İçeriğe atla

Mehmet Büyüközer tarafından yazılmış tüm yazılar - 8. sayfa

Websitenizin Engellendiğini Nasıl Anlarsınız?

Sonofnights.com’un Türkiye’den engellendiğini ancak birkaç gün sonra arkadaşlarımdan öğrenebildim. Peki sitenizin engellendiğini düşünüyorsanız ne yapabilirsiniz? Bunun için öncelikle Türk Telekomun dns server adreslerini öğrenmeniz gerekiyor. Türk Telekomun sayfasındaki duyurulardan bakarsanız:

Türk Telekom’un kullandığı DNS IP’leri, yapılan çalışma sonucunda Türkiye genelinde iki IP olacak şekilde planlanmıştır.

Bu IP numaraları aşağıda belirtilen;

195.175.39.39
195.175.39.40

IP numaralarıdır ve şu an aktif olarak, lokasyondan bağımsız bir şekilde çalışmaktadırlar.

IP bilgisi aldıktan sonra, yapmanız gereken nslookup yazılımını kullanarak

C:\Documents and Settings\user>nslookup

Öncelikle isim sorguladığınız kendi DNS server’ınızın adresini, Türk Telekom’un dns serverıyla değiştirmeniz gerekiyor.

> server 195.175.39.39
Default Server: ttdns39.ttnet.net.tr
Address: 195.175.39.39

Ondan sonra sitenizin adresini sorgulayabilirsiniz.

> www.amerikadabirgun.com
Server: ttdns39.ttnet.net.tr
Address: 195.175.39.39

Name: www.amerikadabirgun.com
Address: 212.156.4.8

>

Cevapta verilen adresi eğer Türkiye’deki adresleri az çok biliyorsanız, 212 Türkiye olduğunu bilirsiniz. Normalde alınması gereken sonuç aşağıdaki adres. Bu site erişime engellenmiştir şeklinde yazıyı okumak istiyorsanız: http://212.156.4.8/

Name: sonofnights.com
Address: 64.13.232.187

İnternet sitesini engellemek

Türkiye’den erişmeye çalışıyorsanız siteye zaten giremiyorsunuzdur. Bunun için bazı çözümler mevcut, onları da ayrı bir yazıyla dile getireceğim.

Ama bir websitesini yasaklamak nasıl birşey ve sonofnights.com neden yasaklandı bunlarla ilgili açıklamak yapmak istiyorum. Sonofnights.com Adnan Oktar hakkında yazdığım yazıya bırakılan yorumların, Adnan Oktar beyin avukatları tarafından tespit edilmesi ve bunun üzerine yasal olarak hareket geçmeleri sonucu Türkiye’den girişe kapatıldı. Aslında teknik tabirlerle engellendi demek doğru olmaz çünkü Türkiye henüz Çin Komunist Halk Cumhuriyetinin ulaştığı noktalara ulaşıp ULUSAL BİR FİREWALL kurmadı. Malumunuz yada haberiniz olmayabilir, Çin dünyada Devlet olarak interneti filtreleyen, halkına sadece istediği bilginin ulaşmasını sağlayan ilk devlet. Bunun eminim tarihte örnekleri yığınladır ama internet gibi insanlığın bildiğimiz tarihinde, insanoğlunun ortaya koyduğu en komplike iletişim aracı üzerinde yasaklama, engelleme ve filtreleme yapan başka bir devlet bulunmuyor. Tabi Çin’in arkasından Türkiye geliyor.

Peki Türkiye’de internet sitelerine erişim nasıl kapatılıyor?

Soru@tib.gov.tr adresine gönderdiğim emailime sağolsunlar detaylı bir cevap yazmışlar. Cevapta da belirtildiği gibi, içinde aklınıza gelebilecek bütün internet sağlayacılarının listelendiği 92 firmayı içeren bir internet sağlayıcısı ordusu tarafından (ADANET ANET, APAZ, AT&T Global, ATAÇ, ATEK Anadolu, AVEA, AYSU-ORBCOMM, BIRNET, BORUSAN Telekom, BT, COMSAT, Çizgi, D.G.N., DATAFON, DEKSARNET, Doga, DORUK, ECZACIBASI Bilisim, EQUANT, Eskisehir Bilisim, FARMANET, Garanti Teknolojinet, HOSPITALITY Services, HSBC Internet ve, ISPRO, ITS TELEKOM Servisleri, IHLAS Net, IKON, ILTEK, INFONET, INTERAKTIF, IRIS, IS NET Elektronik, KABLONET, KABLOSUZNET Internet, KOÇ.NET Haberlesme Teknolojileri,KOMTURK, KRITER Internet Hizmetleri, Maya, MEDITERRANEAN NAUTILUS, MEGA Uluslararasi, METEKSAN NET, MYNET,NET, NETONE,OYAK, PROFILO,Radore Hosting, RAMTEK, SABANCI, SUPER ON-LINE,TEKLAN,TEKNOAS,TEKNOMOBIL,TELNET Telekom,TM,Topaz,TRIO Telekom, TTNET,TURBONET, TURKCELL, Türksat,ULTRA,VITAL,Vodafone) sitenizin DNS bilgisi değiştiriliyor ve ziyaretçilerin sizin sitenizi çözmeleri yerine Türk Telekomun ‘Bu site engellenmiştir’ denilen 212 li bir adresine yönlendiriliyor.


From: “soru@tib.gov.tr” <soru@tib.gov.tr>Bilindiği üzere, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların üzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda belirtilen suçlar kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, kararı veren hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet Savcısı tarafından gereği yapılmak üzere Telekomünikasyon Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına gönderilmekte ve kararlar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca yerine getirilmektedir.

Fakat bu erişimi engellenme işleminde sadece konusu suç olan soruşturma kapsamındaki ceza mahkemelerinin kararı gereğince internet sitelerinin erişimi başkanlığımızca engellenmektedir.

Bunlar dışındaki (Hukuk Mahkemelerince) erişimi engelleme kararı verilen internet sitelerinin erişimi engelleme işlemleri başta Türk Telekom a.ş. olmak üzere http://www.tib.gov.tr/ES_listesi.html adresinde yer alan
erişim sağlayıcılar vasıtasıyla yerine getirilmektedir.

Sonuç olarak; sorunuz ile ilgili olarak bahse konu kurum/kuruluşlara müracaat etmeniz gerektiği değerlendirilmektedir.

Bilgilerinize…


Peki ben sitemin kapatılmasından dolayı Adnan Oktar’a veya avukatlarına kızmalı mıyım? Şahsen ben onlara kızmıyorum. Siteyi kapattırma nedenleri, başkalarının yazılara bıraktığı yorumlar dahi olsa, benim hiçbir düşüncemi yansıtmıyor dahi olsa, siteyi kapattırmalarına yine de kızmıyorum. Çünkü bu onlara sunulan tek imkan. Türkiye Cumhuriyeti, kafasını kumun içine gömmekle, websitelerine Türkiye’den girişi engellemek ile cezalandırdığını zannediyor, benim kızdığım budur. Youtube’u engelle. Ne oldu? Belki binlerce faydalı olacak vidyo, dünyada olan biteni görme imkanı, yeni bilgiler, görüntüler, insanların kendi başlarına bilgisayar başında hoş geçirebilecekleri vakitlerin hepsini ellerinden aldılar. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin youtube ve youtube üzerinden Türkiye’ye hakaret edenlere cezası mıdır? Yoksa Türkiye Cumhuriyetinin kendi milletini cezalandırması mıdır? Tabiki burada tek mağdur olan ve tek suçu Türkiye’de yaşamak olan, Türk vatandaşları. Benzerliklerin görülmesi açısından bahsetmek istiyorum. Çin, Yahoo ile bir olup kendi milletinden internette Çin Halk Cumhuriyetine karşı birşey yapıldığı öne sürülen kişileri, yakaladı ve hapse attı. Belki de idam etmiştir, onları bilmiyoruz. Yahoo! bundan dolayı şu anda Amerikada mahkeme önünde ve bunun hesabını vermeye çalışıyor. Çin, gazetecilerinin ve kendi vatandaşlarının öncelikli Amerika olarak Avrupadaki sitelere girişini engelliyor. Bu bizim Türkiye’de bildiğimiz DNS manipülasyonu ile değil, resmen Firewalldan IP ve DNS tabanlı bloklamayla yapılıyor. Bunun sonu Türkiye’de tabi iyi bir yerlere gitmiyor ve bu yazdığım yazı Türkiyede devlet görevinde çalışıp, internetin ‘İ’ sinden anlamayan, laptopun önünde poz verip fotoğraf çekilmeyi marifet sanan KOCA kafaların hiçbirisinin fikrini değiştirmeyecektir.

Hibrit Arabalar Hakkında Yanlış Bilinenler

Mutlucan Sönmez’in yorumu bu konuda bilgisi olmayanlara gerçekten çok faydalı olacak cinsten.

Türkiye seyahatlerimde bu konuyu dile getirdiğimde gördüğüm bir yanlış anlaşılmaya parmak basmak istiyorum… Hibrid arabalar çoğunun sandığı gibi garajda elektriğe takılıp şarj edilmiyor.

Olayı kısaca basitçe anlatırsak, araba benzin ile çalışırken motor arabanın pilini aynı anda şarj ediyor. Sanıldığının aksine, müthiş bir performans eksilmesi, benzinden elektriğe geçerken arabada titreme, vurma, kasılma gibi tepkiler kesinlikle yok. (Aşağıda vidyoyla birlikte hibrit motorlarının nasıl çalıştığını biraz daha izah edeceğim.) Defalarca çesitli markalarda kullandığım arabalarda sessiz çalışma haricinde pek bir şikayetim olmadi 🙂 Bu arada gerçekten elektirik ile çalışırken araba çok sessiz olduğundan dolayı, bir kaç kez kör insanların karıştığı kazaya sebep olduğu için, bu konuda çalışmalara başlandi. Hafif bir ses ile körler icin gerekli uyarının yapılabildiğine karar kıldılar…

Türkiye’de şu an çok gerekli olan tasarrufa neden öncelikle büyük kalemlerle başlanmadığı ayrı bir soru… Yani hibrid arabalara gelene kadar Türkiye’nin enerji politikalarında yapılabilecek başka köklü değişiklikler var ama konumuz hibrid arabalar olduğu için onlara değinmeyelim şimdilik. Şu an Amerika’da hibrid araba alanların vergi avantajı da mevcut. Sanıldığı gibi bu sadece küçük arabalar için düşünülmüş bir teknoloji degil. Klasik Amerikan zevkinin sembolü büyük araçlarda da (Türkiye’de jip diye bilinen, Amerika’da SUV Sport Utulity Vehicle olarak geçen) araçlarda da hibrid motor teknolojisi kullanılıyor. Amerikan SUV’lerinin amiral gemisi Chevrolet Tahoe, Yukon ve Ford’un birçok SUV modelinde vergi avantajları ile hibrid motor imkanı var.

Hibrid Motorların Çalışma Mantığı

Hibrid Motorlu araçlarda farklı devreler mevcut.
1- Araba çalıştırıldığı zaman
2- İvme kazanırken
3- Sabit hızlı sürüş
4- Yavaşlarken
5- Durma noktasına geldiği zaman

Bu devrelerde iki motor optimum şekilde kullanılarak benzinden tasarruf elde ediliyor. Burada temel amaç, elektrik motorunun yetersiz kalabileceği noktalarda benzin motorunu kullanmak.

1- Araba çalıştırıldığı zaman: Hibrid Motorlu arabalarda; araba normal sürme durumuna gelene kadar sanıldığı gibi sadece benzin motorunun kullanılmasının aksine benzin motoru ve hibrid motoru en optimum seviyede kullanılır. Rakamları daha belirgin yapmak için sayısal olarak %80 benzin motoru – %20 elektrik motoru kullanılıyor diyerek örnek verebiliriz. Burada unutulmaması gereken hibrid motoru ve benzin motoru devamlı paralel kullanılıyor dolayısıyla bu rakamlar devamlı değişiyor.

2- Arabanın ivme kazanması gerektiği noktalarda iki motorun gücünü yine en optimum şekilde kullanarak araç hızlandırılır. Burada yükün çoğunluğu yine benzin motorundadır.

3- Sabit hızlı sürüşte benzin motoru %20’lere hatta bazen %5 ‘lere kadar indirilir. Benzinden en büyük tasarruf bu noktada sağlanır.

4- Araba yavaşlamaya başladığı zaman benzin motorunun etkisi azaltılır ve gücün büyük çoğunluğu hibrid motordan alınmaya başlar. Benzin motorunun etkisi azaltılmasından ortaya çıkan “ısı enerjisi” arabada bulunan elektrik jenaretörü yardımı ile elektriğe dönüştürülür ve bu elektrik ile hibrid motorunun pilinin şarj edilmesi sağlanır.

5- Araba durma pozisyonuna geldiği zaman benzin motoru hiç kullanılmaz böylelikle duruyor olmaktan kaynaklanan enerji kaybı ve dışarıya bırakılacak zararlı gazların hiçbirisi verilmez ve egzoz kirliliği yaşanmamış olur.

Honda Civic Hibrid Aracın içinden çekilmiş bir vidyo (dijital ve analog hız göstergelerinin sol kısmına dikkat edin) belli bir noktada benzin sarfiyatı sıfırlanıyor, araç sadece pil ile gitmeye başlıyor

Honda Civic Hibrid Yorumlar

Kısa sözün özü; umarım trene yine ülke olarak en son binmeyiz. Ülkemizde adı bile geçmeyen, ama şu an dünyada onemli bir çağ olarak adlandırılan hibrid teknolojisini ülkemizin değerli muhendisleri ve AR-GE’cilerinin bir an önce kendi arabalarımıza adapte etmesi umudu ile…

Mutlucan Sönmez

Dip not: Youtube’u 1 vidyodan dolayı yasaklayıp Türkiyede yaşayan insanların neredeyse dünyayla bağlantısını kopartanları kınıyoruz.

Hibrid Arabalar

Bundan önceki Hibrid Arabalar ve Enerji Problemlerimiz başlıklı yazımda hibrid arabalardan ve Amerika’nın artan petrol fiyatlarına karşı başlattığı alternatif enerji arama atağını anlatmıştım. Yazımda bahsettiğim rakamlar havada kalmasın diye ŞU ANDA Amerika’da piyasaya araba üreticileri tarafından sürülmüş Hibrid araba modellerinin karşılaştırmalı listesini hazırlayıp yayınlıyorum. Burada dikkatinizi bir noktaya çekmek istiyorum ve bu nokta çok önemli. Bu teknoloji MEVCUT ve üreticilerin elinde. Ama politik ve siyasi nedenlerden dolayı önce bizim adlarını çok iyi bildiğimiz, Toyota, Honda, Nissan, Kia, Ford v.s. markalar Hibrid arabalarını Türkiyede çıkartmak yerine bize motoru küçük ama benzine bağımlı araçlar satmakta çok ısrarlılar. Halbuki Türkiye’de kullanılan motor modellerinin üstüne bir de Hibrid motoru takılıp bir pil vasıtasıyla desteklendiği zaman Türkiye adına nasıl bir tasarruf sağlanır bir de siz düşünün. Aşağıda listesini verdiğim araçların neredeyse en düşüğü 1800 / 2000 motor arabalar. Türkiye’de 1200 motorlu arabalar olduğunu düşünürseniz arada belirtilen fark ne kadar açılır varın siz düşünün. Tabi bir de burada verdiğim fiyatlar var. Bu fiyatlar şu anda Amerikada 0 satış fiyatları. İkinci elden bile bahsetmiyoruz, 2008 model gıcır gıcır Toyota Prius’un market satış fiyatı $21,300 YTL karşılığı olsun 25,000 YTL. Bu rakama Türkiye’de sıfır araba aldığınızı hayal edebiliyor musunuz?

Marka Sarfiyat Teknoloji Fiyat Piyasada?
prius-94.jpg
Toyota Prius
19.5 km/litre Hibrid $21,300 Şimdi
civic-hybrid-94.jpg
Honda Civic Hibrid
17.85 km/litre Hibrid $22,600 Şimdi
nissan-alt-hyb-94.jpg
Nissan Altima Hibrid
14.45 km/litre Hibrid $25,100 Şimdi
camry-hyb-94.jpg
Toyota Camry Hibrid
14.03 km/litre Hibrid $25,500 Şimdi
yaris-b-94.jpg
Toyota Yaris
13.60 km/litre Küçük Araç (benzinli) $12,400 Şimdi
fit-94.jpg
Honda Fit
13.18 km/litre Küçük Araç (benzinli) $14,600 Şimdi
e320-94.jpg
Mercedes E320 Bluetec
13.18 km/litre Dizel $52,300 Şimdi
corolla-small.jpg
Toyota Corolla
12.75 km/litre Küçük Araç (benzinli) $14,200 Şimdi
xd-small.jpg
Scion xD
12.75 km/litre Küçük Araç (benzinli) $14,500 Şimdi
kia-rio-small.jpg
Kia Rio
12.32 km/litre Küçük Araç (benzinli) $10,900 Şimdi
focus-small.jpg
Ford Focus
12.32 km/litre Küçük Araç (benzinli) $14,700 Şimdi
chevy-malibu-hybrid-94.jpg
Chevrolet Malibu Hibrid
11.90 km/litre Stop-Start $22,800 Şimdi
versa-94.jpg
Nissan Versa
11.90 km/litre Küçük Araç (benzinli) $13,600 Şimdi
aura-gl-94.jpg
Saturn Aura Green Line
11.47 km/litre Stop-Start $22,100 Şimdi
sx4-small.jpg
Suzuki SX4
10.20 km/litre Küçük Araç (benzinli) $15,300 Şimdi
lexus-gs450h-94.jpg
Lexus GS 450h
9.77 km/litre Hibrid $54,900 Şimdi
chevrolet-impala-small.jpg
Chevrolet Impala E85
9.35 km/litre E85 Etanol $22,400 Şimdi
lexus-ls-600h-94.jpg
Lexus LS 600h L
8.92 km/litre Hibrid $104,000 Şimdi
chevy-malibu-hybrid-94.jpg
Chrysler Sebring E85
8.92 km/litre E85 Etanol $29,300 Şimdi
fcx-clarity-94.jpg
Honda FCX Clarity
n/a Hydrogen n/a Şimdi
vw-jetta-full.jpg
Volkswagen Jetta TDI
14.88 km/litre Diesel $21,900 2008
bmw-3series-small.jpg
BMW 3-Series Diesel
n/a Diesel $32,400 2008
accent-94.jpg
Hyundai Accent Hibrid
n/a Hibrid n/a 2009
subcompact-full.jpg
Honda Global Subcompact Hibrid
n/a n/a 2009
volt-94.jpg
Chevrolet Volt
n/a Plug-in Hibrid $30,000 2010
fit-09-94.jpg
Honda Fit Hibrid
n/a Hibrid n/a 2010
s400-hybrid-small.jpg
Mercedes S400 Hibrid
n/a Hibrid n/a 2010
hybrid-x-94.jpg
Toyota Hibrid X
n/a Hibrid n/a Konsept
saab-bio-94.jpg
Saab BioPower Hibrid
n/a E85 Ethanol n/a Konsept
hydrogen-7-small.jpg
BMW Hydrogen 7
n/a Hydrogen n/a Konsept
accord-94.jpg
Honda Accord Hibrid
n/a Hibrid n/a Üretimden Kaldırıldı
Marka Detayları
prius-94.jpg
Toyota Prius
En çok satan hibrid araba. Prius neredeyse Hibrid kelimesiyle eş değerde kullanılıyor.
civic-hybrid-94.jpg
Honda Civic Hibrid
Benzin tasarrufu, full-Hibrid sistemi, ve çok hoş tasarım.
nissan-alt-hyb-94.jpg
Nissan Altima Hibrid
Altima Hibrid, Toyota Hibridin Nissan daha çekici hale getirilmiş versiyonu gibi adeta.
camry-hyb-94.jpg
Toyota Camry Hibrid
Toyota Camry’nin Hibrid versiyonu 6 silindirli diğer Camry modellerine 4.2 km / litre fark atmış durumda.
yaris-b-94.jpg
Toyota Yaris
Toyota Yaris üç kişilik küçük araç ailesini oluşturan Honda Fit ve Nissan Versanın arasında en iyi benzin tasarrufu sağlayan araç..
fit-94.jpg
Honda Fit
Honda Fit zeki ama oyuncak araba görünümlü olmasına rağmen geniş istihap hacmi ve 5 kişilik yolcu kapasitiyle hoş bir araç.
e320-94.jpg
Mercedes E320 Bluetec
Mercedes E320 Bluetec lüx araç sınıfından hem kaliteli dizel dizaynı ile gücü ve tasarrufu sevenler için.
corolla-small.jpg
Toyota Corolla
Popüler, pratik ve yaygın bir model. Neredeyse hibrid araçların benzin tasarrufunu yakalayacak.
xd-small.jpg
Scion xD
Küçük ve ergnomik. xA ya çok yakın ama daha güçlü ve bombeli.
kia-rio-small.jpg
Kia Rio
Basit ve sade. Kia Rio ne yapabilirse onu vaat ediyor. Hesaplı ve verimli.
focus-small.jpg
Ford Focus
Rahat, kontrol edilebilir, verimli ve hesaplı.
chevy-malibu-hybrid-94.jpg
Chevrolet Malibu Hibrid
Stil, performans vebüyük değişikliklerle aile boyu sedan sevenlerin seçimi. Tabi bir de Hibrid.
versa-94.jpg
Nissan Versa
İki türü var, spor 5 kapılı hatchback ve 4 kapılı sedan. Nissan Versa şu anda en güçlü ve geniş araç.
aura-gl-94.jpg
Saturn Aura Green Line
Saturn bu modeliyle Hibrid modellere yaklaşmayı hedefliyor.
sx4-small.jpg
Suzuki SX4
En uygun aile boyu araba modeli.
lexus-gs450h-94.jpg
Lexus GS 450h
Yarış arabası gibi ivme kazanan, lüks ve tam olmasa da benzin tasarruflu.
chevrolet-impala-small.jpg
Chevrolet Impala E85
lexus-ls-600h-94.jpg
Lexus LS 600h L
chevy-malibu-hybrid-94.jpg
Chrysler Sebring E85
fcx-clarity-94.jpg
Honda FCX Clarity
vw-jetta-full.jpg
Volkswagen Jetta TDI
Volkswagen Jetta 2.0-litrelik dizel motoru ile 140 beygir gücüne ulaşıyor.
bmw-3series-small.jpg
BMW 3-Series Diesel
BMW 3 serisi 3.0-litrelik turbo sürümü
accent-94.jpg
Hyundai Accent Hibrid
subcompact-full.jpg
Honda Global Subcompact Hibrid
volt-94.jpg
Chevrolet Volt
fit-09-94.jpg
Honda Fit Hibrid
s400-hybrid-small.jpg
Mercedes S400 Hibrid
hybrid-x-94.jpg
Toyota Hibrid X
saab-bio-94.jpg
Saab BioPower Hibrid
hydrogen-7-small.jpg
BMW Hydrogen 7
accord-94.jpg
Honda Accord Hibrid
Honda Accord Hibrid tasarrufa nazaran çekiş gücüne önem veren bir modeli. Honda’nın testleri başarısız oldu ve model 2007’de piyasadan kaldırıldı..

Rafet El Roman – Aşk-ı Virane


Rafet El Roman’ın Aşk-ı Virane parçası uzun süredir dinlediğim ilk güzel aşk parçası diyebilirim. Joy Türk’de denk geldim ve çok beğendim burdan da paylaşmak istedim.

Mp3 Player’ı Görebilmek İçin Flash Player Yükleyin…

Rafet El Roman – Aşk-ı Virane
Aşk bir kalbin içinde ağlıyor aşk,
Sızım sızlatıyor, ellerinden kaçılmıyor
Virane ettin bıraktın aşk…

Bir deli kurşun misali zulmetti bana bu gönlüm
Yıkılmışta virane ettin bunun sebebi sendin
Unutmalı artık, bir anlamı yok
Sevmeyi bilmeyen birini anlamak ne zor

Sensizliği kabul eden bir kalpte mutlu olamazsın
Bu katlanılmaz gururlarla sen de başa çıkamazsın
Giden o olsun, terkeden de…
Artık zaman hakikatle yüzleşmekte

Aşk bir kalbin içinde ağlıyor aşk,
Sızım sızlatıyor, ellerinden kaçılmıyor
Virane ettin bıraktın aşk…

Ben de aynı duygularla geldim geçtim bu yollardan
Aşkın her katı halini yaşadım, gördüm inan
Şimdi zamanla geçer desem de, avunmayacak yüreğim
Ne kadar lanet etse de kalbim, dinlemeyeceksin…

Bu deli gönlüm, neler yine uğrunda harcadı hergün
Bir an yılmadan…
Unut demek olmaz, laf anlamaz bu kalp
Bu aşkın içinde ne emekler saklıdır

Aşk bir kalbin içinde ağlıyor aşk,
Sızım sızlatıyor, ellerinden kaçılmıyor
Virane ettin bıraktın aşk…

Uçak bileti kapışması

Ucuz uçak bileti konusunun aslında kısa bir tarihi var. Hava yolu endüstrisi ABD kaynaklı gelişimini tamamlayıp, dünyada büyük yaygınlığa ulaştığı zaman karşılıklı rekabetler ve zamana karşı devamlı değişen bir fiyat grafiği ortaya çıktı. Bunun birçok nedeni var tabi ama en büyük nedenlerinden birkaçı; rekabet, petrol fiyatlarının değişkenliği ve kar/zarar hesapları. Firmalar uçaklarını dolu tutmaya çalıştıkları için uçak bileti fiyatlarını arttırıp azaltarak riski azaltmaya, dolmaya başladığı zaman uçak bileti fiyatlarını artırarak karlılıklarını arttırmayı hedeflediler. Tabi son 20 yılda ABD’nin Irak ile oyun oynamayı sevmeye başlamasıyla değişen petrol fiyatları da bu hesaba eklenince, petrolü en az 6 ay evvelinden satın almak durumunda olan uçak firmalarının da bilet fiyatı hesapları çok komplike olmaya başladı.

Bu noktada internet siteleri çok güzel bir boşluk yakaladı ve uçak bileti fiyatlarının değişmelerinden faydalanarak, en iyi fiyatları yakalayıp uyanık müşterilere sunmayı hedeflediler. Türkiye’de bu pazar daha çok yeni bir pazar. Geçmişi 4-5 yıla dayandığı için halen böyle bir ucuz bilet pazarı bulunmuyor. Uçak firmaları bilhassa websitelerini üçüncü partilerden önde tutarak karlılıklarını garanti almayı hedefliyorlar. Buna karşılık arada bazı firmalar sanki ucuz uçak bileti sağlıyorlarmış gibi arayüzlerle internet kullanıcılarını kısa bir süre de olsa kandırabiliyorlar. Bunlardan görebildiğim kadarıyla en önde gidenler, superbilet.com, ucakbiletix.com, biletburada.com ve içinde “uçak bileti”, “ucuz uçak bileti” geçen birçok domain websitesi bulunuyor.

Bu sahte internet uçak bileti sitelerinin yapaMAdıkları şey; örneğin kayak.com , orbitz.com, priceline.com, cheaptickets.com, www.farecompare.com gibi websayfaları. Bu firmalar esasen uçak firmalarının uçak bileti fiyatlarını alıp gerçekten UZUUN ve yorucu işlemlere tabi tuttuktan sonra adeta kılı kırk yardıktan sonra size piyasadaki en ucuz bilet fiyatlarının üstüne kendi karlarını koyup satmaları. Yani gerçek bir uçak bileti alışverişi söz konusu.

Bunlardan benim en çok beğendiğim www.farecompare.com şu anda bilhassa ABD’de pazar payını çok hızlı bir şekilde genişletiyor gözüküyor. Temel olarak yaptıkları uçak bileti arayan müşterilere bir manada NASIL KAZIKLANMAMAYI gösteriyor olmaları. Bu siteden girip örneğin İstanbul – Amerika uçak bileti bakmak isterseniz, size geçen senenin fiyatlarını da temel alarak, nasıl bir fiyat beklemeniz gerektiğini göstemeleri. Örneğin İstanbul’dan Amerikaya eylül ayında gelmek istiyorsunuz ama ilk defa uçacağınız için nasıl bir fiyat ile karşılaşağınız ile ilgili hiçbir fikriniz yok. Bu noktada bu web sitesi size altın değerinde bilgiler verecektir. Eylül ayı içinde bulabileceğiniz en ucuz uçak biletini hemen bir yıla yaydıkları grafik içinden görebileceksiniz.

Buna canlı bir örnek şöyle verebilirim. Istanbul – Newyork ucuz uçak bileti için hazırladıkları şu sayfaya http://www.farecompare.com/flights/Istanbul-IST/New_York-NYC/market.html göz atarsanız:

Recent Cheap Airline Airfares from Istanbul, Turkey (IST) to New York, New York (NYC)
(Yakın zamanda İstanbul, Türkiye’den (IST) New York’a (NYC) satılan en ucuz uçak bileti fiyatlarının listesi:
Tarih Zaman Fiyat
01 Ağustos 08 08:30 602 EURO
01 Ağustos 08 01:00 783 EURO
01 Ağustos 08 01:00 496 EURO
01 Ağustos 08 01:00 678 EURO
31 Temmuz 08 15:00 596 EURO
24 Temmuz 08 01:00 647 EURO
22 Temmuz 08 01:00 639 EURO
18 Temmuz 08 01:00 758 EURO

Burda göze en çarpıcı gelen şey gerçek verilerle bu bilet fiyatlarının verilmesi ve sizin nasıl bir beklenti içine girmeniz gerektiğidir. Bir diğeri de en ucuz uçak biletlerinin gece 01:00 de kalkan uçaklarda yakalandığını gösteriyor olması.

Geçen sene İstanbuldan Amerika’ya gelecek bir yakınım için Türkiye’de bir acentayı aradım. Kendileri bana $2100 fiyat verdi. İnternetten girip baktığım zaman bu fiyatın $1400 civarında olduğunu tespit ettim. Aradaki $700 aracı firmanın direk cebine gidiyor. Eğer ucuz uçak bileti arıyorsanız ve bu konuda en azından bir fikir almaya ihtiyacınız varsa tavsiye edeceğim websitelerini aşağıya listeliyorum. Bu web sayfalarından uçak bileti fiyatlarını araştırarak en azından nasıl fiyatlar beklemeniz gerektiğini tahmin edebilirsiniz.

www.farecompare.com

www.kayak.com

www.vayama.com

www.orbitz.com

www.cheaptickets.com

www.priceline.com

www.hotwire.com

www.expedia.com

www.travelzoo.com

www.travelocity.com

Hibrit Arabalar ve Enerji Problemlerimiz

Hibrid Arabalar konusu şu anda Türkiye’den bakıldığı zaman uzak bir teknoloji gibi değerlendirilebilir. Aslında burda traji-komik bir durum var ve bu yazı da bunu sizlerle paylaşmak amacıyla yazılıyor. Malunuz Amerika bir dar boğazdan geçiyor, petrolün varili dünya çapında rekor fiyatlara çıktı v.s. v.s. Peki rekor fiyat dedikleri fiyat ne kadar?

Şu anda Dallasta en düşük kalite (sanırım 87 oktan) benzinin galonu (1 galon = 3.78541178 litre) $3.80 civarında satılıyor. Aradaki küsürleri atsanız ne yapıyor, 1 litre benzin 1$. Bugünün kuruyla YTL dönüşümünü yaparsak, 1 litre benzin 1.15 YTL. Ve bu fiyatlar şu anda Amerikalılar için astronomik rakamlar ve deli gibi alternatif birşeyler bulmanın peşine düştüler. Benzinin fiyatı bu raddelere gelmeden önce $3.15 civarındaydı ve o zaman da hayıflanıyorlardı.

Peki şu anda değerlendirdikleri alternatifler neler:

  1. Off shore drilling dedikleri ülke dışında Amerika Birleşik Devletleri adına petrol çıkartılması
  2. Alternatif enerjilerin araştırmasına büyük paralar harcamaya başladılar, Güneş enerjisi ve Rüzgar enerjisi öncelikli olmak üzere. Teksas Rüzgar enerjisi konusunda müthiş çalışıyor, bildiğim kadarıyla Teksasın güneyinde resmen bir koca şehir sadece rüzgar enerjisi için ayrılmış durumda.
  3. Nükleer santral konusunda hükümeti çok sıkıştırıyorlar, onlarla ilgili destek verilmesi için baskı yapıp Fransa’nın enerjisinin %80’ini nükleerden almasını örnek göstererek biz niye yapmıyoruz diye lobiler oluşturuyorlar.
  4. Hali hazırda piyasada satılan benzinin %20’ye kadarlık kısmı Etanol denilen bir yakıt ile sağlanıyor. Etanol de MISIR dan elde ediliyor, bildiğimiz mısır, nişasta ve şeker. Bu konuda da Brezilya’nın 1980’lerde yaptığı büyük devrimi örnek gösteriyorlar. Brezilya petrole bağımsızlığını ilan etmiş yegane ülkelerden birisi.

Bunlar enerji kaynaklarını arttırmak adına yaptıkları çalışmalar. Bir de benzin tüketiminden tasarruf sağlamak için yaptıkları çalışmalar var. Bunlardan iki tane çok büyük çalışma var ve ikisi de araba üreticilerini yakından ilgilendiriyor.

  1. Benzinle çalışan mevcut arabaların yakıt tasarrufunu maksimuma çıkartmak. Honda Civic 2008 modeli şu anda bir depo benzinle (yaklaşık 55 litre) ile 400 mil (650 km.) gidiyor. Yani 60 YTL ile 650 km. den bahsediyoruz.
  2. İkinci baskı konusu da Hibrid Arabalar. Toyota’nın Primus modeli şu anda yok satıyor ve millet listelere isimlerini yazdırıyorlar. Honda Civic Hibrid modeli bir depo benzinle (yine 55 litre) yaklaşık 750 mil (1200 km.) gidiyor. Primus’un daha iyi olduğunu belirtiyorlar.

Amerikada piyasaya sürülen araçların benzin tasarruflarını öğrenmek istiyorsanız http://www.fueleconomy.gov/ bu siteden daha geniş araştırma yapabilirsiniz. Bu site Amerikan hükümeti tarafından halkı enerji konusunda bilgilendirmek için hazırlanmış bağımsız bir site.

Şimdi gelelim ayşe kadın fasülyesinin zararlarına. Türkiye’de satılan benzin fiyatı Amerika’nın neredeyse 3 katı daha fazla. Araçların benzin sarfiyatı buna oranla yine 2-3 katı civarında. Peki Türkiye neden Hibrid arabalara veya Etanolle çalışan motorlara yönelmiyor? Her zamanki gibi bu işin arkasında da bir menfaat ordusu yatıyor. Honda, Toyota, Hyundai, Kia gibi uzak doğu firmaları Amerika piyasasına girmek için yapmadık şaklabanlık bırakmıyor. Bunlardan Kia ve Hyundai inanılmaz fiyatlara satılıyor. Hyundai’nin 2008 model 0 aracı burada 0 faizle 36 ay vadeden 12 bin dolara satılıyor. Türkiye’de böyle bir aracı 12 bin dolara alabileceğinizi HAYAL bile edebiliyor musunuz? Peki ne oluyor aradakiler? Siz tahmin edin; hırsızların, katlarda yatlarda, Parislerde Dubailerde tatil yapan veliahtların ceplerine gidiyor bakınız Cem Uzan.

Hibrid arabalardan bahsettim ama fiyatlarını belirtmedim. Dilerseniz www.honda.com veya www.toyota.com sitelerini ziyaret edip, bulunduğunuz yer seçeneğini Amerika olarak belirtip fiyatları sizde görebilirsiniz. Şu anda 2008 Honda Civic Hibrid modelinin fiyatı 27 bin dolar civarında. 30 Milyara bir depo benzinle 1100 kilometre giden bir arabanız olsun istemez misiniz? Hibrid dediğimiz bu araçlar öyle şekli şemali kaymış arabalar da değil kesinlikle. Aşağıda resmine bakıp böyle bir arabanız olup olmamasını ister miydiniz kendiniz değerlendirin. Bunun için ne yapılabilir? Ancak bu yazıyı başka arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz veya kendiniz araştırma yapıp Türkiye’de Petrol ve enerji bağımlılığı adına yapılan rezaletleri paylaşıp kamuoyunun bilinçlenmesini sağlayabilirsiniz.

iPhone 3G Özellikleri

iphone 3giPhone 3G

Apple satış stratejilerinden tamamen vazgeçerek, iPhone dağıtıcılarını sübvanse etmeyi tercih etti. Böylece önceden 399 dolara satılan iPhone 8GB, şimdi iPhone 3G 8GB olarak 199 dolara satılabiliyor.

Tabi aylık 10 dolarlık iPhone ek ödemesi dağıtıcılar tarafından aylık faturanın üstüne ekleniyor.

iPhone 3G’nin özellik listesine gelecek olursak, bizi yine GPS alıcısı ve HSDPA (saniyede 3.6 megabite kadar) desteği karşılıyor. Microsoft Exchange Active Sync ile push e-mail, ajanda ve kişisel bilgiler kolayca taşınabiliyor. Yeni firmware (2.0) ile, yazılımcılar için hazırlanan geliştirme paketi (SDK) cep telefonlarına kadar geliyor. Apple’ın dokunmatik ekranlı kullanıcı arayüzü ise aynı şekilde yerini koruyor. Bu konuda Sony Ericsson’un yeni kullanım stili ile önemli bir rekabet yaşanacak.

iPhone 3G’nin özellik listesine gelecek olursak, bizi yine GPS alıcısı ve HSDPA (saniyede 3.6 megabite kadar) desteği karşılıyor. Microsoft Exchange Active Sync ile push e-mail, ajanda ve kişisel bilgiler kolayca taşınabiliyor. Yeni firmware (2.0) ile, yazılımcılar için hazırlanan geliştirme paketi (SDK) cep telefonlarına kadar geliyor. Apple’ın dokunmatik ekranlı kullanıcı arayüzü ise aynı şekilde yerini koruyor. Bu konuda Sony Ericsson’un yeni kullanım stili ile önemli bir rekabet yaşanacak.

iphone 3g

Apple iPhone 3G, zayıf kamera performansına rağmen, üç telefon arasında liderliği ele geçirmeyi başarıyor. X1 ve N96’nın, Apple’ın iPhone 3G’yi yerleştirdiği fiyat / performans değerine ulaşmaları şu an için pek kolay görünmüyor.

Apple yalnızca bir yıl içinde cep telefonu piyasasına yerleşmeyi başardı. İlk nesil iPhone dahi, yenilikçi kullanımı ile şimdiden dokunmatik ekranlı telefonlar arasında bir kült oldu. Rakip modeller Sony Ericsson X1 ve Nokia N96’nın ise, 700’er Euro’ya yaklaşan fiyatları ile geniş kitlelere yayılmaları söz konusu değil. N96, dokunmatik ekrana sahip olmaması ve DVB-H alıcısı ile kendine yanlış bir yol seçmiş gibi görünüyor. Buna ek olarak N95 8GB gibi hepsi-bir-arada bir model halen piyasada. Nokia kullanıcıları için N95’ten N96’ya terfi çok mantıklı görünmüyor.Sony Ericsson’un Xperia X1’i ise, yenilikçi kayar kapak tasarımı ile beklemeye değer bir model. QWERTY klavyeli ve Windows tabanlı bu modelle Sony Ericsson’un, “business class” sınıfında doğru yolda olduğunu söyleyebiliriz. Sonuçta bir şey kesin olarak ortada: iPhone 3G, X1 ve N96 ile cep telefonu dünyasını oldukça ilginç bir yıl bekliyor.

Kaynak: Hürriyet Foto Analiz – 2008’e Damga Vuracak Cep Telefonlar

Amerika’dan iPhone Getirtmek isteyenlere kötü sürpriz

Mac yeni modeli iPhone 3G 11 Temmuz itibariyle Amerikada piyasa sürdü. Türkiye’den bu telefonlara sahip olmak isteyen arkadaşlar, öğrencilerin dönüş vakti olan yaz zamanı da fırsat bilerek $199 dan Türkiye’ye getirtme hayallerini kurmaya başladı. 🙂 Ama AT&T kötü bir sürpriz yaptı. iPhone ilk piyasaya sürüldüğü zaman satış hakkını satın alan AT&T, iPhone’un Mac – Apple mağazalarında $400 satışa sürülmesine mani olmamıştı ve büyük bir hüsrana uğradı. Beklediği gelirin ancak %40 geri dönüşünüyle birlikte, iPhone için özel hazırladığı planların satışını gerçekleştiremedi. Bunun üzerine iPhone 2 olarak değerlendirilen iPhone 3G için Mac mağazalarından dahi olsa, AT&T hat aktivasyonu yapılmadan satılmasına izin vermedi.

İlle de iPhone 3G almak istiyorum diyorsanız ne yapabilirsiniz?

AT&T hattı olan bir arkadaşınız varsa onlardan family plan (aile planı) a geçmesini isteyebilirsiniz. Family Plan’e geçip hattınıza bir telefon daha ekletme imkanınız var. Tabi masrafıyla birlikte 🙂 matematiğini yapalım.

-iPhone 3G 8GB ‘ın cihazı: $199
-iPhone aldığınız için AT&T aylık $10 24 ay ekstra ödemenizi şart koşuyor: $240
-Family Plan’ a geçtiğiniz için aylık $10 24 ay anlaşma yapıyorsunuz: $240

Toplam: $679

Family Plan ‘ı erken iptal ettirmenin $175 gibi bir cezası var. Oradan sanırım 50-60 dolar para tasarruf etmek mümkün olabilir. Yani zihni sinirlik yapıp iPhone 3G 8gb. olanı $620 dolara getirmek mümkün olabilir ama Amerikada arkadaşınızın sizi gerçekten çok sevmesi lazım yoksa uğraşılmaz bunca şeyle 🙂

Bu arada AT&T iPhone satışlarından çok memnun. Bloomberg’e yaptıkları açıklamada Amerika çapındaki 2000 mağazasında iPhone 3G ler bitirdiklerini söylüyorlar. Hafta sonu pazar günü Dallastaki Apple mağazası önünde bile yaklaşık 40-50 kişilik bir sıra vardı. İlk gün piyasaya sürüldüğü zaman geceden mağaza önünde sıraya geçenler bile olmuş. Telefon ve teknolojiyi çok seviyorsanız yalnız değilsiniz yani 🙂

Türkiyeye Para Kazandırmak İstiyor musunuz?

Evet dikkatinizi çekerim “nasıl kolay para kazanırsınız” şeklinde bir soru değil bu. Türkiye’ye para kazandırmak istiyor musunuz? Cevabınız “evet” ise internette sade vatandaş olarak gezinirken yapabileceğiniz çok basit birşeyle neler kazandırabileceğinizden bahsetmek istiyorum.

Konumuz Google’ın türkçe ve diğer dünya dillerinde web sayfalarında sunma imkanı sağladığı reklam hizmeti. Google web sitesi sahiplerine birkaç çeşit para kazanma imkanı sunuyor:

1- Bundan önce muhakkak yazıların üstünde, sağında solunda çıkan yazılı veya görsel Google reklamlarını görmüşsünüzdür. Bu reklamlara şartlı olarak tıklamak Google’ın websitesi sahipleriyle sanal olarak yaptığı anlaşmaya aykırı ayrıca bu reklamlar ustalıkla seçildiği için Türkiye’den bir işadamının para harcıyor olma ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla yapacağınız tıklamalar Google’ın cebine para olarak geri dönecektir.

2- İkinci seçenek Firefox ve Google’ın diğer araçlarının kullanıcılar tarafından yaygınlaşması için “Firefox daha güvenli hadi indirsene” gibi reklam seçenekleri. Bu reklamlara gönül rahatlığıyla tıklayıp eğer bilgisayarınızda Firefox yoksa yükleyebilir başka Google araçlarını o reklamlara tıklayarak indirebilirsiniz. Başarıyla indirilip kullanılan herbir Firefox başına neredeyse $1 gibi bir ücret Google Amerika tarafından Türkiyedeki web sitesi sahiplerine ödeniyor.

3- Son ve en önemlisi, Google websitesi sahiplerine arama seçeneği sunarak bir nevi kendi reklamını yapmayı hedefliyor ve “Google Tarafından Desteklenmektedir” gibi görebileceğiniz arama kısımlarından yaptığınız her arama ve tıkladığınız her sonuç için site sahiplerinin para kazanmasına yardımcı oluyorsunuz.

Bunları sizleri şartlandırmak, hadi hep birlikte Google’ın sunduğu bu imkanları kötüye kullanalım amacıyla yazmıyorum. Bunları yazmamın nedeni, örneğin sisteminize Firefox kuracağınız zaman bir arkadaşınızın websayfasında gördüğünüz reklama tıklayarak indirmeniz için yazıyorum. Eğer bir sitede Google Arama seçeneği sunuluyorsa onu tercih etmeniz açısından bahsediyorum. Bu reklamlarda Türkiye’den kimsenin cebinden para çıkmaz iken tıkladığınız zaman o sitenin sahibine yani belki komşunuza, arkadaşınıza Amerikadan para gelmesini sağlıyorsunuz. Ne yaparak? Sadece tıklayarak. Gözünüze çok küçük gelebilir ama bu şekilde ayda $1000’ın üstünde para kazanan websitesi sahipleri var ve iyiki kazanıyorlar. Oturduğumuz yerden Türkiye ekonomisine küçük de olsa bir katkımız oluyor.

MSN ile iletişim kurup şifrenizi geri almak için

MSN şifresini unutanlar veya şifresini çaldıran arkadaşlar devamlı benimle irtibat kuruyorlar. Benim böyle bir olay başıma gelmediği için sitede yazdığım yazılardan başka bişey söyleyemeyeceğimi ifade ediyorum ama yine de yeterli olmuyor. Bu şekilde benimle irtibat kuran ve ingilizce yazışmalarına yardımcı olduğum Erkut Kavas kardeşim bu konuyla ilgili bir yorum yazdı. Kendisi bana bahsettiği emaili 2-3 gün gibi bir süre içinde geri alıp beni o adresinden msn listesine ekledi. Onun için aynı durumda olan arkadaşlara onun yorumunu ve takip ettiği sayfayı incelemelerini tavsiye ederim.

175
erkut kavas derki:
Ekim 1st, 2007 at 7:49 pm e

arkadaşlar boşuna eski msn inizi hackleyecek birisini armayın! Bu işi yasal yollardan halledebilirsiniz.Tıpkı benim gibi;). Benim de msnim çalınmıştı. Fakat ben gerekli formu doldurup microsoft a yolladım, onlarda bana msne girdiğim ip adresleri gibi çeşit çeşit soru sordular. Bende bunları cavapladım. Ve adresimi geri aldım… Gerekli formu buradan doldurabilirsiniz… https://support.live.com/eform.aspx?productKey=wlid&ct=eformts

Gazetelerde Okuyup da Göremediğiniz Haberler

Sahtekar Hürriyete bir cevap da benden yazısında gazeteler ve medya ile ilgili yeni bir site hazırlığında olduğumu belirtmiştim. Gündemin iyice ısıtılmasıyla birlikte bu konuları rahatlıkla tartışabileceğim bir site açmamın çok gerekli olduğuna karar verdim onun için “Gazetelerde Okuyup da Göremediğiniz Haberler” şeklinde bir sloganla www.gazetelerde.net sitemi açtım. Bundan sonra gazetelerle, medya ile ve Türkiyedeki güç odaklarıyla ilgili düşünce ve yazılarımı bu sitede yayınlayacağım. Sonofnights.comda da siyaset ve politika haricinde kalan konularda değerlendirmeye devam edeceğim. Kamuoyuna duyurulur 🙂

Skytürk Ergenekon Yayınları ve Nihat Genç

Malum Türkiye yine farklı gündemlerle karışmış durumda. Gözaltılar başlar başlamaz Skytürk’den haberleri takip etmeye başladım. Yayınları bütün gün itibariyle Cumhuriyet gazetesi yazarları, Bugün gazetesi yazarları ve AKP aleyhinde kimi bulabilirlerse çıkarttırıp konuşturdular. Bütün gün aynı haber döndürülüp döndürülüp oynatıldı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünde bulunan muhabirlerinden göz altında bulunan zanlılarla ilgili soru sorulduğu zaman olayı ta başından alarak, bildiğiniz gibi Ankarada alınan şöyle yapılan böyle yapılan diye aynı görüntüler, aynı sözler, aynı cümleler yüzlerce kez tekrar edildi. Aydınların görüşleri, toplumun düşünceleri diye çıkarttıkları adamların hepsi Cumhuriyet gazetesinden gece gündüz dine diyanete söven adamlar. Askeri bir müdahele yapılacaksa arkasından yuvarlana yuvarlana gidecek adamlara söz verip “Türkiyenin sonu geldi, bu yapılanlar kabul edilemez v.s.” dedirtiyorlar.

Öncelikle, bu yapılanlar kabul edilebilir, neden mi?

1- Türkiye bir hukuk devleti, gukuk devleti değildir. Şimdi feveran eden bu tipler Refah Partisi kapatılırken kenardan “oh oh canıma değsin” çektiler. O zaman hukuk vardı değil mi? Başörtüsü yasaklanırken, “oh oh böyle başınızı açtırırız sizi gidi ninjalar” diye dalga geçtiler. O zaman hukuk vardı değil mi? Şimdi değneğin ucu kendilerine dokununca ağlamaya başladılar. Şeriatın kestiği parmak acımaz deyip kolunu kopardıklarınızın yerine biraz da kendinizi koyun bakalım.

Bunu bir rövanş olarak değerlendirenlere söylenecek çok şey var ama şu çok açık. Sen %47 almış bir hükümeti sırf kendi menfaatlerinize ters düşüyor diye alıp atamazsın. Eğer bu hükümeti kazıyıp atma planların varsa senin de karınca yuvası gibi kazdığın delikler ortaya çıkartılır, yaptıkların birbir ortaya dökülür.

Üniversitelerde okuyanlar da çok iyi biliyor bundan önce 28 Şubat zamanlarını hatırlayanlarda çok iyi biliyor. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) laikçi diye adlandırılan 28 Şubatın devamı askerlerin arka bahçesine döndü. 28 Şubatta görevde bulunan askerler emekli olduktan sonra var güçleriyle 28 Şubatta başlattıkları darbe hareketlerini desteklemeye devam ediyorlar. Ergenekon, Cumhuriyet Gazetesi, emekli generallar ve iş adamları bu işin sadece bir parçası.

2- Türkiye ilk defa askeri darbe yapmayı hedefleyen bir grubu SİVİL mahkemeler ve SİVİL kurumlarla değerlendiriyor. Bunun çok büyük birşey olduğunu bildikleri halde sırf AKP’nin kapatılmasını herşeyden çok istedikleri için aradaki bağlantıya odaklanıp iki tarafı kavga ettirmeye çalışıyorlar.

3- AKP toplumu ikiye böldü, herkesi ayırdılar diye feveran ediyorlar. Toplumu ayıran tek zihniyet sizin özgürlüklere darbeci, bizden olmayan Arabistana gitsin zihniyetinizdir. Buradan defalarca yazdım bu ülke sizin mülkünüz değil, defedecek de siz değilsiniz.

Bir de dengesiz Nihat Genç olayı var. Dün akşam Skytürk’deki konuşmasını dinledim. Gazeteciler, yazarlar olarak itidali sağlamalıyız, toplumu yatıştırmalıyız diye başladığı konuşmasında yine gürledi çıldırdı. Artık nereye nasıl saldıracağını bilemeyen tavrıyla yorum yapmaktan çok televizyondan provakasyon yapıyor. Bundan önce duygulandığım konuşmalarını sitede zikretmiştim ve yayınlamıştım. Ama dünkü konuşmasında “bok kuyuları” gibi bir üslupla konuşması beni çok rahatsız etti. Ergenekon davasıyla Bosnayı, Çeçenistanı, Irakta olanları bağdaştıran bu vatandaşın artık yazarlığı ve yorumları ile ilgili gerçekten kontrolü kaybettiğini düşünüyorum. Mevlanadan çıkan AKP’nin Türkiyeyi sattığını söyleyen, anne sevgisinden kelebeklerden kaz dağlarından sosyalist – faşizm karşıtı, Amerikan düşmanı üslübuyla bağıra bağıra bok çukurları diyen bu adamın dilinin beyninden çok çalıştığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Skytürk’ün yayınlarının AKP ve Yargı aleyhinde provasyonda zirveye çıktığı ve Nihat Genç’in çıldırıp bok kuyuları diye konuşma yaptığı anları vidyodan izleyebilirsiniz.

Nihat Genç ve B.K kuyularında boğulacaklardır

Milli Takıma Teşekkürler!

Türkiye neredeyse yedeklerle denebilecek bir kadroyla çıktığı halde çok güzel mücadele etti. Belki finale gelebileceğimizi düşünmediğimiz için ilk maçlarda sarı kartlar havada uçuştu, bu maçı favori 11’imizle çıkıp çok daha güzel bir maç ortaya koymamız güzel olurdu. Bize yaşattıkları heyecan ve gururdan dolayı milli takıma teşekkür ediyoruz. Türkiyede olanlar bunun çok farkında olmayabilir ama yurtdışında olunca herkesin Türkiye ile ilgili konuşuyor olması, size sorular sorup tebrik etmesi insanı gerçekten çok mutlu ediyor. Bunu yaşattıkları için de teşekkür ediyoruz.

Maçın son 30 dakikasını İsviçreden yayın yapan kanalının elektrik sorunlarında dolayı amerikada izleyemedik. Türkiye’de sanırım bu kesinti olmamış ama dünyanın kalanında izlenemedi. Onun için son golü ve kalan anları göremedik tekrardan izleriz artık.

Sahtekar Hürriyete bir cevap da benden

Doğan grubunu iki yanında köpek bulunan eski yunan tanrılarına benzetiyorum. İki tane köpeği var, bir tanesinin adı Hürriyet diğerinin adı Milliyet. Sahipleri birşeyden işkillendiği zaman ikisi birden kıyasıya havlamaya başlıyorlar. Gün içinde 10larca örnekle karşılaşıyoruz onun için sadece onların yaptıklarını bahsedeceğim ayrı bir site hazırlığı içerisindeyim onu da sizinle paylaşmış olayım. Son örneği ise Fethullah Gülen’in Türkiyeye dönme mevzusu. Mahkeme sürecinde türlü türlü ahlaksızlıklar ve aşağılıklarla hem Fethullah Gülen’in şahsında hem de grubunun aleyhinde iftiralar ve yalanlar uydurdular. Hiçbirini mesneti olmadığı halde çamur at izi kalsın diye yaptıkları bitmemiş gibi bi de “Türkiyeye Humeyni gibi geri dönecek” diye insanları galeyana getirmeye çalıştılar. Halen Hürriyetin ana sayfasında bulunan ve bu yaptıklarının en so örneği olan aşağıdaki başlık ne demek istediğimi açıklıyor: 1 Ay içinde Terket

Bu arlanmazlar Amerika’da yaşayan birilerini bulamadıkları için değil bulmak istemedikleri için işin hakikatini araştırmıyorlar. Amerikada yaşadığım için size işin arka yüzünü kısaca bahsediyim. Burada herhangi bir vizeniz dolduğu zaman yenileme için bir çok imkanınız bulunuyor. Neler mi?

-Fethullah Gülen hocaefendi bulunduğu eyalette veya ilde en basitinden bir camide imam olarak istihdam edilmek kaydıyla H1B rahatlıkla alabilir. Bir sonraki aşaması yeşil kart başvurusu yapılır ve bu zamana kadar kaldığı süre göz önünde bulundurulursa şu anda VATANDAŞLIK başvurusu yapma hakkı bile bulunuyor. Türkiye’den belki milyonlarcasının bayıla bayıla kabul edeceği bir seçeneğe başvurmayan bir kişi var karşınızda.

-Fethullah Gülen hocaefendi ingilizce konusunda mütehassıs değil bunu göz önünde bulundurarak çok rahatlık İngilizce dil öğrenmek isteyen birisi olarak vizesini öğrenci vizesiyle değiştirebilir.

-Herhangi bir vize sona erdiği zaman immigration lawyer diye adlandırılan göçmen avukatları aracılığıyla turist vizesiyle değiştirebilir. Turist vizeleri 6 aydan 10 yıla kadar verilebiliyor, bir müddet sonra ülkeden ayrılıp geri gelmesi gerekir ama “1 AY İÇİNDE TERKET” gibi insanları demorilize eden ahlaksızca bir başlığa cevap olarak halen bir seçenektir.

Taraf Gazetesinin Elindeki Belge

Taraf Gazetesinin yayınladığı 11 sayfalık belgenin bahsedildiği bu vidyoyu burada yayınlamak istedim. Aradaki bağlantı ne kadar yakındır bilemiyorum ama bu haber çıktıktan sonra biraz daha kulak kabartır oldum ve Süper FM’de Milli Takımı desteklemek için çalınan marşda “hepimiz askeriz” kısmının geçmesi ve bunu şarkı boyunca tekrar tekrar söylenmesi dikkatimi çekti. Paylaşmak istedim 🙂

Link Değişimi Düzenlemesi

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi Google’ın tokatlamalarından ötürü, radikal bazı kararlar almak durumunda kaldım. Link değişimi yaptığım,

-sonofnights.com ile benzerlik taşımayan,
-PR değerleri son güncellemelerden sonra çok düşen
-uzun süredir güncellenmeyen

siteleri kaldırdım. Yaklaşık 15 tane ayrı site olduğu için ve irtibat bilgileri ben de bulunmadığı için lütfen kusura bakmayın ve sitenizde dilediğiniz düzenlemeleri yapın. Linkini kaldırdığım arkadaşlara teker teker haber veremediğim için tekrar özür dilerim.

Teşekkürler

Google’a bir şeyhler oluyor

Türkiyedeki webmasterlerin birçoğu şu aralar google’ın gelmişi ve geçmişi (10 yıllık) ile ilgili pek hoş olmayan laflar sarfetmek durumunda kalıyor. Bunun yanında bi de çok sevinçli sitesine google kuşu konan site sahipleri var onlar da bunun keyfini çıkarıyorlar. Ne mi oldu? Google ilk 10’da çıkan birçok siteyi al aşağı edip onları başkalarıyla değiştirdi. Günlük 5-6 bin ziyaretçi alan site sahipleri 26-27 mayısta gözlerini bir açtılarki günlük ziyaretçi sayısı 1-2 binlere gerilemiş. Herkes birbirine ‘biz ne yaptık da google bize bunu yaptı’ sorusunu soruyor. Bunlardan sonofnights.com’da nasibini aldı. Google bilhassa önemli anahtar kelimelerde büyük kesintiler yaptı. Bu durumu ilk tespit ettiğim zaman Google tarafından yasaklanmış olabileceğimi düşünerek kendilerine başvuru da bulundum ama sonradan başka arkadaşlarla konuşunca bu durumdan etkilenen çok kişi olduğunu, bilhassa google.com.tr bazlı aramalarda büyük depremler olduğunu öğrenmiş oldum.

Aslında Google’ın bunu yapacağını tahmin etmek çok uzak değildi. Şubat ayından itibaren bir manada İnternet Kanunları gibi sundukları, Webmaster Guidelines’larını baştan aşağıya değiştirip Mayıs 25’e kadar Google Adsenseten para kazanmak isteyen site sahiplerine zaman verdiklerini ve bunu dikte edeceklerini duyurdular. Tabi burada demokrasiye bir zarar gelmiyor, bizimle çalışmak istiyorsanız bizim kurallarımız bu şekilde diyorlar. Sundukları bu listede ana maddeler benim okuduğum kadarıyla şunlardı:

  • başka siteleriyle link değişimi
  • link satışı, para karşılığında başkaları için yazılar yazmak
  • gizli link yayınlamak yoluyla arama motorlarını kandırmaya çalışmak

şeklinde daha uzayıp giden, SEO dediğimiz arama motoru optimizasyoncularının çoğunlukla başvurdukları bütün kaynakları kurutmaya yönelik bir çalışma başlattılar. Geçtiğimiz haftalarda Las Vegasta arama motorlarıyla ilgili seminerler düzenlendi ve bunlardan bir tanesine Matt Cutts efendi de katıldı ve kendi sitesinde de bahsettiği bir röportaj verdi. Bu röportajda kendisine Google’da yenilik olarak sizi heyecanlandıracak neler var bize söyleyebileceğiniz diye sorulduğunda:

  • Google’ın uluslararası aramalarla ilgili yapacağı güncellemeler ve spam filterelemeleri
  • link satan, link değişimi yapan sitelere yasaklamalar ve kısıtlamalar getirecekleri

bilhassa Google’ın yasaklı listesine aldıkları:

  • Links intended to manipulate PageRank (PageRank arttırmaya yönelik linkler)
  • Links to web spammers or bad neighborhoods on the web (Diğer siteleri ve spamcilere yönelik linkler)
  • Excessive reciprocal links or excessive link exchanging (“Link to me and I’ll link to you.”) (Aşırı miktarda link değişimi yapmak, bana link ver ben de sana link veriyim)

Tabi Google bu kararı almadan önce afedersiniz baya tırmaladı. Biz arama motoru marketini nasıl yönlendirebiliriz? Nasıl büyük değişiklikler yapmadan kendi elimizle yarattığımız bu deve ayak uydurabiliriz? Baktılar Pagerank algoritması yerine yeni bir fikir ortaya koyamıyorlar ve Pagerank algoritması da sitelerin birbirine link vermesi tabanına dayanıyor. Uzun bir müddet bekledikten sonra, kendi elleriyle oluşturdukları link değişimi ve link satışı marketlerini kurutmak için harekete geçtiler. Şu anda blogunda firmalar için yazı yayınlıyanlar, link satışı yapanlar, link değişimi yapanlara büyük bir darbe indirdiler. Bunu henüz ingilizce siteler için yapmadılar şu anda görebildiğim kadarıyla yaptıkları bu değişiklik bilhassa Google Türkiye ile birebir ilgili.

Çözüm ne olabilir derseniz. Şu aşamada çözüm çözümsüzlük olarak gözüküyor çünkü ortaya koydukları ve açıkladıkları resmi birşeyler yok. Google zaten şu ana kadar adam gibi çıkıp ben buyum şuyum demedi, hep Matt Cutts gibi ortaya koydukları birkaç figüranları aracılığıyla dünyaya mesajlar göndermeye çalıştı ve aynı şekilde devam ediyor. Matt Cutts’a röportajda bu konuyla ilgili sorulan soruya verdiği cevap şu şekilde:

  • kaliteli ve size özgü içerikler
  • birilerine gerçekten çok link vermek istiyorsanız nofollow kullanın
  • link alışverişi, link değişimi yaparken Google’ın koyduğu kanunları ve sonuçlarını göz önünde bulundurarak hareket edin

Bakalım ileriki günlerde Google’ın gelişen piyasaya reaksiyonu nasıl olacak.

css.php