoşGeldin Standart Süper
Faturalı hatlar 7 TL (KDV ve ÖıV dahil) 17 TL (KDV ve ÖıV dahil) 27 TL (KDV ve ÖıV dahil)
Faturasız hatlar 40 Kontör 100 Kontör 160 Kontör
  HoşGeldin Standart Süper
Abonelik HOS STANDART SUPER

Turkcell 3G tarifeleri

Ürün & Servis Paket Servis Kampanya Paket Aşım Ücreti
Faturalı 3G ınternet 1 GB 29 TL 24 ay taahüt ile VINN 3G modem hediye ve ilk üç ay 19 TL 5 kuruş / MB
  4 GB 39 TL 24 ay taahüt ile VINN 3G modem hediye ve ilk üç ay 19 TL  
  8 GB 69 TL 24 ay taahüt ile VINN 3G modem hediye  
Faturasız Haftalık 1 GB 19TL    
  Aylık 4 GB 49 TL    
Cepten ınternet 100 MB 9.38 TL / 65 kontör ılk 3 ay 30 kontör 5 kuruş / MB

Turkcell 3G Internet fiyatlarını açıkladı

(Güncelleme: 24/07/11: Bu yazı Turkcell’in açıkladığı fiyatların ne kadar pahalı olduğu ve milletimizi yine soyma hesabında olduğuyla alakalı. Yazının altında VINN kullanırken kazıklanan ve zarar gören Turkcell müşterilerinin yorumları var. Güncel fiyatları öğrenmek istiyorsanız Turkcell.com.tr’den bakınız.
http://www.turkcell.com.tr/bireysel/Sayfalar/internet/cepteninternet/genel.aspx)

Turkcell 3G internet fiyatlarını açıkladı tabi yine hayal kırıklığı. 3G cep telefonunda internet olması gerekirken, modemini, laptopunu satıp insanların evlerine girmeye çalışıyorlar ve limitler aşıldığı zaman astronomik rakamlarla faturalar hazırlanıyor. Benim hayal kırıklığım “sınırsız” 3G paketi çıkartmış olmamaları. Başlattıkları bu terbiyesizliğin adı Vınn 3G olmuş oldu. Amerika’da ve Dünyada fiyatlarını bu sitede defaatle yazdım, 8 GB limit diye koydukları 69 TL’lik pakete Amerika’da sınırsız 3G internet sunulurken, Turkcell bunu 8 GB ile satıyor. Üstüne çıkılırsa “Paket aşım ücreti 0,050 TL/MB.” yani 1 GB için 50 YTL ödenmesini ön görüyorlar.

Çıkarttıkları fiyatların altına küçük harflerle küçük harflerle düştükleri şu notlara çok dikkat:
Aylık paket tutarı dışında 31,1TL tutarındaki “yeni tesisi özel iletişim vergisi” ve kampanya sözleşmesinden doğan damga vergisi ilk faturanıza yansır.
Ayrıca TGM Ruhsat (yıllık 12 TL) ve TGM Kullanım (Aylık 1 TL) vergileri de faturanıza yansır.
İndirilen ve Yüklenilen (Download – Upload) veri İnternet Paketinden düşer.

Son madde çok tehlikeli. Attığınız email, yaptığınız yazışmalar, yani havada uçan ne varsa limitinizden düşüyor. Türk Telekomu çok küfredildi, çok tenkit edildi ama adamlar upload kısmını limite katmadılar. Turkcell 3G fiyatlarında bu da dahil olduğu için limitler çok kısa sürede uçup gidecektir. 24 Aylık kontrat yaptığınız için arada çıkmanıza da müsade etmeyecekler.

Turkcell 3G İnternet en düşük paketinin 2 yıllık fiyatı

Dolayısıyla Turkcell 3G internet’in en düşük (19 TL) paketini aldığınızı varsayarsak 24 ay sürecinde ödemek zorunda kalacağınız miktar:
İlk ay:
-Vınn modem: 150 TL (109 USD en düşüğünü seçtim)
-Yeni tesis vergisi: 31,1 TL
-TGM ruhsat: 12 TL
-Aylık fatura tutarı: 19 TL

Toplam: 212,1 TL (ilk ay faturası)
2 ay x 19 TL = 38 TL (kampanyalı 2 ay faturası)
9 ay x 29 TL = 261 TL

1. Yıl faturası toplam: 511,1 TL

TGM ruhsat tekrar alıcaklar: 12 TL
12 ay x 29 TL = 348 TL
2. Yıl faturası toplam: 360 TL

2 yılda toplam ödenecek miktar: 871 TL

Turkcell 3G İnternet en pahalı paketinin 2 yıllık fiyatı

Turkcell 3G internet’in en yüksek paketi (69 TL) paketini aldığınızı varsayarsak 24 ay sürecinde ödemek zorunda kalacağınız miktar:
İlk ay:
-Vınn modem: 150 TL (109 USD en düşüğünü seçtim)
-Yeni tesis vergisi: 31,1 TL
-TGM ruhsat: 12 TL
-Aylık fatura tutarı: 69 TL

Toplam: 262,3 TL (ilk ay faturası)
11 ay x 69 TL = 759 TL

1. Yıl faturası toplam: 1021,3 TL

TGM ruhsat tekrar alıcaklar: 12 TL
12 ay x 69 TL = 828 TL
2. Yıl faturası toplam: 840 TL

8 GB lık paket için 2 yılda ödenecek toplam: 1599 TL
Yani iki yılda 871 TL Turkcell 3G internet alan herkesten gacurtlucaklar ki çok büyük terbiyesizlik. Neden mi? 871 TL’nin şu anki dolar kuru takriben 620 dolara tekabül ediyor, 24 aya böldüğünüz zaman aylık 1 GB için aylık 25 dolar ödüyorsunuz.

İki yıllık 8 GB’lık paketi 1599 TL ye kazıklıyorlar. Dolar karşılığı 2 yıllık 1140 dolar, aylık dolar karşılığı 47.5 dolar.

Amerika’da bu paketin SINIRSIZI 60 dolar. Burada yaptıkları bir soytarılık daha, 3G modemi de kendileri satıyorlar. Oradan da kar ediyorlar, ye kürküm ye yani. Bence bu fiyatların tüketici mahkemelerine götürülüp, insancıl seviyelere çekilmesini temin etmek gerekir.

Soygunun yeni adı: Turkcell 3G internet

Vınn 3G İnternet Paketi Aylık Ücret Taahhüt Süresi Kampanya
3G modemi E176 1 GB 29 TL 24 Ay ilk 3 ay 19 TL
3G modemi E176 4 GB 39 TL 24 Ay ilk 3 ay 19 TL
3G modemi E176 8 GB 69 TL 24 Ay –
3G modemi E180 1 GB 29 TL 24 Ay 2GB SD Kart hediye
3G modemi E180 4 GB 39 TL 24 Ay 2GB SD Kart hediye
3G modemi E180 8 GB 69 TL 24 Ay 2GB SD Kart hediye

Cihaz Paket Taahhüt Süresi
1 GB internet paketi 4 GB internet paketi
HP Compaq Mini-Note 110 69 TL 79 TL 24 Ay
HP Pavilion dv2 Notebook 99 TL 109 TL 24 Ay

css.php