İçeriğe atla

Nasıl ilerleriz?

Duygu ve düşüncemiz, Amerika’ya, Çin’e, Rusya’ya, Hindistan’a dünyanın neresine gidersek gidelim, insan yapımı olan ne varsa onun ana yapıtaşını öğrenip, Türkiye’ye gelip üretmek olmadıkça hiçbir yere ulaşamayız.

Amerika tink-tankleri ve istihbarat birimleri 21. yüzyılda “sanal savaşları”, “uzay savaşları” için hazırlık yapıyor. 7500 mil öteden (Kaliforniya merkezinden Afganistana olan mesafe) insansız hava araçlarıyla, yerden 10 km. yükseklikten Afganistan’daki hedef belirledikleri yerleri bombalıyorlar. Uzaya özel firmaların uzay cihazı yapıp adam göndermesini planlıyorlar. Ay’a üst inşa etme, orayı işgal etme planları yapıyorlar.

Bu noktalara nasıl geliyorlar? “Hiç ölmeyecek gibi çalışmakla” ve devamlı araştırma yaparak. İşin ilginç tarafı araştırma makalelerinin birçoğu internette mevcut. Doğru dürüst ingilizce öğrenen, ufkuna bunları geliştirmeyi koyan, doğru bilimlerle donanmış kişilerin bunları yapabilmelerinin önünde hiçbirşey bulunmamaktadır.

Bundan önce “IEEE ve Diğer Akademik Kaynaklar” şeklinde yazdığım makaleyle ilgili 1 tane bile email almamak ama günlük “1000 in üstünde” “msn şifremi unuttum” diye siteyi ziyaret edenlerin olması, geçmişimizle ve geleceğimizle ne kadar gururlanabileceğimizin ilginç bir göstergesidir.

Filistin’e yaptıklarından dolayı nefret ettiğimiz İsrail’i yerden yere vursak da, yaptıkları araştırmalarla 50 yıl içinde geldikleri noktayı bahsetmemek tam manasıyla haksızlık olur. Biz nerdeyiz? Darbecilerin bize yaptıklarıyla şikayetlerde, bizi geriye götürdükleriyle. Nasılsak öyle yönetiliriz. Kütüphanelerdeki bütün kitapları okuduk ve toplum olarak çok entellektüel bir seviyeye geldik ve çocuklarımızı farklı türde yetiştirdik de mi bu hallerdeyiz? Yoksa kendi menfaatimiz, bencilliğimiz ve perişanlığımızın peşinden koşturup hiçbirşey yapmamızdan ve başımıza çakalların geçmesinden dolayı mı?

Nasıl ilerleriz?” üzerine bir yorum

  1. Büşra der ki:

    Çok güzel yazmışsınız.Milletimiz siyasetle ilgilendiği kadar dünyada herhangi birşeyle ilgilense o konuda bir numara haline gelirdik diye düşünüyorum.Oysa şu çok açık ki halk profili değişmedikçe , yönetim profili de asla değişmeyecektir.Ayrıca İsraille ilgili yazdıklarınıza da sonsuz katılıyorum.Devlet yönetim tarzlarını tasvip etmesem de ,ilerleyişlerine imreniyorum.Umarım benim istediğinde zekasıyla çok şey başarabileceğine hep inandığım halkım da bir gün siyaseti futbol yandaşlığından ayırıp, kimin hangi renkte olduğunu kavrayayım derken sahada ki oyundan bihaber olmaktan vazgeçer ve hem kendisine hem de dünya halklarına fayda üretmeye başlar.Teşekkürler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

css.php