İçeriğe atla

IT Devrimi ve Biz -1

Türkiye’de oynanan oyunları, karıştırılan kazanları uzaktan da olsa üzülerek takip ediyorum. Buradaki arkadaşlarla da görüşmelerimizde aynı düşünceleri paylaşıyoruz ve son olayların, provokolerin sadece ülkemizdeki birlik ve beraberliği hedef aldığı kanısını taşıyoruz.

Bunun sıkıntısını düşünürken, Türkiye’de şartları ve durumları daha iyi hale getirmek için neler yapılabilirin cevabını değerlendirmek istedim. Dünya’nın tarihi daha ne kadar sürer bilinmez fakat bizden sonra gelen nesiller ve eğer yüzyıllar geçmesi durumu söz konusu olursa, 20. yüzyıl savaşlar ve buluşlar yüzyılı olarak değerlendirilicektir diye düşünüyorum. Savaşlar… Neredeyse bütün dünyanın birbirine girdiği ve adına “Dünya Savaşı” verilen, 1. Dünya Savaşı (World War I) ve 2. Dünya Savaşı(World War II). İngilizceleri ile birlikte yazdım çünkü bütün dillerde bu savaşlar, Dünya savaşları olarak yer aldı.

20. yüzyıl savaşlarının nedeni aslında bir nokta da, endüstriyel devrimdi. Devrimlerini tamamlamış ülkeler, artık mahmuzları ellerine almak istiyorlardı ve aldılar da… Savaşlar bizim topraklarımızda öksüz bir ülke kurulmasına neden oldu. Öksüzlüğü, Osmanlı’dan Türkiye’ye büyük bir hazine kalmamasından kaynaklanıyordu. Son resime baktığımızda, endüstri devrimini kaçırmış, yönetim biçimini, eğitim biçimini, rejim biçimini ve yaşam stilini değiştirmiş yeni bir ülke ile ülkeler yarışında yerimizi aldık.

21. yüzyıla kadar, ülkemizde taşlar yerine oturtulmadı(!) ve son olan olaylarla; ülkemiz ve bu vatanın evlatları; rejim kavgaları adı altında yeni kavgalara, yeni sürtüşmelere ve zaman kayıplarına sürükleniyor. Biz bunlarla uğraştırılıp, zamanımız çarçur edilirken, ülkemizin dışında yeni bir devrim yaşanıyor. IT Devrimi Endüstri devrimini tamamlamış toplumlar, daha iyi olabilmenin arayışları içinde iken farkında olmadan, belki de kendilerinden de büyük, yeni bir dev ortaya çıkardılar. IT (information technology = Bilişim Teknolojisi). Bu devrimin şartları da, kendisi gibi farklı. Endüstri devriminde mühendislik ve insan gücü birleşimi bir sonuç ortaya konurken, artık konuşulan konu “Beyin Gücü“. Gelişen insanoğlu, makineler sayesinde yakaladıkları verimliliği, bilişim teknolojisi sayesinde bir üst noktaya taşımaya çalışıyorlar. Bu devrimin kendisi de, kuralları da, gerektirdikleri de yeni ve bu yeni oyun herkes için yeni. Bir nevi, bizim gibi Endüstri devrimini yakalayamamış ülkelere ikinci bir şans vadedildi…

Biz maalesef bu oyunda şu ana kadar aktif rol almadık, alamadık. Eğitim sistemimizin çarpıklığı ve bunun doğruduğu sonuçlar ile ortaya çıkan durum tek kelimeyle ifade edilebilir, girişimsizlik (girimcilik eksikliği). Girişimcilik, şu anda dünya arenasında görülen bütün devlerin çıkış noktası. IT devi olarak görülen microsoft’un kurucusu Bill Gates popüler ve ülkemizde bilinen bir kişi olduğu için örnek verilebecek kişilerden birisi. Yukarıda ifade ettiğim gibi; ülkemiz, endüstri devrimini gerçekleştirememiş olabilir fakat IT devrimi halen sürüyor ve ihtiyaçlar devam ettikçe bu süreç devam edecek. Bizim, ülke olarak bu devrimde alacağımız rol bana göre Yazılım dır. Yazılım alanı, kurulum aşamasında koca koca iş makinaları, araçlar v.s. gibi şeyler alınacak, büyük yatırımlar gerektirecek birşey değil, sadece insan gücü ve bilgisayara dayalı bir endüstri. Ülkemizin top yekün bu rolü yerine getirmesi ilk bakışta çok zor gözüküyor olabilir. Ama Hindistan örneği, Amerikaya gelen herkes için çarpıcı, iç geçirtici bazen de kıskandırıcı bir örnek.

Hindistan, İran-Amerika gerginliği sonrasında, ABD’nin menfaatleri değerlendirildiği için yeni yeni dost ülke gibi değerlendiriliyor ama bundan evvel vatandaşlarının ABD’ye girişi, ABD’de çalışması yönünden yasaklı ülkeler arasında gösteriliyordu. ABD’ye hayatları pahasına gönderdikleri gençleri sayesinde, Amerika’dan büyük paraları ülkelerine aktarıyorlar. Birçok kez arkadaşlarıma anlattığım gibi, Hindistanlılar buraya akın akın geliyor. Bütün okulların mühendislik bölümlerinde okuyan master ve doktora öğrencilerinin %80’i veya fazlası Hindistanlı. Aileleri çok fakir olmasına rağmen, çocuklarının ABD’ye gelmesi için devletten 15.000$ civarında kredi alıyorlar. Bu para Hindistanda, Türkiye’de ifade ettiğinden daha fazla yekün ifade ediyor, ama bunu göze alıyorlar. Çocukları buraya geldiği zaman, fakirliğin verdiği azimle çok sıkı çalışıyorlar ve diğer hintlilerle bütün sınav ve ödevlerde iş birliği yapıyorlar ve en iyi skorları elde ediyorlar. 2 dönemlik paraları, ülkelerinden getirdikleri para ile karşılandıktan sonra ABD’de staj bakmaya başlıyorlar. Master ve doktora seviyesinde oldukları için, aldıkları maaşlar, firmaların çalışanlarına verdikleri normal miktarlar seviyesinde oluyor. Burada kazandıkları para ile okullarının kalan parasını bitiriyorlar ve okul bitiminde daha iyi bir işe geçiyorlar. Anlatmak istediğim mevzu bu değil fakat anlatmaya devam edeceğim, Hindistanın şu anki durumunu ifade etmek için bu ayrıntılardan bahsetmem gerekiyordu.

Amerika’da 7/24 destek hizmeti veren firmaların %99’u Hindistan ile çalışıyor. Gündüz saatlerinde amerikalı iş yerine geliyor ve görevini yerine getiriyor. Gün bitiminde, Hindistan- Amerika arasında çekilen ve çoğunluğu Hindistan tarafından desteklenen hızlı veri aktarım kabloları sayesinden, bu tür firmaların bütün destek çağrıları VoIP üzerinden Hindistana yönlendiriliyor. Amerika’dan siz bankanızı yada ürün aldığınız firmanızın destek telefonunu aradığınız zaman karşınızda Hintli aksanı ile konuşan, Hindistanda yaşayan vatandaş çıkıyor.
Burada

  • Hindistandan ABD’ye gelen kişilerin öğrencilikleri esnasında Amerikayı çok iyi çözmeleri, markette çalışan sayısal çoğunluklarının olması ve kilit noktalara Hintlilierin yerleşmesi
  • Hindistandaki nüfusun ingilizce bilmesi

büyük önem taşıyor. Amerikan firmasında yükselip kilit noktalarda yer tutan hintliler, iş gereksinimi olduğu zaman, Hindistanı hiç unutmuyor. Ayrıca Hindistandan devamlı yeni mallar ve eleman getirmek için çabalıyorla.

7/24 destek plazalarının haricinde, burada firma kuran hintliler sayesinde, ABD-Hindistan arasında yazılım projeleri geliştirilmesi gerçeği size de sanırım hiç yabancı değildir. Burada kurdukları firmada, gündüz yerleştirdikleri hintliler bütün gün çalışıp yazılım geliştirmeyi sağladıktan sonra, üzerinde çalışan datalar Hindistana aktarılıyor ve orada yeni başlayan hayat ile ayrı bir takım kalan işi yapmaya devam ediyor.

Bütün olarak, çok uzun olduğu için yarın diğer bir posta altında, “Türkiye olarak biz ne yapabiliriz” ‘i yazacağım.

IT Devrimi ve Biz -1” üzerine 2 yorum

  1. Geri izleme: Türkiye ekonomisi,felaket kapımızda

  2. hamlet der ki:

    Yeni yazılar emailime gelsin

    Email adresim:

    hocam bunu paylaşırmısın? bende bloguma koymak istiyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

css.php