İçeriğe atla

Hani Demokratiktiniz?

Yüce Türk milleti, muhteşem millet, şöyle mükemmel millet. Bu sözler üst düzey askerlerimizin, laiklik ve demokrasiyle ilgili hükümete yapacakları bombalamalardan önce kullandıkları klişe girişler. Sözlere böyle giriş yapılır ondan sonra Türkiye’nin en büyük düşmanı şerrrrrriiiiiiiaaaaatın kafasına balyoz indirilir. Buraya kadar herşey güzel diyelim. Şimdi halk %40 bilmem kaçlık iradesini gösterip bu hükümeti ve bu CUMHURBAŞKANINI seçti. Peki Türk milletinin yüceliğini bu kadar sayan ve devamlı dile getiren askerimizin tavırı nasıl oldu? Haber başlıklarından izleyelim:

Soğuk karşılama

askerler törene katılmadı

Askerden iki davetiye iki tavır!
Genelkurmay, 30 ağustos nedeniyle düzenlenecek etkinlikler için Gül’e eşsiz davetiye gönderdi…
Milliyet Gazetesi

Bu tavır kimedir? Türkiye’de devamlı demokrasi naraları attıkları halde bütün kilit noktalara sadece kendi istediklerini atayan bir güruh var. Demokrasi, böyle bir grubun bir milleti dikte etmesi midir, yoksa demokrasinin gerekliliklerine uyup seçilenlerle çalışma yollarını araması mıdır? Türkiye asker denildiği zaman yıllardır takip edilen adetleri ve gelenekleri olan bir ordumuz olduğunu düşünürüz. Halkın seçip gönderdiği bir milletvekilinin sonrasında Cumhurbaşkanı seçilmesine karşılık ne hikmetse bu gelenekler teker teker terk ediliyor. Demek ki bu gelenekler, kendi gruplarında veya düşüncelerinden birisi seçildiği zaman uygulanan geleneklermiş. Sizin köylü bizim köylü meselesi.

Şimdi gazeteler bundan 2-3 ay sonra düşünülecek YÖK başkanı seçilmesi mevzusunu gündeme getiriyor. Acaba Gül’ün kararı ne olacakmış? Kamuoyunu bunu merakla bekliyormuş. Dünyanın gözü Türkiye’nin üzerindeymiş. Amerikalıların bir lafı var ‘cut the crap’ diye. Saçmalamayı bırak manasında. Gerçekten saçmalamayı bırakın artık. Bütün dünya Türkiye’yi izliyor diye yazanların doğruyu söyleyip söylemediklerini öğrenmek istiyor musunuz?

Google News (1000 lerce online gazeteden harmanalanıp hazırlanıyor)
CNN News
BBC
Washington Post

Daha vereceğim uzun bir liste bulunuyor ama hepsi üç aşağı beş yukarı aynı şekilde. Dünyanın gözü kulağı Türkiye’de, herkes saatlerini tutup Türkiye’yi izliyor diye Hürriyet ve Milliyet gazeteleri başlık attıkları zaman bu sitelere girin bir bakın Allah aşkına. Bir tanesinin ana sayfasında Türkiye ile ilgili haber bulamayacağınızı garanti ederim.

Sonuç: Demokrasi, çoğunluğun seçimlerine saygı gösterilmesinden geçer. Senin şu anda kalkıp selam vermediğin, davetlerine çağırmadığın kişi benim, esnafın, mühendisin, doktorun %47 ile oy verip gönderdiği bir insan. Giydiğin rütbedeki apoletler beni hiç ilgilendirmiyor. O makamda, VATANDAŞ olarak benim seçtiğim insanlarla çalışmak için bulunuyorsun, devlet içinde ikilik, üçlük oluşturmak için değil! Devletin bekası için, milletin menfaati için yaptık, yapıyoruz diyen Susurluk gazisi kılıklı heriflerden bıktık usandık artık. Bizim her yaptığımız devletin bekası, milletin menfaati için diyeceksen yapmayıver. Kafanıza göre gelenekler uydurup, kendi ideolojinizden birisi olmayınca o geleneklere bırakıp yeni gelenekler çıkaracaksanız bırakın gidin o makamları. Bize geleneklerle 100 yıl öncesinde yaşayan askerler değil, günün modern şartlarına uygun, gelişimi ve değişimi yakalamış askerler lazım.

Hani Demokratiktiniz?” üzerine bir yorum

  1. mzffer der ki:

    Sizin bu yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil yarın Abdullah Gül de aynısı yaparsa bu sefer kim haklı kim haksız tartışmasını yapacağız. Bazen öğle şeyler oluyor ki bizim görüşte olmayan bir insana saygı göstermek gerekir işte demokrasi budur milletin menfeatini düşünmek kendimizin değil. Bana soracak olursanız Türkiye de laiklik,din…..gibi problemimiz yok sokaktan geçen insanların bu tarz şeyler için kavga ettiğini hiç duymadım. Ordunun koyduğu bu tavrı hiç iyi görmüyorum çağdaşlıklık kıyafetle değil beyinle olunur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

css.php