Osman Baydemir’in websitesinin hacklendiği haberiyle ilgili dün yazdığım yazının kapanışında bahsettiğim avrupadaki kürtler ve içinde bulundukları planlarla ilgili, çok önceden youtube’da izlediğim Ahmet Kaya 1999 Almanya konseri vidyosu hatırıma geldi, buraya eklemeye karar verdim.

Avrupadaki kürt oluşumları ve kürdistan çalışmalarıyla ilgili, orada yaşayan arkadaşlarımdan öğrendiklerimin yanında, Ahmet Kaya ile ilgili wikipedia’da bahsedilen kısımlar önemli gerçekleri ifade ediyor:
Ahmet Kaya, 10 Şubat 1999′da Magazin Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği ödül töreninde yeni albümüne Kürtçe şarkı koyduğunu açıkladı, bu şarkıya çekeceği klip için bir kanal aradığını söyledi. Ahmet Kaya’nın “Kürtler’i tanımayanların kafasından inmeyeceğim. Ayrıca bu ödülü insan hakları adına, cumartesi anneleri adına alıyorum” sözleri üzerine törene davetli bulunanların verdiği tepki üzerine, ödül törenini terk etmek zorunda kaldı. Bu olayın hemen sonrasında Ahmet Kaya ‘nın 1993 yılında Berlin’de Kürt İşadamları Derneği’nin düzenlediği bir gecede verdiği konsere ilişkin fotoğrafların Hürriyet gazetesinde yayınlanması üzerine “bölücü PKK örgütüne yardım ve yataklık yaptığı ve halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla hakkında dava açıldı. Haziran 1999′da Türkiye’den ayrıldı. Yargılamaların sonucunda hapis cezasına çarptırıldı, ancak yurtdışında olduğundan hapse girmedi. Bu arada Ordu Valiliği Ahmet Kaya’nın kasetlerinin kentte satılmasını ve bulundurulmasını yasakladı. Hapis cezası ve tepkiler üzerine Fransa’ya yerleşti. Almanya’da PKK yanlıları tarafından düzenlenen konserde “Arabamı şerefsizlerin memleketinde bıraktım” dediği iddia edildiği için hakkında DGM tarafından bir kez daha soruşturma başlatıldı. PKK’nın yayın organı MED-TV’nin açılışında verdiği konserde yaptığı açıklamada hakkındaki iddialar için Ahmet Kaya: “Ülkeyi bölmek için değil, birleştirmek için vardık. Bunu anlamakta güçlük çektiler. Benim ülkede yaşayan 64 milyon insana şerefsiz dediğimi söylediler. Ben hiçbir halka, halklara asla şerefsiz lafını kullanmadım. Ben sadece Kürt kimliğimden beni linç etmek isteyen namussuzlara ve haysiyetsizlere burda birkez daha şerefsiz diyorum. Burda hiçbir zaman Ahmet Kaya 64 milyon insana şerefsiz dediği gibi speratif (ayrımcı) laflarla benim etrafımda toplamaya ve yıllandandır dostluk ettigim Türk halkını bana düşman etmeye çalışıyorlar, Türk halkını bana değil Türk halkını Kürtlere düşman etmek istiyorlar. Ben onların, o medyaların o üzerimde oynadıkları oyunların farkındayım bunlar soğuk savaş stratejileri. Onların o kirli savaş strajilerini bozarım, daha öncede bozdum, gene bozarım yine de bozacağım.” diyerek yalanladı. Ahmet Kaya, 2000 yılında Paris’te bir kalp krizi sonucu öldü.

Ahmet Kaya – 1999 Almanya Konseri
Kürdüz ölene kadar
Kürdüz sonuna kadar
Vallahi biz dostu özledik
Kürdüz ölene kadar
Vallahi barışı özledik
Kürdüz sonuna kadar
Vallahi APO’yu (Terörist başı Abdullah Öcalan) özledik
Kürdüz sonuna kadar
Vallahi biz dostu özledik

Yaşamak, tek başına birşey değil, yaşamak,kari koca olarak yaşamak birsey değil, yaşamak,iki kisiyle yaşamak da birsey değil. Yaşamak, onurunla,namusunla,ulusal kimliğinle halkınla yaşamaktır. Onurlu yaşamaktır,serefli yaşamaktır.

Biz bedeli ne olursa olsun yaşamımızın hiçbir zerresinde ne Türkiye ne de Türk düşmanlığı yaptık.Ama biz hayatımızın başladığı noktadan bu güne kadar geçen süre içerisinde bağımsız,demokratik bir ülkenin dürüst Kürtleri olarak yaşamak istedik.

Artik savas naralarinin yerine baris naralarinin alanlari doldurdugu bu zamanda,çok dogru seyler yapmaya yüz tutmus su anlarimizda sakin olaki akliniza söyle birsey gelmesin. Acaba buralardan uzaklara mi gidiyor? Yok öyle birsey…

Barış ve barış yanlısı insanlar onurun ve namusun dimdik silahıdır.O yüzden biz askla,sevdayla,kavgayla büyüdük.Bu yüzden sakin ola ki barisi teslimiyet gibi düsünenler böyle bir gaflete düsmesinler.Biz sevdayi da biliriz,kavgayi da biliriz.â€?

314 Responses to “Ahmet Kaya – Vallahi APO’yu özledik”

Sayfalar: [7] 6 5 4 3 2 1 » Show All

  1. 314
    ibrahim Says:

    ya arkadaş bilip bilmeden konuşuyonuz apo kürtçede amcca demek amcada uzanan dostluk eli gibidir çok cahil bir toplum…
    bir türkün ne mün ne mutlu türküm diyene demesiyle bi kürdün ne mutlu kürdüm demesi aynı şeydir bnun neresi bölücülüktür

  2. 313
    hasan Says:

    ya arrkadaş siz neyi savun duğunuu bilmeyen cahil kalmış bi toplumsunuz milliyetciyiz diyosunu ama miliyetciliğin anlamını bille bilmiyosunuz milliyetci olan bi insan milletini kürt türk müslüman yahudi diye ayırmaz ama şimdiki milliyetcilerde nedense yok odoğulu yok bu batılı diye bi tabir var asıl şiz böyle yaptıkca vatan bölünüyo si hic doğuda yaşayan halkın ne cektiğini biliyomusunuz şu anda bille kar yüzünden kac köy yolu kapalı orda ama batıda biküyolu kapansın hemen acılır niye cünkü batıdakiler insan ama doğudakilerne bilimez batıda birşey olur hemen oraya ne gerekiyosa yapılır okul köprü hastane vb ama doğda yok niye cünkü ödenek yok niye yok cünkü batı güelleşicekya cuvalla para boşşeylreharcanır snra mali acık olur doğudaki hallk isyan edincede bu duruma terörist olur adı ckar snrada batıdaki bihallttan haberi olmayanlar aa niye bnlar böyle yapıyo der ama tek sorun ordaki halkın insan yerine knulmak icin baş kaldırmasıdır kmse bnu bilmez side bilmediğini şeyler hakında ck biliyomuş gibi knuşmayın

  3. 312
    aylin Says:

    aslında çoğu kişi apo yüzünden ayrımcılığın olduğunu söylüyor ama onların bu düşüncede olması çok yanlış çünkü şuan bile temizlenmesi gereken çok kişi var ahmet kaya öldü onun gibi bir sürü kürt sanatçimiz öldü o yuzden herkesin nerde nasıl davranacağini bilmeli

  4. 311
    aylin Says:

    her ne kadar kardeşiz desenizde yinede birbinizi vurmayı hedefliyorsunuz herkes biliyor ki türkte kürte insan ama hedeffe bıraktığınız o kadar çok insan varki artık herkes ürkmeye başlamiş bir durumda savaşlar da artık bir yere kadar

  5. 310
    hüseyin Says:

    bence kürtlerde türklerde eşittir ama apo yüzünden ayrımcılık olduğuna katılıyorum

  6. 309
    the ottoman Says:

    bence bu adam vatan haini değil diğer sanatçılar gibi korkutularak pkk yı şarkılarında desteklemesi istenmiştir.

  7. 308
    Ker3mUrfa Says:

    Allah Mekanını cennet etsin Ahmet Abimizin

  8. 307
    armanç öz Says:

    Ahmet Kaya, Malatya’da beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak 1957 yılında dünyaya geldi. Mensucat işçisi bir baba, çocuklarını yetiştirmekle yükümlü bir anne ve diğer dört kardeşle birlikte geçen çocukluk…

    Babası, neredeyse onun boyu kadar olan bir bağlama ile eve geldiğinde mutluluğun bu olduğunu düşünür. Dokuz yaşındadır daha. 24 Temmuz İşçi Bayramı’nda sahneye çıkarırlar onu, bir daha unutmaz bunu…
    Yaz tatillerinde, ya plakçıda ya da tanıdıkların minibüsünde çalışır. ‘Başar ağabey’yi tutuklanınca Ahmet, küçük bağlaması ile ilk bestesini yapar: “Bir Wolksvagen alacağım, Adını ‘Başar’ koyacağım” der… Ruhi Su’nun plaklarını satın alan Ahmet Kaya, bol paçalı pantolonlar giyen uzun saçlı 68’lilerden etkilenen gençir artık…
    Mensucat fabrikasından emekli olan babası, daha iyi bir yaşam için İstanbul’a göç eder. İstanbul/Kocamustafapaşa’ya yerleşirler. Ahmet Kaya’nın ilk izlenim ‘korkudur.

    Ahmet Kaya, ortaöğrenimini tamamlamaya çalışırken yetmişli yılların toplumsal çatışmalarının farkına varmardı. Ora’dan gelmiş olmanın farklılığını, bu yeni kültür ve yaşam biçimi ile içiçe yaşar. Türküler, devrimci marşlar, Ruhi Su ve Zülfü Livaneli’den müzikal anlamda etkilendiğini inkar etmez, ama kedi sesini arar. Bütün boş zamanlarda bağlama çalıp şarkılar söyler. İlk bestelerini bugünlerde yapar.
    Boğaziçi Üniversitesi’nde bir panelede Ruhi Su’yla karşılaşır. Ustayı çok sevse de yetmeyen birşeyler vardır Ahmet Kaya için, bunu ifade etmeye çalışır Ruhi Su’ya. Ruhi Su’nun ‘Mahsus Mahal’ türküsünü kendince yorumlar O’na. Bağlamanın sapını tutan Ruhi Su, ‘Böyle bağlama çalınmaz!’ der. Oysa Ahmet Kaya asi. Farklı birşeyler yapmak ve kendini aramaktadır. Yıllar sonra verdiği ilk resitalin afine ‘Bağlama Böyle De Çalınır’ ‘i spota çıkaracaktı.

    Seksenli yılların başı talihsizliklerle geçer. Evliliği biter, bebeği ondan ayrı büyümeyecektir ve çok zordur. Bu dönem bestelerinin olgunlaştığı dönemleridir bu yıllar. Sadece müzikle kendini ifade eden Ahmet Kaya, 1985 yılına geldiğinde kararını verir. ‘Zamanıdır’ deyip, oltuğunun altında şarkılarını alıp, Unkapanı’nın yolunu tutar.
    Dinleyenlerin hiçbir kategoriye koyamadığı bu müziğe kimse yüz vermez. Sonraki günlerde arkadaş yardımları ve kendi olanakları ile ilk albümünü yapar. Ama hemen toplatılır. Yapılan itiraz sonuç verir. Olay gazetelere yansır, Ahmet Kaya’nın ‘Ağlama Bebeğim’ adlı albümü Danıştay kararıyla serbestir artık!’

    Bu arada. Üniversite öğrencileri, dar gelirliler, 12 Eylül darbesinden nasibini almış-çeşitli kesimlerden tutuklu yakınları, Türkiye’de demokrasiyi yeniden inşa etmeye kararlı kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları Ahmet Kaya’nın dinleyici profilini oluşturur.

    Kısa bir süre sonra ikinci albümü “Acılara Tutunmak” ı yapar. Ahmet Kaya, edindiği toplumsal, siyasal duyarlılıkla üretim yapmaktadır, peşpeşe albümler çıkarmaktadır.
    Üçüncü albümü O sıralar tutuklu olan ve idamla yargılanan Nevzat Çelik’in ‘Şafak Türküsü’ şiirini besteler, aynı zamanda albümün de adıdır ‘Şafak Türküsü’. Üllkenin gündemindeki idam cezaları ve hapishanelerde bulunan binlerce insanın ve onların ailelerinin içinde bulunduğu durumu şarkılaştırmıştır…
    ‘An Gelir’ isimli dördüncü albümünde Atilla İlhan, Hasan Hüseyin ve Ülkü Tamer’in şiirlerini besteleyen Ahmet Kaya, yeni arayışlar içerisine girmiş, besteciliği ile ilgili kendisini epeyce geliştirmiştir. İlk üç albümde aranjör olarak kendi çabalarının yanı sıra Sezer Bağcan, Oğuz Abadan gibi isimlerle çalışan Ahmet Kaya, dördüncü albümde Osman İşmen ile çalışmaya başlar ve bu beraberlik uzun yıllar sürer…

    Beşinci albümünde ünlü şairlerin yanı sıra yeni bir isimle, Yusuf Hayaloğlu’yla çalışmaya başladı. Hayaloğlu’yla beraberlik, Ahmet Kaya müziğinde uzun ve verimli bir çalışmanın başlangıcını oluşturur. ‘Yorgun Demokrat’ isimli bu albüm, gerek dönemi gerekse içeriği bakımından yine Türkiye’nin toplumsal gidişatına denk düşmüş ve 12 Eylül döneminin etkisini üzerinden atmaya çalışan milyonlarca demokratın durumunu dile getirmiştir.

    Albüm çalışmalarına paralel olarak halk konserleri de yapar Ahmet Kaya. Gösterilen ilgi, katılım ve çoşkuya rağmen, ülkenin birçok yerinde ‘sakıncalı’

    Konserde kendisine bağlamasıyla eşlik eden Ahmet Koç’la altıncı albümü olan ‘Sevgi Duvarı” nın hazırlıklarına başlar. Can Yücel’in aynı isimli şiirini bestelemiş olan Ahmet Kaya, bu albümü ‘vazgeçilmezlerim’ dediği Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’siz hazırlar ve bu arada ‘Resitaller’ adını verdiği albümde canlı konser kayıtlarını toplar. ‘İyimser Bir Gül’ adını taşıyan yedinci albümü, Türkiye doksanlı yıllara adımını atmış, Ahmet Kaya gündemi ile ülke gündemi yine örtüşmüştür. Yeniden Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’ le çalışmaya başlar. Albümün adı ‘Başkaldırıyorum’dur.

    Olgunluk çağında ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara, mevcut gidişata ve sistemin hoşnut olmadığı her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir ‘muhalif’tir artık…
    Başı, zaman zaman derde girer, birçok yerde konser verememenin yanı sıra albümleri ‘sakıncalı’ bulunup kısmen de olsa toplatılır. Bu sürecin şarkılarına yansıması kaçınılmazdır. Yeni albümün adı ‘Başım Belada’dır o yüzden. Ahmet Arif, Atilla İlhan ve Yusuf Hayaloğlu’nun şiirleri ve şarkı sözleri Ahmet Kaya müziği ile biraraya gelir. Bu arada ağırlıkla Türk Halk Müziği’nden örneklerin yer aldığı ‘Resitaller 2′ adlı albümü yayınlanır.

    Onuncu albümü ‘Dokunma Yanarsın’ ile birlikte hayatında bir takım değişiklikler gündeme gelir. Bu yeni süreçte de milyonluk satışlara imza atan Kaya, 1993’te onbirinci albümü ‘Tedirgin’i çıkarır. Ertesi yıl çıkardığı ‘Şarkılarım Dağlara’da hemen hemen tüm şarkı sözlerinin altına da imzasını atar. Albüm, ‘Kum Gibi’, ‘Ağladıkça’, ‘Saza Niye Gelmedin’ gibi parçalarla satış rekorları kırarak Ahmet Kaya diskografisinde ayrı bir yere sahip olur. Toplumsal-kültürel gelişmelerin getirdiği etkileri üretkenliğe çeviren Ahmet Kaya, 1995 yılında onüçüncü albümü ‘Beni Bul’ u çıkartır.

    Sesinin rengini ve olgunluğunu günün teknik imkanlarıyla yeniden deneyerek, ağırlıkla eski şarkıların yeni düzenledi. 1996 tarihli ‘Yıldızlar ve Yakamoz’ bu arada ortaya çıkar. Bunu, 1998 yılında Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’den oluşan çekirdek kadroyla hazırladığı ‘Dosta Düşmana Karşı’ izler.

    ‘Gak Production’ isimli bir yapım firması da kuran Kaya, Kent Ozanları isimli çağdaş halk müziği yapan bir grup ve on yıldır asistanlığını yapan Çetin Oraner’in albümlerine de yapımcı olarak imza atar.

    Profesyonel süreci boyunca onun müziğine çeşitli isimler bulunmuşsa da Ahmet Kaya, kendisini hep toplumcu-gerçekçi sanat kategorisinde görmüştür. Dünyada ‘protest müzik’ olarak tanımlanan bu türün ülkemizdeki önemli temsilcilerinden olan Ahmet Kaya’nın en belirgin ve ayırdedici tarafı, müziğindeki geleneksel motiflerin ve ulusal kültür değerlerinden yola çıkmasıdır. Toplumsal süreçten kopmammış, olmuştur. Türkiye’nin siyasal ve toplumsal gidişatına paralel bir müzik seyri izlemiştir.

    Türkiye’de her söylediği söz ve şarkısı olay olan Ahmet Kaya hakkında birçok dava açıldı ve kendi deyimiyle emniyetler onun ikinci adresi oldu. Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkar etmedi ve mücadele etti.

    Kaya hakkında, yurtdışında verdiği konserlerde ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla 3 ayrı dava açıldı. Bu davalardan biri geçtiğimiz günlerde sonuçlandı ve Kaya’nın 3 yıl 9 ay hapis cezası kesinleşti. Diğer iki davada ise, duruşmalara katılmadığı ve ifade vermediği için Kaya hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.

    Çok Büyük Kitlelere Sesini, Şarkılarını Duyuran Ahmet

    Kaya Birsürü Şarkıya İmzasını Atmıştır İşte O Şarkıların Listesi

    İçimde Ölen Biri Var
    İhanet Zincirini Tutan Utansın
    İyimser Bir Gül
    Jilet Yiyen Kız
    Kaçak ve Annem
    Kaçakçı Kurban
    Kadınlar
    Kafama Sıkar Giderim
    Kalan Kalır
    Kalan Kalır (Vur Sırtına)
    Kan Kurşundan Silinince
    Kara Yazı
    Kara Yılan
    Karanlıkta
    Karar Vermek Zor
    Kardelenler Açınca
    Karlı Dağlar (Ilgaz Dağlarında)
    Karwan (Kervan)
    Katlime Ferman
    Kenar Mahalleli
    Kendine İyi Bak
    Kimdi Bunlar
    Koçero
    Kore Dağları
    Korkarım
    Koru Kendini
    Kum Gibi
    Kurtuluş Savaşı Destanı
    Lili Marlen Türküsü
    Mahur Beste
    Mavinin Türküsü
    Meleğim
    Memleket Hasreti
    Merhaba
    Metrisin Önünde
    Mican
    Munzurlu
    Nerden Bileceksiniz
    Nereden Bileceksiniz
    Nevroz Ateşi
    Neyleyim
    O Vahşi At
    Odam Kireçtir Benim
    Olmasaydı Sonumuz Böyle
    Ölüm Dörtlüğü
    Oy Benim Canım
    Oy Havar
    Öyle Bir Yerdeyim Ki
    Özgür Çağrı
    (Potbori) Fabrika Kızı
    Rinna Rinnan Nay
    Sabır Kalmadı
    Şafak Türküsü
    Sahin Gibi
    Saza Niye Gelmedin
    Sel Dağ
    Sen Benim Hiç Bir Şeyimsin
    Sen Benim Hiçbir Şeyimsin
    Sen Yanma Diye
    Senin Derdindeyim
    Sensiz Yaşayabilmerem
    Sevemezsin
    Sevgi Duvarı
    Şeyh Bedrettin
    Şiire Gazele
    Siz Yanmayın
    Sorgucular
    Söyle
    Şu Dağlarda Kar Olsaydım
    Sürgün Acısı
    Sürmeli Ne Yandasın
    Süryani
    Suskun
    Tedirgin
    Telgrafçı Akif
    Tezgahtar Nebahat
    Tıka Basa Pastırma
    Turna Semahı
    Turuncu Gemi
    Tut ki Gecedir
    Tutuşur Dizelerim
    Uçun Kuşlar Uçun
    Uğurlar Ola
    Uşür Ölüm Bile
    Uy Havar
    Yakamoz
    Yakarım Geceleri
    Yalan da Olsa
    Yalancı Ayrılık
    Yangın Gecesi
    Yaşamadın Sen
    Yazmalı Gelin
    Yemen Türküsü
    Yeter
    Yetiş Nerdesin
    Yollarına Baka Baka
    Yorgun Demokrat
    Yüreğim Kanıyor
    Yusuf Yusuf
    Zeytin Karası

  9. 306
    armanç öz Says:

    ahmet kaya için ölmek ne demek öldürürüm ahmet kaya için kendimi ve bütün sülalemi katlederim bu halk bu ismi ahmet kayayı seviosa bildigi bir şey vardırki seviodur kimse bu halkı zorlamıo ahmet kayayı sevsin die her özgürdür her kez kendi demokratik haklarını kullana bilir kimse kimseye zorla bir şey yapamaz yapdıramaz ahmet kayayı öldüreni kınıorum

  10. 305
    Avşaroğlu Says:

    A.Kaya öleli 10 yıl olmuş.Köprünün altından çok sular geçti.Vallah Apoyu özledim diyen Kaya APO ve onun ölüm kusan örgütü PKK ya selam duruyordu.Kaya her şeyin farkında olduğu halde hiç çekinmeden Apoyu özledim demekten kendini alamıyordu.2000 li yıllarda bunlar olurken, 2010 lu yıllarda durum ne aceba?Apo haini son olarak 5 milyon tl harcanan imralıdaki villasında gün sayıyor.Kürt açılıma safsatasıyla sıradan Kürt halkına Kürt milleti şuuru aşılanıyor.Tarihte hiç bir devleti ve beyliği olmayan yeni bir millet ve dil yaratılıyor.Apo haini her hafta İmralıda basın toplantısı düzenler gibi avukatlarıyla görüşüp, dışarıya talimatlar gönderiyor.Bizim yetkililerde aceba Apo ne dedi, nasıl bir yol haritası belirledi diye ağızlarını açıp bekliyorlara.Şimdi sormak gerekir, 2010′un türkiyesinde ihanet derecesine varan açıklamalar yapan, onlarca insan Ahmet Kayadan dahamı az ihanet içerisindeler?2010 un türkiyesinde ortalık hain kaynıyor.Ülke karpuz gibi ikiye ayrılmış,öfkeli yürekler patlamaya hazır bir halde bekliyor.
    Belki çok karamsar konuştum ancak, 2020 de allah ömür verirse Kürdistanın sınırlarını tartışıyar olabiliriz.Keşke terör karşısında İsrail,İngiltere ya da ABD gibi önlem alan bir devlet anlayışımız olsaydı.

  11. 304
    mehmet can Says:

    Türkler henüz savaşa başlamadı!

  12. 303
    leo Says:

    ya ahmet kaya gibi biri ölmüş gitmiş onun ismi bile yazılsa yazıkdır zamana yazık önce şunu bilmek gerekir kürt vardır pkk vardır ikisini bir birinden ayırmak lazım önce kurununyanında yaşta yanmasın.bazende görünen köy kulavuz istemiyor ama sadece ahmet kaya değil unun gibi bir kaç kişi daha var temizlenmesi gereken

  13. 302
    asya Says:

    Şimdi birileri diyorki bölmeye çalıyorlar bizi doğruda birileri bizi bölmeye çalışıyor ama bunu sadece Pkk yapmıyor bu ülkenin içindeki herkes yapıyor! Öyle bir yapıya sahibizki Şeraat-laiklik,Kürt-Türk,Şii-Sünni O,bu Öyle bir bölücülük varki bu ülkede Pkk sadece bunu görünen yüzü.
    Peki Pkk niye var? ülkedeki 15 milyon 20 milyonluk kesim neden Pkk’yı destekliyor? Bence sorulması gereken soru bu.Doğuda insalr Pkkya itildi.İnsanlara işkence edip sonrada Pkkyı destekleyen herkesi bilmem neyapıyım…. diye küfür eden zihniyeti anlamıyorum ben.
    Ahmet Kaya doğru yada yanlış şarkılar yazdı okudu güzelde söyledi.Kaliteli bir insandı.Abdullah Öcalanı özledik demiş! Diyebilirde… Bu ülkede insanların Abdullah Öcalan’ı Kürt Barış Adamı olarak anılmasına izin veren Zihniyet bunu istedi başardıda.
    Abdullah Öcalanda Bir simge başka BİR B*k Değil.Bu kadar büyütmeyin gözünüzde.
    Kürdistan diye andıkları yer Türkiyenin tahıl ambarı.Pardon kullanılmayan Tahıl amabarı.Çünkü kullanmamız yasak!!

  14. 301
    müslüm Says:

    merak etme biz bılıyorzkı möcadele verıyoruz sen kendı derdıne düş kürtleri öldurssenınnız öztunde onun parcalarsanızda yınde kinız bıtmez okadar çok nefret edıyorsunuz kürtlerden artık öyle olmuşkı içinız dışınız bır olmuş sızın hıc bırşeyınıze inanamayız kardeşız dersenızn sırtımızdan vursunuz ben çok kardeşım dıyen gürdum ama hepsız boştan laflar hepsı aynı arkadanı dönce arkadanda konuşrlar

Sayfalar: [7] 6 5 4 3 2 1 » Show All

Leave a Reply


2 × sekiz =

css.php