3G internet! teknolojinin ulaştığı son nokta, gemide seyahat ederken dalgaların tuzlu esintisiyle arkadaşlarınızla webcamle konuşabileceğiniz teknoloji. Bunlar hep harika. “Turkcell 3G, gerçek hızın adı”, “hayatın tadı”.
Ama Türkiye’de bu teknoloji büyük bir külfet ve zulümden başka birşey değil. Hiç dahil olmak istemeyeceğiniz fiyatlar ve yapacağınız anlaşmalarla, hiç istemeyeceğiniz bir külfeti omuzlarınıza yükleyeceksiniz. Teker teker aşağıda sebeplerimizi listeleyelim:
2 yıl boyunca çıkamayacağınız bir kontrat
2 yıllık kontrat imzalamak ZORUNDASINIZ kontrattan
Ç-I-K-A-M-A-Z-S-I-N-I-Z
Aylık fiyatlar faso fiso, 2 yıl içinde şunları ödeyeceksiniz:
Turkcell 3G 1 GB (en ucuz paket) 2 yılda en az: 871 TL
Turkcell 3G 8 GB (en pahalı paket) 2 yılda en az: 1599 TL
Limitleri aşarsanız: “Paket aşım ücreti 0,050 TL/MB.” yani 1 GB için 50 YTL.
Aşmam diyorsanız alta eklediğim okuyucu yorumlarını ve “Turkcell 3G Internet fiyatlarını açıkladı” yazımın altındaki yorumları okuyun.
Astronomik faturalar
Yorum # 18 serhat 10-12-2009
ilk ayki faturam :
kota aştınız dediler gelen : 45
2nci ay kota aştınız gelen : 45
3ncü ay kota aştınız gelen : 133
4n ay (Henüz kotayı aşmama 2 gb var) gelen : 70 ytl.
Bu nasıl bir soygundur arkadaşlar hiç mi yapabileceğimiz bir şey yok buna.
3G internete geçtim kullanmadığım halde kota dolup taşıyor
Yorum # 8 şevket 19-08-2009
KANMAYIN ARKADAŞLAR HEPSİ UYDURMA
Ben 2003 yılından beri 4 gb kotalı ADSL kullanıyordum. Ve 6 sene boyunca hiçbir zaman kotayı dolduramadım. Aylık ödediğim fiyat 29 TL + telefona ödediğim sabit ücret olan 9.75 TL idi.
Turkcell 3G de aynı (2 yıl anlaşmalı 4 GB kotalı) fiyata geliyor ve daha hızlı düşüncesiyle gittim 2 yıl anlaşmalı 4 GB kotalı paketi aldım. Fakat gördüm ki hızı hiç de öyle reklamlarda anlatılanlar gibi değil. Ve her yerde 3G hızı ile bağlanamıyorsunuz. Benim ofisim E5 üzerinde şirinevlerde. Ve cam kenarı dışında bir yerde çekmiyor.
8 gün kullanımla 4 GB kotayı doldurmuşum nasıl oldu anlamadım. 6 senede ADSL ile dolduramadığım Aylık 4 GB lık kotayı 8 GÜNDE DOLDURMUŞUM. Bunun üzerine bir yanlışlık vardır herhalde diye turkcell müşteri hizmetlerini aradım fakat biri öbürüne aktarıyor öteki berikine neyse tam 1 saat 28 dakikanın sonunda bir kişiye bağladılar beni. O da sistem çok yavaş ekranım şu anda açılmıyor cevabını verdi.
DİYECEĞİM ŞU Kİ; REKLAMLARA KANMAYALIM, ALDATILMAYALIM.
3G aldım ama kapsama alanı dışındayım, 24 aya imza attım, çıkamıyorum
Yorum # 26 mehmet ali 30-12-2009
Vınn hızıyla soygun yeni moda. 4 aylık 3G internet kullanıcısıyım ne yazıkki soyguna uğrayan diğer 3g kullanıcıları gibi kotayı aşamadım çünkü benim bulunduğum bölgede 3g çekmiyor. Turkcellin haraca bağladığını, 24 ay keriz gibi bu parayı benden seve seve olmasada paşa paşa alacaklarını memnuniyetle müşteri hizmetleri arkadaşlarımız doğrudan söyleyemeselerde dolaylı yoldan alacaklarını söylediler. Biz 3G internet kullanıcısı olarak büyük balık küçük balığı vınnnnnnn hızıyla yutar kampanyasından 24 ay boyunca yararlanmış olduk veya olacağız. SESİMİZİ BİRAN ÖNCE DUYURMAMIZ GEREKİYOR
(Not: Bu yazıyı yoruma kapatıyorum. Yorumların tek bir sayfaya yazılması ve takip edilebilmesi için lütfen Turkcell 3G Internet fiyatlarını açıkladı yazısının altına yorumlarınızı yazınız.
Bilgisayarımda eski-yeni, türkçe-yabancı her telden toplam 5500 tane mp3 var. Lise yıllarımda bilgisayar başında boş vakit geçirdiğim zamanlarda oturur bu parçaları,
- Türkçe
- Pop
- Rock
- Favorilerim
- …
- Yabancı
- Pop
- Rock
- Favorilerim
- …
diye organize ederdim. Ne arıyorsam hemen bulmamı kolaylaştırırdı. Ama son zamanlarda hem bilgisayarlarımda sık sık problem olmasından hem de vakit darlığından mp3 diye bir dizin ve onun altına karmakarışık atılmış onlarca dizin bulunuyor.
Hafta sonu oturdum ve bu mp3′leri eski düzen organize etmeye başladım. Ama albüm albüm indirdiğim için çok sayıda parça ve aralarından bir sürü sevmediğim müzik var. Ben de oturdum önce bu kötü parçaları aradan temizlemenin yollarını aramaya başladım.
1997 de ilk çıktığında Winamp‘ın “dosya silme” özelliği de vardı ama sonra bir daha özelliği göremedim. Dün araştırırken tam da bu işi yapmak için Winamp üzerinde çalışan bir eklenti buldum.
Çalan parçayı silmek için kullandığım eklentinin adı: Delete Current Song (Çalan parçayı sil) http://www.winamp.com/plugin/deletecurrentsong/110040
Sevmediğiniz parçaları dinlerken hard diskinizden silmek istiyorsanız şunları yapabilirsiniz:
-Temizlemek istediğiniz parçaların hepsini Winamp listenize ekliyorsunuz, bunun için Windows Ara / Bul’u (Windows tuşu + F) kullanabilirsiniz.

-Eklentiyi kurduktan sonra Winamp ayarlar kısmından, eklentiye kısa yol tuşu ekliyorsunuz. Winamp ayarlara girmek için, Winamp penceresinde “Ctrl – P” kısayolunu kullanabilirsiniz. Orada “Plug-ins” -> “General Purpose” un altında “DeleteCurrentSong” eklentisinin üstüne tıklayıp, “Configure selected plug-in” diyorsunuz.

Bu kısım biraz yeni teknolojilere göre geri kalmış. Kısa yol tuşunu belirledikten sonra (örn: Windows – Q tuşu) dosya ismi girip, “Save Settings” yapmanız gerekiyor.

Bu aşamayı da geçtikten sonra listenizdeki parçaları temizlemeye başlayabilirsiniz. Çalan parçayı beğenmediniz mi benim örneğimde “Windows – Q” tuşu ile direk hard diskinizden siliyorsunuz ve listenizdeki bir sonraki müzik çalmaya başlıyor.
Garip bir dönemden geçiyoruz, garipliklerin önü var sonu yok. Bu yazıda uzun uzadıya köşe yazarları gibi esameler yürütmek istemiyorum. Daha faydalı olacağına inandığım, düşüncelerime temel oluşturan birkaç temel bakış açımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu temel açıları hepimizin benimsemesi ve halk olarak bu bilinçte olmamız bence çok faydalı olur.
-İki kişinin bildiği sır değildir. Bir milletin gözünün önünde çevirilen bir tiyatro hiç sır değildir. Olayların sır olmamasını ve aleni bir şekilde yapılmasını isteyenler olmasa, ilgili ve alakalı kişilerin “kafasına sıkılarak” “intihar süsü”, bu kişiler mercedesleriyle giderken “kamyon altına alınarak” “trafik kazası süsü” gibi yabancısı olmadığımız senaryoları şimdiye kadar birçok kez oynamışlardı.
-İstihbari mevzularda “bir doğru elli yalan” ile söylenir. Doğru ve yanlış ayırt edilemez hale gelene kadar buna devam edilir.
-”Dilini, dinini ve tarih bilincini kaybetmiş bir millet yok olmaya mahkumdur.” Mustafa Kemal
-Hazırdan beslenmeye alışan, hazır üzerinden geçinen ve hiçbir çalışma çabası sarfetmeyen toplumlar önce benliklerini sonra egemenliklerini son olarak da vatanlarını kaybetmeye mahkumdurlar.
-Birbirine kenetlenemeyen, birbiriyle iş yapamayan; yolda, sokakta gördüğü kişilere bırakın selamı güleryüz bile göstermeyen, muhatap olduğu herkesle savaşırcasına diyaloglar yürüten bir toplumun iletişim damarları kurumuştur.
Amerika’da yaşadığım 5 yıl sürecinde üsttekilerden ilk ikisi hariç, toplum ahlakını ilgilendiren şeylerin hepsinin Türkiye’dekinden tam tersi şeklinde yapıldığını gördüm.
-Amerikalılar dillerine aşıklar. Ne duyarlarsa onun Amerikancasını üretmeye bayılıyorlar, hobisi sadece kelime bilimi olan kişilerin özel radyo programları var. Adamlar oturup bir fiilin, sıfatın hangi bölgeden çıktığını, nasıl bir durumu tasfir etmek için çıkartıldığını teker teker irdeliyorlar ve bunun tarihini bilmekten, kullanmaktan büyük gurur duyuyorlar. Biz ise kendi dilimizde öğrendiğimiz 250-300 kelimeyle birbirimizle iletişim kurmaya ve kendimizi tam manasını bilmediğimiz yabancı tabirlerle ifade etmenin peşindeyiz.
-Eğitim düzenleri içinde ne kadar ortalama bir amerikalı cahil de kalıyor olsa, din bilgisi olarak hiç azımsanmayacak kadar bilgiye sahip oluyorlar. Bizdeki “sübhaneke ve cuma namazı” kültüründen çok daha öte, şu ana kadar benim konuştuğum Amerikalıların en ortalaması bile “bible’ı” incili birkez okumuş. Bizim en dindarlarımız bile Fatiha suresinin manasını bilmiyor.
-Tarih dedikleri şey 200 yıl diye dalga geçeriz. Ama bundan 10 yıl önce olmuş olayı tekrar tekrar anıp “geleneksel” hale getiriyorlar. Hani bizim “1. geleneksel türk pikniği” var ya, burada bunun sayısız örneği var. Geçen senelerde iki kez yaptıkları birşey varsa bu artık gelenek olarak kabul ediliyor ve aynen devam ediliyor. Bizde ise dağınıklık, düzensizlik ve gelenek / göreneklerine bağımlı olmamak en gavurcasıyla “cool”, en türkçesiyle “matah” birşey sayılıyor.
İmrendiğim ve bizde olmamasından büyük efes duyduğum birşey daha yapıyorlar. Bazı radyolar örneğin her sabah “ölmüş askerlerine 1 dakikalık saygı duruşu” veya onları selamlamayla açıyorlar. Osmanlı ve Türk milleti olarak sanırım bizler kadar ecdadında şehit olan başka bir toplum bu dünyada yoktur. Ama bizim radyolarımız en saçma selamlar ve soytarılıklarla başlar. Bizim şehitlerimiz anılmayı hiç mi hak etmiyorlar? “Vatan sağolsun” diye bağrına taş basan “şehit ailelerimiz” hiç mi saygı ve minnet hak etmiyor?
-Amerikaya geldiğim ilk sıralarda beni en çok şaşırtan yolda gelen, geçen herkesin selam vermesiydi. Burada 1 yıl kaldıktan sonra İstanbul’a ilk tatile gelişimde, Şikago ve Frankfurt hava alanları üzerinden Türkiye’ye geliyordum. Şikago’da insanlar halen başlarıyla ve sözlü olarak selam veriyorlardı. Frankfurtta uçaktan indim, İstanbul uçağının kalkacağı perona doğru yürürken yine sağda solda birkaç baş ile selam aldım verdim. İstanbul uçağının peronuna bir geldim, kimse birbirinin yüzüne bakmıyor bile. Göz göze gelir gibi olunduğu zaman gözler hemen kaçırılıyor, başka yerlere bakılıyor. Bir peron dolusu insan, “hiçbirimiz türk değilimiz”, “hiçbirimiz müslüman değiliz”, “hiçbirimiz İstanbul’a gitmiyoruz” şeklinde yaklaşık 1.5 saat oturduk. Hiç kimseyle selamlaşmadan İstanbul’a uçtuk.
Amerika ve Türkiye toplumlarının bu yazıya konu olan kısımlarının biyopsisini aldığım zaman elime maalesef gelen kısımlar bunlar. Bu yazıya konu olmayan hiç iyi yönümüz yok mu? Sürüyle. Ama bu kadar temel noktalarda kaybettiğimiz şeylerden sonra başarıya ulaşamıyoruz, dünya toplumları muvazenesinde ilk sıralara oynayamıyoruz.
Enstrümantel müzikten hoşlanıyorsanız ve müziğin sizi rahatlatmasından daha çok zevk alıyorsanız, http://forum.enstrumantal.net/ sitesine bir göz atmanızı hatta takip etmenizi tavsiye ederim. Forum sayfalarında albüm kısmına bakarsanız, görmediğiniz, adını dahi duymadığınız birçok sanatçının albümlerini bulabilirsiniz.
Şu anda kullandığım laptopu aldığımdan beri (yaklaşık 4 aydır) sesi kısmak veya arttırmak istediğim her seferinde gıcık edici bir “BİP” sesi geliyordu. Eğer 10 yıl öncesine kadar bilgisayar kullanıyorduysanız, desktopların ön kısmında bir speaker gelirdi, oyunlarda filan en taş devri sesleri çıkartmak için kullanılırdı, işte onu kullanarak Windows’un biplemesine sebep olan etkileşimler halen kullanılıyor.

Eski masa üstü bilgisayarlardaki audio hopörlör (speaker)
Bipleme sesi oldukça her seferinde sinirlerimin ritmi bozulsa da, bişey olmaz deyip geçiştiriyordum. Bugün oturdum araştırdım ve bununla ilgili çözümü buldum, sizlerle paylaşmak istedim.
3 metod şu şekilde:
1. kendi bilgisayarınızda, Başlat -> Çalıştır yapıp bu satırı yazın ve enter’a basın:
sc stop beep && sc config beep start= disabled
2. uzaktaki bir makina için yine aynı şekilde , Başlat -> Çalıştır yapıp bu satırı yazın ve enter’a basın:
sc \remoteMachine stop beep && sc \remoteMachine config beep start= disabled
3. Bilgisayarınızı başlatmanızı gerektiren bir metod:
net stop beep
Bende 1. metod gayet güzel işe yaradı ve windows’un bipleme sesi kesildi.
Son bölümü ile nefesleri kesen efsane dizi, yeni yayın döneminde sürpriz bir atak ile kanal değiştirdi.. Artık izleyicisi ile star tv’de kurtlar vadisi gününde, kurtlar vadisi saatinde yayında olacak. Kurtlar Vadisi Pusu nun son bölümünde başbakan’ı kurtlarmaya giden polat alemdar iskender’in inanılmaz planına yenik düşerek başbakanın vurulmasını engelleyemeyip, iskender büyük’ün adamları tarafından vurulmuştu.. Memati, abdülhey ve muro’da nezarethane de hapis kalmışlar ve polat alemdar ın kaçmasına önderlik edip zan altında kalmışlardı. Ve kurtlar vadisi nin sürekli takipçilerini sevindirecek haber sonunda pana film’den geldi! Kurtlar vadisi pusu nun çekimlerine 15 Eylül’de başlanıyor ! Kurtlar vadisi pusu yeni sezonu na ekim ayında başlayacak! Kurtlar vadisi nin sürprizleri ise merak ediliyor.. Necati Şaşmaz’ın son katıldığı röportajlarda yeni sezonda çok daha atraksiyon dolu bir kurtlar vadisi nin seyircileri beklediğini söylüyor. Çekimkeri sona eren kurtlar vadisi gladio ise 20 kasım’da sinemalarda olacak. 2009 yılının yeni yayın döneminde süpriz bir dizi de kurtlar vadisi nin eski kanalı show tv den geldi! Ezel dizisi ile çok idaalı olan ay yapım ve show tv en az kurtlar vadisi kadar fenomen bir dizi olacağını idaa ediyordu.