Ahmet Necdet Sezer’in yaptığı anti-demokratik atamalardan birisinin en bariz örneği olan Abdurrahman Yalçınkaya‘nın o makama nasıl geldiğini araştırıyordum. www.arastiralim.com sitesinde Abdurrahman Yalçınkaya‘nın atamasıyla ilgili yazılan yazıyı altta alıntılıyorum. Ahmet Necdet Sezer’in geleceğe yönelik bıraktığı en büyük tohumlardan birisi olan Abdurrahman Yalçınkaya‘nın göreve gelir gelmez işlere giriştiği ve birkaç aylık çalışmadan sonra 162 sayfalık iddianameyi hazırladığı gayet ortada. Abdurrahman Yalçınkaya‘nın kelebek olup uçmaya başladığı ve Ahmet Necdet Sezer gibilerinin bombasını toplumun içine bırakmaya hazırlandığını acı bir şekilde izliyoruz. Hedefleri ne olursa olsun, bu seferki lokma o kadar kolay yutulur olmayacak, artık karşılarında dünya konjoktörünü bilen, toplum içindeki dengelerle nasıl oynadıklarını çok açık gören bir gençlik ve toplum bulunuyor.

EN ANTİDEMOKRAT CUMHURBAŞKANI
Sezer, cumhurbaşkanının görev ve yetkisi dahilinde olan atamalarda da antidemokratik tutumuyla dikkat çekti. Sezer, teamüllere aykırı olarak tercihini sürekli en çok oyu alan aday yerine 2. hatta 3. sıradaki adayları tercih etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı atamalarında daha önceki seçimlerde en yüksek oyu alan Vural Savaş’ın yerine Sabih Kanadoğlu’nu, yine en çok oyu alan Ergül Güryel yerine de Nuri Ok’u başsavcı atamıştı. Sezer, başsavcı vekili seçiminde de en yüksek oyu Uğur İbrahimhakkıoğlu almasına rağmen, Abdurrahman Yalçınkaya’yı bu göreve getirmişti. Sezer, son olarak da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına, en yakın rakibine 51 oy fark atarak 146 oy alan Ersan Ülker yerine 95 oy alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekili Abdurrahman Yalçınkaya’yı atadı. Nuri Ok, 21 Mayıs 2007′de görevden ayrılacak ve yerine Yalçınkaya başsavcılık makamına gelecek. Sezer, rektör atamalarında da antidemokratlığını gösterdi. En çok oyu alan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan yerine daha az oy alan Prof. Dr. Kadri Yamaç’ı atadı.

77 Responses to “Abdurrahman Yalçınkaya’nın Anti-Demokratik Ataması”

  1. pınar diyor ki:

    3)KONUYU DEĞİŞTİRMEDİM. yılmaz özdilin yazısını başta YILMAZ ÖZDİL yazmasına rağmen benim yazdığımı sanıp yine boş atıp dolu tutmaya çalışmışsın :) onu düzelttim. ve lütfennnnn ama lütfennnn cahillikten vazgeç. sana zarar gelmez emin ol faydası dokunur. ayıpda değil.

    not: lütfen fikirlerini saçma sapan sözlere değil adam akıllı fikirlerle tartışacak kişiler bana cevap versin. bir de “YORUM YAZMADAN KURALLARI OKUYUN” bölümü bir daha oku tabi sonuna kadar okuyabilirsen :)

  2. pınar diyor ki:

    mümtaz şiir için teşekkürler. necip fazılın bir çok şiirini ezbere bilirim. ama bi konuda sanırım hiç anlaşamıyacaz. laiklikle asıl oynayan şimdiki hükümettir. sizde biliyorsunuz. hatta onların laik düzeni yıkmak istediklerinide biliyorsunz. zaten hükümette bunu reddetmiyor. tabi dava açıldıktan sonra azcık yön değiştirmiş gibi gösteriyorlar o ayrı. :) laiklik kısmını sadece geçiştiriyorlar. kendini “istanbul imamı” diye tabir eden birinden bahsediyoruz. neyse madem şiirlerden açıldı bende Nazım Hikmet Run dan bir dörtlük yazayım. şiirin adı “ELLERİNİZE VE YALANA DAİR”. uzun bir şiir ama ben çok az bir kısmını yazacam. çok merak eden bulur şiiri zaten :)



    Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
    bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
    Ve insanlar,
    ah, benim insanlarım,
    yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız,
    etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
    Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden
    doyasıya,
    göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
    İnsanlar, ah, benim insanlarım,
    hele Asyadakiler, Afrikadakiler,
    Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik Adaları
    ve benim memleketlilerim,
    yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
    elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
    elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
    İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
    Avrupalım, Amerikalım benim,
    uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
    ellerin gibi tez kandırılır,
    kolay atlatılırsın… ”
    NAZIM HİKMET

  3. pınar diyor ki:

    bu yazı Ahmet Necdet Sezer e laf söyleyenler için cevap olsun. kendi eski partisinden 1 milyon dolar yemeye ve sonrada cumhurbaşkanı olunca haramdan muaf olmaya benzemez bu . umarım bu bilgiler azıcık örnek olur. şimdi siz buna da kulp bulursunuz. islama aykırı, Allah yolunda yanlış, beyaz giyininlere yakışmaz gibi :)

    Sezer, 2007 yılı başına kadar verilen ödeneklerin hiçbirini tam olarak kullanmadı. 2007′ye kadar olan 7 yıllık bütçeden 40 milyon YTL tasarruf edip, bu parayı Maliye Bakanlığı’na iade eden Sezer, 2007 bütçesinin ilk 8 ayında da yine “tasarrufluâ€? davrandı. Köşk kaynakları, bu yılki bütçede yapılan tasarruf rakamları da eklendiğinde, Sezer’in görev süresi boyunca iade ettiği miktarın 46 milyon YTL’ye ulaşması bekleniyor. Bunun yıllık ortalaması yaklaşık 6 milyon YTL’ye ulaşıyor. Köşk’ün son üç yıllık ortalama bütçe ödeneği yaklaşık 30 milyon YTL düzeyinde gerçekleşti. Dolayısıyla Sezer, hemen her yıl kendisine verilen bütçenin beşte birini iade etmiş oldu.

    Demirel döneminde Köşk’te görevli personel sayısı 1200 idi. Sezer, kimisini başka görev yerlerine gönderdi, emekli olan personelin yerine de, zorunlu olmadıkça yenisini almadı. Personel sayısı 7 yılsonunda 450′ye kadar indi. Koruma sayısı 390′dan 250′ye düşürülürken, doğu görevi gelen korumalar yerlerine gönderildi. Diğerleri emniyet teşkilatına geri gönderildi. CAT timlerinin sayısı azaltıldı.

    Demirel görevi Sezer’e devrettiğinde, Köşk kadrosunda toplam 40 başdanışman bulunuyordu. Sezer bu sayıyı ilk yıl içinde 4′e kadar indirdi.

    Sezer’in ilk talimatlarından biri, personelin özel telefon görüşmelerini kendi cebinden ödemesinin sağlanması oldu. Sezer ve ailesi, tüm personel için geçerli bu kurala örnek olmak için, kendi özel konuşmalarını da hep ceplerinden ödediler.

    Yine Sezer’in talimatıyla, karşılama ve uğurlama törenleri “zorunlu olmadıkçaâ€? yapılmadı. Davetlerde cumhurbaşkanlığı makamına uygun ikramlar yapıldı ancak aşırı harcamalardan kaçınıldı.

    Özal ve Demirel döneminde geleneksel hale gelen Razaman’da Köşk’te verilen iftarlar, Sezer döneminde kaldırıldı. Köşk çalışanları, Ramazan’da kendisiyle birlikte iftar yapmak istediklerine ise Sezer, personel yemekhanesine inerek, çalışanlarla birlikte yemek yedi.

    Alışverişini, eşi Semra Hanım’la birlikte kendisi yapan Sezer, alışverişe giderken de kırmızı plakalı limuzin yerine, Köşk’e ait sivil plakalı daha mütevazı araçları tercih etti. Alışveriş gibi özel gezilerini, yanına minimum koruma alarak gerçekleştirdi.

    Sezer, memleketi Afyon’a yaptığı iki ziyarette, yine sivil plakalı araçları tercih etti. Bunun bir tanesi, depremden sonra “geçmiş olsunâ€? demek için, diğeri ise vefat eden annesinin cenaze töreni için oldu.

    Sezer, görev süresi boyunca yaptığı tüm resmi yurtdışı gezilerinde, Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edilmiş olan küçük GAP uçağını kullandı. Yurtdışı gezilerinde alması gereken yasal harcırahı kabul etmedi.

    Semra Hanım, düşüp bileğini kırdığında, kendisini hastaneye ambulans değil, sivil plakalı bir araç götürdü. Hastane acil servisinde röntgende sıra olunca, Sezer ve eşi, tüm vatandaşlar gibi kuyruğa girip, sıranın kendilerine gelmesini beklediler.

    Köşk’ten her çıkışında, rastladığı her kırmızı ışıkta diğer araçlarla birlikte yeşil ışığın yanmasını bekledi.

    Geziden de tasarruf yaptı

    10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, selefi 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in aksine yurt dışı seyahatlerinde de tasarruf yaptı. Demirel’in 57 ülkeyi 125 defa ziyaret etmesine karşılık, Sezer 37 ülkeye 54 ziyaret yaptı.

    Bu yıl sadece Ocak ayında İtalya’ya giden Sezer, 2000 yılında göreve başladıktan sonra ilk gezisini Suriye’ye yaptı ve Hafız El Esad’ın cenaze törenine katıldı. BM Milenyum Zirve Toplantısı’na katılmak için ABD’ye giden Sezer, Washington’a resmi ziyaret yapmadı.

    ABD Başkanı George Bush ise 2004′te NATO Zirvesi için geldiğinde Türkiye’de Sezer’i ziyaret etti.

    Rusya’ya giden ilk cumhurbaşkanı olan Sezer, Azerbaycan’a 5 kez gitmesine karşılık, İngiltere, Yunanistan, Belçika, Fransa, Lüksemburg ve Avusturya’ya hiç gitmedi.

    Sezer, Demirel ve ondan önce görev yapan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın aksine, yurt dışı gezilerine basını ve iş dünyasını almadı. Sezer, yurt dışı seyahatlerine götürdüğü heyetleri, diplomat, danışman ve bürokratlarla sınırlandırmayı tercih etti.

    Düğün günü yakılan elektriği de ödedi!

    Sezer ailesinin yaşadığı 7 yıl 3 aylık süre boyunca Çankaya Köşkü bir de düğüne sahne oldu. Sezer’in oğlu Levent Sezer, Çankaya Köşkü’nde basına kapalı, aile arasında düzenlenen sade bir törenle evlendi. Sezer, Köşk’teki düğün masraflarının tümünü, hatta o gün yakılan elektrik parasını bile kendi cebinden ödedi.

    Sezer, Köşk’ün koruma müdürlüğüne tahsis edilen 14 aracı iade etti. Bir koruma aracı dışında güvenlik önlemi istemediğini söyledi. Demirel döneminde Cumhurbaşkanlığı kortejine eşlik eden ambulansı bile geri gönderdi. Sezer’in getirdiği yeni sistemle tüm Köşk araçları için sivil plaka uygulamasına geçildi. Köşk’teki kişiye tahsisli araç uygulamasına son verildi. Bu uygulamayla Cumhurbaşkanlığı’nın tahsisli araçlar havuz sistemine tabii oldu.

    Özal döneminde Cumhurbaşkanlığı kullanımına tahsis edilen Okluk Koyu’ndaki yazlık köşke hiç gitmedi. Yaz dönemi çalışmalarını kısa süreli olarak Atatürk döneminden kalma İstanbul’daki Huber Köşkü’nde sürdürdü. Bunun dışında hiç tatil yapmadı. Sezer Cumhurbaşkanlığı’nın Göcek’teki tesisini de hiç kullanmadı.

    Sezer, silahtan Kur’anı Kerim’e, halıdan kaftana, şehir anahtarından plakete, tablodan heykele değişik ürünlerden oluşan 1.243 armağanı da demirbaşa kaydettirdi.

    72 yasa veto etti

    Sezer, 7 yıl 3 aylık dönemde 2 genel seçim yaşadı, 3 ayrı hükümetle çalıştı. Başbakan Erdoğan’ın kuracağı hükümeti yeni cumhurbaşkanına bıraktığı için 4. hükümetle çalışmadı.

    Başbakan Bülent Ecevit başkanlığında DSP-MHP ve ANAP’ın oluşturduğu koalisyon hükümetinden sonra, AKP iktidara gelince önce Abdullah Gül, sonra da Erdoğan hükümetleri ile çalıştı.

    Sezer bu süre içinde 1.048 yasayı onayladı, 72 yasayı ise veto etti.

    Onayına sunulan Kanun Hükmünde Kararnamelerden 25′ini onayladı, 7’sini veto etti.

    Toplam 11. 561 Bakanlar Kurulu kararını onayladı, 14′ünü geri çevirdi.

    Atamalara ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarından 175′ine onay verdi, 30′unu geri çevirdi, atamalarla ilgili müşterek kararnamelerin de 5.532’sini onayladı, ancak 769′unu veto etti.

    Anayasa gereğince cumhurbaşkanının yetkisinde olan atamalarla 316 kişiyi çeşitli görevlere tayin etti.

    Sezer 261 kişinin affına onay verdi ancak 10 af önerisini reddetti.

    Meclis’ten askeri törenle uğurlandı

    TBMM Genel Kurulu’nda bugün yapılacak 3. tur seçimler sonucu görevini Abdullah Gül’e devretmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yaklaşık 1 haftadır sürdürdüğü veda ziyaretlerini dün TBMM ile noktaladı.

    Meclis Başkanı Köksal Toptan, Cumhurbaşkanı Sezer’i TBMM’ye gelişinde Çankaya kapısı girişinde karşıladı. Dakikliğini dikkate alarak Sezer’in geliş saatinden 5 dakika önce makamından çıkarak dışarıda beklemeye başlayan Toptan, makam aracından inişinde Cumhurbaşkanı ile sıcak bir şekilde tokalaştı. Sezer beraberinde Toptan ve TBMM Genel Sekreteri Ali Osman Koca ile birlikte tören kıtasını selamladıktan sonra, Meclis Başkanlığı makam odasına geçti. Sezer ile Toptan arasında baş başa gerçekleşen görüşme yaklaşık 20 dakika sürdü. Meclis Başkanlık makamındaki görüşmeye basın mensupları alınmazken, sadece Meclis fotoğrafçısı ve Meclis TV kameramanının görüntü almasına izin verildi. Toptan isteği üzerine Türk kahvesi ikram ettiği konuğuna, Meclis’e ait Yıldız Porselen’den el yapımı bir porselen tabağı da hediye olarak sundu. Toptan görüşmenin ardından Sezeri yine arabasına kadar eşlik ederek, askeri törenle uğurladı.

    Muhafız Alayı’na ziyaret

    Sezer, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı Kurmay Albay Burhanettin Aktı’ya veda ziyaretinde bulundu. Sezer dün son veda ziyaretleri kapsamında sabah saatlerinde, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na gitti. Sezer’in veda ziyaretinde, Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ile Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun da hazır bulundu. Muhafız Alayı’na gelişinde askeri törenle karşılanan Sezer, daha sonra komutanlık Şeref Defteri’ni imzaladı. Basına kapalı yapılan ziyaretin ardından Sezer, Org. Büyükanıt ve diğer askeri yetkililerce uğurlandı.

  4. pınar diyor ki:

    Yalçınkaya Yımaz Özdilden bir yazı daha yolluyorum . DİKKATINİ ÇEKERİM BENİM YAZIM DEĞİL :)

    8 Nisan 2008

    Yılmaz ÖZDİL
    yozdil@hurriyet.com.tr

    Taaa 2036…

    BANKALARI sattık.

    Fabrikaları sattık.

    Telefonları sattık.

    Limanları sattık.

    E hazıra dağ dayanmaz…

    Miras bitti.

    Sıra çocuklarımıza geldi…

    Onları satacağız.

    *

    Sosyal Güvenlik Yasası, budur.

    *

    Bakın, ne diyorlar bize?

    “Tasarıyı tasa etme…

    Seninle alakası yok!

    Taaa 2036′da hayata geçecek.”

    *

    Nasıl olsa, “taaa 2036′da hayata geçecek” diyen arkadaşlara kimse sormuyor, “madem, taaa 2036′da hayata geçecek, niye taaa 2035′te yapmıyoruz bu yasayı da, taaa bugünden yapıyoruz?”

    *

    Böyle bu işler çünkü…

    Faiz haram diyenlerin dünyanın en yüksek faizini verdiğini görmezsen, üretmeden, satarak zengin olacağını zannedersen, sata sata borcunun büyüdüğünün farkında değilsen, kullandığın toplu iğne bile ithalken ihracatla övünürsen, kayıtdışının sırtını sıvazlayanların emekçinin sırtını coplamasına aferin dersen, kendin işsiz gezerken işsizliğin azaldığına inanırsan, kıçında don yokken milli gelir 9 bin dolar diye sevinirsen… Bedeli olacak tabii!

    *

    Sat bakalım evlatları.

    Çoktan çok, azdan az…

    Bi tane olan, bi tane.

    Üç tane olan, üç tane.

  5. pınar diyor ki:

    necip fazılın şiirlerini okuyodum. sandığım kadar çok şiirini bilmiyormuşum ama öğrenmiş oldum. kaldırımlar , anneciğim ve beklenen hala en güzel şiirleri bence.

  6. h.Tahsin ertuğrul diyor ki:

    neredeen nereye, ucuz bilet ararken sitenizle karşılaştım.açıkçası oldukçada hoşnut oldum bu karşılaşmadan. haa öyle çok okuyup yazmış biri değilim.internette de çok hünerli değilim bir daha bu siteyi bulabilirmiyim bilmem.ama gecenin03ünde bayağı iyi geldi tşktleremeği geçenlere.böyle sitelerin çoğalması temennisi ile kolay gelsin temennilerimi sunuyorum sahi şiir de bayağı güzel aktaran arkadaşın ellerine yüreğine sağlık şiir sohbetlerinin çoğalması ve sohbetlerin şiir güzelliğnde geçmesini dileyerek slm larımı sunuyorum.

  7. yalçınkaya diyor ki:

    pınar birilerinin yazdıklarını koyarak kültürlü olunmaz … cahilin benim bildiğim tanımı Allah ı bilmemek tanımamaktır .. ne yazık ki senin yazdıklarından yaradanını bilmediğin ortaya çıkıyor ….

    ben sistem yalnış demişim …senin okuduğun ve buraya yazısını copy paste yaptığın kişilerde senin gibi yanlıdır demişim sen bana cahil demişsin ….bu arada hukuk fakültesi mezunu olduğumu söyledim başta. istersen yazdıklarını bir daha oku … yani senin tahminden çok çok iyi bilirim ben anayasayı sistemi yapılan haksızlıkları ……

    fikirleri tartışmaktan bahsetmişsin … nedir senin fikrin ??yazdıklarından bir fikir edinemeyecek, hep copy past yapacak biri olduğun izlenimi edindim … sence sistem mükemmel mi?? eksikleri nelerdir yada varmıdır ?? yada daha kolay bir soru sorayım nedir laiklik sence ?? hani sürekli kendinize kalkan edindiğiniz… biri iyi şeyler yapmaya başlayınca bakın bunlar laikliği yok edecekeler dediğiniz laiklik … ben laikliğin ortadan kalkmasını hiç ama hiç istemem ama doğru uygulanırsa ….aynı şekilde akp ninde istemediğini biliyorum … son olarak eminim demokrasiye ve cumhuriyete inanıyorsundur … bana ahmet nejdet sezerin bu demokratik!!!! seçimi sonuçu yargıtay başkanı olan abdurrahman yalçınkaya hakkındaki görüşlerini söylermisin ?? sence abdurrahman yalçınkaya o koltukta oturmayı hakkettimi ???? ve ayrıca seçimde %50 ye yakın oyu tek başına alan partiyi kapatmaya hakkı varmı ???bu ülkede o kadar insan salakda bir tek partiyi kapatacak kişiler ve sizmi akıllısınız ???

    son olarak sen hani gözlerimi kaparım vazifemi yaparım demişsinya benim için … ben sana bir farklı versiyonunu yazıyorum…. bence sen gözlerini açsan bile sana verilen en kolay vazifeyi yapamazsın ….kültürlü pınar :D bundan sonra sana fikirleri tartışabilecekler cevap versin ….ben anca bu kadar seviyene inip birşey anlatabiliyorum … daha iyisini yapan birini bulursun umarım …..

  8. pınar diyor ki:

    yalçınkaya nihayet ilk kez ağzını bozmadan doğru düzgün bişeyler yazmışsın . tebrik ederim :) okunmasında faydalı olacağını inandığım yazıları herkesle paylaşırım. ne yapayım huyum kurusun :) şimdi sorularını cevaplayayım.

    sistem hiçbir zaman mükemmel olmadı. bu bir gerçek. ama şimdi sistem sadece din odaklı ( din dediğime bakma sadece sünni sistemi kastediyorum) kuruluyor. ben buna kesinlikle karşıyım. çünkü din yorumlanmaya ve kullanmaya en müsait araç. ister kabul et ister etme hükümetin yaptığı aynen bu. DİNİ KULLANMAK. onlar benden daha müslüman olamazlar. çünkü ben “BENİ ÜZMEK ALLAHI ÜZMEK”dir kitap yada broşür bastırıp camilerde dağıtmam, hesabıma milyonlar geçirip sonra mevkim yükselince dinden, adaletten, sorumluluktan bahsetmem. yada din dersini zorunlu tutup ( yani sünniliği. bilirsin belki dersler müslümanlık sadece sünnilik üzerine anlatılıyo) sonarda ” türküm doğruyum çalışkanım kısmını kaldıralım. elin çocuklarına türküm diye yalanmı söyletelim ” demem. nede olsa “elin çocukları” sünniliği öğrenirken sevap işliyoruz. insanlara türban serbest deyip hak ve özgürlükten bahsederken insanların 65 yaşında emeklili olmasına göz yummak,milletvekilerinin maaşını arttırmak olmayınca GAZİ lerin sahip oldukları hakları lutfetmek herşeyden önce insanlığa sığmaz. bunu din odaklı bir parti yaptığı için çok daha kızgınım. bu kadar insanın vebalini öbür dünyada verirler artık. bunun gibi daha milyonlarca şey yazabilirim.
    peki sen bana günlük gülüstanlık olan bir şeyi söylermisin. hükümetin faydalı icraatlarını sayarmısın. amerika yandaşı olamk dışında :)

    şimdi gelelim demokrasiye… ahmet necdet sezer abdurrahman yalçınkayayı başa getirdi. çünkü onun bu tür olaylarda seyirci kalmayacağını ve bişeyler yapmayacağını biliyordu. ahmet necdet sezerin cumhurbaşkanıyken yaptığı icraatları oku acaba şimdiki hükümet ne yapıyor??? yada YAPABİLİRMİ??? onlar ancak kendilerine zırhlı araçlar ve özel uçaklar alırlar. bana rte nin oğlunu neden askere yollamadığını ve neden amerikada okuduğunu açıklarmısın? yada gemiciği nasıl aldığını??? demokrasi demişken yök başkanı % kaç oyla başa geldi söylermisin. yanılıyorsam düzelt ama %30 la başa geldi.

    yargıtaya gelince evet en doğrusunu yaptı. çünkü bu onun kanuni hakkı ve yapmakta haklı. hem akpye hemde dtpye dava açmasında sonuna kadar doğru bir karar verdi. çünkü her iki partinin amacıda bu ülkeyi bölmek ve rejimi değiştirmek. ayrıca madem akp iyi şeyler yapıyor(!) o zaman bıraksınlar anayasının arkasına sığınmayı ve değiştirmesinler kendilerine azıcık güvensinler. demekki onlarda korkuyo yanlış bişeyler yaptıklarını biliyorlar ama kılıfına uydurmaya çalışıyorlar.hukuk okumuş biri olarak bu gerçek bile sana yeterli gelmeliydi bence. daha sonra tekrar yazacam

    son olark şunu söyleyeyim bende üniversite mezunuyum. ama cahillik okumakla giderilmiyor ne yazıkki. sana çok ünlü bir hikayenin son kısmını yazayım. sen öncesini biliyorsundur zaten.
    “ben sana bakan olamazsın demedim adam olamazsın dedim” :)

  9. pınar diyor ki:

    yalçınkaya bugün sana kıyak yaptım ve ahmet hakanın yazısını yolladım. ahmet hakanında yazılarını hergün okurum. sen şimdi köpürecen yine yazı kopyaladım için :) ama okumaktan zarar gelmez :)

    11 Nisan 2008

    Ahmet HAKAN
    ahmethakan@hurriyet.com.tr

    Gül’ün dramı

    ŞUNDAN eminim:

    Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkışı, laiklik konusunda hassas olan çevreler açısından bir mevzi kaybı olmuştur…

    Ancak…

    “AKP bir mevzii kazanmış mıdır?” diye sorarsak…

    İşin rengi değişir…

    Abdullah Gül’ün Çankaya’daki yalnızlığına, çırpınışına, etkisizliğine, hareket kabiliyetinden yoksun kalışına, önyargı duvarlarıyla sarmalanmış olmasına bakarsak…

    “Kazanılmış bir mevzii”den çok…

    Acıklı mı acıklı bir dramdan söz edebiliriz…

    Maalesef “Başkan babamız”, bir dram yaşamaktadır…

    Ne yapsa, ne etse olmamaktadır…

    * * *

    Mesela…

    Yasaları veto etmeden onaylasa…

    Hemen “Tabii onaylayacak… Ne de olsa AKP’li” hükmü pat diye ortaya getirilmektedir.

    Mesela…

    “Demokrasi” dese “laiklik” öksüz kalmakta, “laiklik” dese içtenlik sorgulaması devreye girmektedir…

    Mesela…

    Memleketin en önemli fay hattı haline gelen “türban” konusunda tarafsız bir çıkış yapmaya kalksa…

    Türbanlı eşten kaynaklanan sorunlar devreye girmektedir.

    Mesela…

    Bu devirde parti kapatmanın demokrasileri zaafa uğrattığından söz etmeye kalksa…

    Herkesin aklına “İddianame”nin hedeflediği isimlerden biri olduğu gelmektedir…

    Düşünün:

    Laik Türkiye’nin en Avrupai kızı olan Zeynep Damla Gürel’i “danışman” olarak Köşk’e alıyor…

    Ancak…

    Bu atama bile elinin rahatlamasına neden olmuyor…

    Tam tersine…

    “Atanan kişi” yakınları tarafından, “İyi düşündün mü? Bu görev senin siyasi kariyerine zarar vermesin” diye uyarılıyor.

    Düşünün:

    Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı gibi prestijli bir görev, siyasi kariyeri olumsuz anlamda etkileyecek bir pozisyon haline gelmiş durumda…

    İşin daha acıklı tarafı ise şudur:

    Abdullah Gül ile birlikte Çankaya Köşkü, bir dikkat merkezi olmaktan çıkmıştır…

    Önemini kaybetmiştir…

    Gül’ün ne dediği, hangi tutumu aldığı artık bir merak konusu olmaktan çıkmıştır…

    Sonunda Abdullah Gül’e şu kalmıştır:

    Köşk’te her ay düşünce ve sanat adamlarını ağırlamak…

    Bu iş bile “İçki ikram edildi mi? Kimler içti? Kimler içmedi?” soruları arasında kaynayıp gitmektedir…

    * * *

    Acaba Abdullah Gül, Köşk’te yalnız kaldığında…

    “Keşke çıkmasaydım buraya” diye düşünüyor mu?

    “Keşke başka bir ismin aday gösterilmesi söz konusu olduğunda ortalığı birbirine katmasaydım” diyor mu?

    “Keşke Tayyip Erdoğan’ı beni aday göstermek zorunda bırakmasaydım” diye içinden geçiriyor mu?

    “Keşke Kayseri lobisini harekete geçirmeseydim” diyor mu?

    Bu soruların yanıtını asla öğrenemeyeceğimi biliyorum ama yine de merak ediyorum…

    Keşke her konuda kulis attıran Köşk’e yakın meslektaşlar, bu konuda da bir kulis attırsalar…

    Acayip kulis

    BAŞKENT Ankara’nın en popüler restoranlarından birindeyiz…

    Masalardan birinde…

    “Laiklik konusundaki duyarlılığı hat safhada olan bir parti”nin genel başkanı, iki tanınmış gazeteciyle oturmuş yemek yiyor…

    Bir başka masada ise…

    “Laikliğe karşı etkinliklerin odağı haline geldiği” iddiasıyla hakkında kapatılma davası açılmış partinin tanınmış milletvekillerinden biri oturuyor…

    Her şey olağan seyrinde devam ederken…

    Çok tuhaf bir gelişme yaşanıyor restoranda…

    “Laiklik karşıtı etkinliklerin odağı” olduğu iddiasıyla kapatılması hayli muhtemel partinin milletvekili, laiklik konusunda duyarlılığı hat safhada olan lidere acayip “ladini” bir jest yapıyor…

    Liderin masasına en kalitelisinden bir şişe şarap gönderiyor…

    Ne diyorsunuz?

    Ülkeye şeriatı getirmesinden korkulan partinin milletvekilinin, ülkeye şeriat gelmesin diye mücadele eden lidere şarap göndermesi, sizde de “Ne tuhaf bir ülke burası” duygusu yarattı mı?

  10. serkan diyor ki:

    pınar hayatımda gördüğüm en aptal kızsın ve bence sen ataistsin din düşmanı yıllardır güzel ülkemin insanları kandırılıyor.artık uyandı bu millet artık geriye dönüş yok bitti anladınmı sen ve senin gibi necdet sezer beyinli insanlara bırakılmaz bu ülke.tayyip erdoğan hırsızların ekmeyine taş koyduğu için bunlar yapılıyor bu oyuna bu millet gelmez bunu sandıkta gösterdiler.artık az oy alanların konuşmaya hakkı bile yok anladınızmı burası türkiye cumhuriyeti devleti ve müslüman ülke isteyen başını orter isteyen mini gıyer kimse kimsenın inancına karışamaz.bence sen unv okumuşsun ama adam olamamışsın. ne mutlu türküm ve müslümanım diyene

  11. pınar diyor ki:

    serkan şimdi seninle atışacaz demekki :)

    valla ben senden daha dindarım emin ol. çünkü kul hakkına inanırım. KÖTÜ SÖZ SAHİBİNE AİTTİR buna da inanırım. bu yüzden eğer aptal görmek istiyorsan aynaya bak :) ben dinsiz değilim. ama dinin siyasete karışmasına karşıyım. RTE kimin hangi soyguncunun ekmeğine taş koydu çok merak ettim???? kendi çaldıklarını nereya koydu acaba biliyormusun :) valla din..din.. din… size dininizi bu adam öğretecekse bişey diyemem. ama sizde vergi ödeyeceksiniz sizinde çocuklarınız emekli olamıyacak. bunu görmezlikten gelin siz. bugün memura %2 zam yapılırken milletvekilerine %50 zam yapmaya çalışıyorlar. bu kul hakkı değilmi. bana dinden bahsetme bir daha!! ben herkesten iyi biliyorum dinimi. Allah inancım herkesten farklı. o nedenle ben bunlara daha farklı bakıyorum.

    dini istismar eden adamla yüzünden MATBAA KAÇ YÜZYIL SONRA bize geldi araştır. neden ? çünkü GÜNAHTI!!! bunu kim dedi değerli islam bilginleri. sadece islamda değil hristiyanlıktada bu böyleydi. haçlı seferlerine bakın . insanları papalar nasıl kandırmış.cenete gitmekle kandırmış hatta bazı papalar cennetten arsa bile satmışlar :) bugün adam annesinin kafasını kesiyor sonra diyorki “pişman değilim şeytandı öldürdüm”. din eğer cehalette birleşiyorsa işte asıl kötülük ordan doğar. bu nedenle ülke bu kadar kötüye giderken, zamlar, yasalar yaşamayı olanaksız kılarken, din odaklı bir partinin türbanı yada Allahı bahanne ederek bizi kullanmasını tabiki onaylamıyorum.

    müslüman diye geçinen insanlar buna nasıl göz yumuyor bunu anlamıyorum. bak sanada çok güzel bir söz yolluyorum.

    Kenya’nın bağımsızlık savaşçısı ve kurucusu Jomo Kenyatta’nın 1952 yılında söylediği ünlü söz :

    “BATILILAR GELDİKLERİNDE ELLERİNDE İNCİL, BİZİM ELLERİMİZDE TOPRAKLARIMIZ VARDI.
    BİZE GÖZLERİMİZİ KAPAYARAK DUA ETMESİNİ ÖĞRETTİLER.
    GÖZÜMÜZÜ AÇTIĞIMIZDA BİZİM ELİMİZDE İNCİL, ONLARIN ELLERİNDE TOPRAKLARIMIZ VARDI”

  12. yalçınkaya diyor ki:

    pınar artık sana birşey yazmıyıcam çünkü senin gayeni anladım … burda insanları kızdırıp kendine hakaret ettirip sonrada mazlum rolüne bürünmeye çalışıyorsun …. yada psikolojik problemlerin var sadistlikten hoşlanıyorsun …..
    bu arada alevi olduğunu bu kadar belli edebilirdin … tarzını çok çok iyi tanıdığım (yalnış anla istersen ) aptal bir tanıdığıma benzettim adın özlem mi yoksa??? eğer özlemse adın ( ki dünyada bu zeka seviyesinde iki kişi bence nükleer silahlardan daha tehlikeli adb usame bin ladeni bırakıp sizin peşinize düşmeli ) oda sizin tabirinizle emperyal düzenin uşaklarından biri ve bu halde kahrolsun emperyal düzen sloganı atıyor sende bu tarzda birisin ….bu arada sistem partiler üstü birşeydir …akp ye hakaret edecem diye zemin arama bu ülkede her önüne gelen ülkenin başbakanına hakaret ediyor sende et ….
    son olarak eğer ahmet nejdet sezer yalçınkayayı böyle bir durumda ortaya çıktığı için seçtiyse ( hakettiği için değil ) ve sende buna iyi bir seçim oldu diyorsan daha fazla zaman tüketmenin manası yok … sen baştan nasıl bir üniversite mezunu olduğunu anlatmış oldun ( ki ben senin üniversite bitirdiğine de inanmıyorum eğer öyleyse benim diplomam derhal iptal edilmeli ) kültürlü pınar :)

  13. pınar diyor ki:

    hoştgeldin yalçınkaya :)

    ne yani akp yi savunmadığım için küfürümü hakediyorum ben . sizin yaptığınız gibi bende pohpoh lasam iyi, akıllı biri mi olacaktım acaba ? avukat olmak adil olmayı gerektirir bence. bu yüzden evet diplomanı acilen iptal etmeliler :) adım özlem değil. ama anlattığın kadarıyla senin gibi düşünmediği için dünyanın en kötü insanı :)

    avukat olmuşsunda insan olmak ayrı bişey kardeşim. sen bunca yıla rağmen böyleysen ben zaten sana ne desem boş. deveye hendek atlatmak daha kolaydır eminim :)

    ama haklısın necdet sezerler fazla size. adam hazineye milyon dolarlar iade etmiş adam. önemli olan bu değil tabi, sizin için türban diyecen, beyaz gömlek diyecen, şehitler için kelle diyecen, zengini zengin fakiri fakir yapacan, mümkünse gemicik uçakcık alacan. öcalana sayın diyecen, arap şehleri gelince otellere ayaklarına kadar gidip madalya verecen, devletin bütün yerlerini satacan,sonrada zemzem towerdan mülk alacan… yeterki din desin değilmi. yediğiniz kazıklar mühim değil :) ama ne diyeyim her millet hak ettiği gibi yönetilirmiş. demekki bu millete bu layık.

    YA BU ARADA KAÇTIR SORUYORUM. HÜKÜMETİN YAPTIĞI İYİ ŞEYLER OLDUĞU İÇİN KAPATILMASINA KARŞI ÇIKANLAR, BU İYİ ŞEYLER NE BİR TÜRLÜ SÖYLEMEDİNİZ ? HANGİ HIRSIZLARIN EKMEĞİNE TAŞ KOYMUŞ BUNUDA SÖYLEMEDİNİZ??

    Bu soruyu başka arkadaşıma sormuştum. yaptığı iyi şeyler ne diye sorduğumda verdiği cevabı yazıyorum : YOL YAPTILAR DAHA NE OLACAK :)

  14. helim diyor ki:

    arkadaşlar lütfen hakaret etmiyelim lütfen herkez gereken görevini yapıyor lütfen küfür filan yazmıyalım sayın başsavcı ABDURRAHMAN YALÇINKAYA ‘ya saygım sonsuzdur lütfen size sesleniyorum arkadaşlar küfür veya hakaret yazmayın saygılarımla yaptıgınız ayıpdır arkadaşlar ben abdurrahman yalçınkaya tarafındanım akpde kapatma davasını hak ediyor

  15. pınar diyor ki:

    16 Nisan 2008

    Yılmaz ÖZDİL
    yozdil@hurriyet.com.tr

    Pirinç

    Ve, ulusal bilinç uyanıyor…

    “Pirinç almayın!”

    Yeni kampanyamız bu.

    *

    Peki ne alalım?

    *

    Buğdayı ABD’den getiriyoruz.

    Mercimeği Kanada’dan…

    Mısırı Arjantin’den getiriyoruz.

    Susamı Sudan’dan…

    Arpayı Ukrayna’dan.

    Baklayı İtalya’dan.

    Sarmısağı Çin’den.

    Anadolu’da gezerken çekirdeğini yanlışlıkla elinden düşür, ayçiçeği fışkırır…

    Rusya’dan getiriyoruz.

    Pamuk Yunanistan’dan.

    Elma Şili’den.

    Portakal Brezilya’dan.

    Muz Panama’dan.

    Vişne Almanya’dan.

    Ceviz Çin’den.

    Hesapta milli yemeğimiz…

    Fasulye İran’dan.

    Barbunya ABD’den.

    Soya Arjantin’den.

    Pirinç Avustralya’dan.

    Nohut Meksika’dan.

    En cüzel çay?

    İngiltere’den.

    İneklere yem olarak döktüğümüz kepeği bile utanmadan ABD’den getiriyoruz…

    İnekler Hollanda’dan.

    *

    Kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydi memleketim… Memleketimi IMF’ye satan arkadaşlar sayesinde, bugün, Mali, Kamerun, Peru, Suriye, Ekvador, Mısır, Hindistan, Burkina Faso’nun da aralarında bulunduğu 103 ülkeden ithalat yapıyor, karnını doyurabilmek için.

    *

    ÖSS’ye giren çocuklarımızın, Allah zihin açıklığı versin diye yuttuğu 3 adet okunmuş pirinç tanesi bile, ithal… Sen hangi ulusal bilinçten bahsediyorsun?

    *

    Dolayısıyla, önerim şu…

    Mazot 20 YTL olsun.

    Çobanları bakan yapın.

    Doğurun.

  16. pınar diyor ki:

    Katar bize ne katar??? :)

  17. pınar diyor ki:

    29 Nisan 2008

    Bekir COŞKUN
    bcoskun@hurriyet.com.tr

    Maval…

    SÖZLÜĞE baktım “maval”ın iki anlamı var:

    Birincisi, Arapların bir tür şarkısı.

    İkincisi; uydurma, asılsız, hikáye, yalan…

    Bence Denizlili çiftçinin önceki gün Başbakan’a “Bize maval okuma!” diye bağırdığı birincisidir, yani bir tür Arap şarkısı.

    Ki ben Arap’ın “maval” okumasını bilirim.

    “Maval” genelde Arap’ın aynı sözcüğü durmadan tekrarlamasından oluşur, uzunluğu duruma göre değişir.

    Diyelim ki Arap, minderlerin üstünde rahat bir mekándaysa iki-üç gün sürebilir.

    Devenin sırtındaysa, “maval” gideceği yerde biter.

    Yok eğer deve güdüyorsa, develer kaçana kadar…

    *

    Başbakan, “Enflasyon tek haneli rakamlara indi… Ekonomi iyileşip büyüdü görüyorsunuz…” deyince, işte o an Denizlili köylü kalabalığın arasından seslendi:

    “Maval okuma… Mazot kaç lira, biliyor musun?.. Ben çiftçiyim, yağ bile alamıyorum… Sen bunları külahıma anlat…”

    “Maval” uzun bir şarkıdır.

    Hatta kimi “maval” okuyuşların -altı sene olmasa bile- üç gün-üç gece sürdüğü, mavalcının giderken “Devamını yakında gelip okurum” dediği anlatılır.

    “Maval” okuyan ağzını açar ve gözlerini kapatır.

    Etrafında ne oluyor, ne bitiyor görmez. Arada bir tek gözünü açması ise, bakmak içindir:

    Dinleyen kaldı mı?..

    *

    Denizlili çiftçi, Başbakan’a “Maval okuma” dedikten sonra Başbakan şöyle dedi:

    “Onların kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler, dilleri vardır söylemezler…”

    “Maval” zengin Arap kültürünün eşsiz bir hazinesidir.

    Türkçe’de bir karşılığı da “martaval”dır.

    “Maval”ın uzunluğu dinleyenlere göre de değişir.

    “Maval” dinleyenler, aynı sözcüklerin aralıksız ve durmadan tekrarından fazla bir şey anlamazlar.

    Aslında bir şey anlamak için de dinlemezler.

    Doğrusunu isterseniz zaten dinlemezler de.

    Öyle bakarlar:

    Maval, maval…

  18. Mehmet Buyukozer diyor ki:

    Pınar madem maval okuyan Bekir Çoşkun’un yazısını bizimle paylaştın ben de bişeyler söyliyeyim :) Bu sabah amerikada haberlerde benzinin tekrar ‘rekor’ kırdığını izleyerek güne başladım. Şu anda en düşük kalite benzinin galonu (3 litreye tekabül ediyor) 3.71$ yani 4.5 YTL filan. Eee ne olmuş, litresi 1.5 YTL’ye denk geliyor diyeceksiniz. Ama şu anda Amerika’nın kendisi yakıttan dolayı ağlayıp sızlıyor. Devlet ekonomi durma noktasına gelecek diye bu aydan itibaren vergi başvurusu yapmış ailelere para yardımı yapmaya çalışıyor. Ekonomi dünya devi diye mevzulara konu edilen Amerika’da böyle sarsılırken, Bekir Çoşkun ve gibilerinin tetikçiliğini yaptığı patronları Türkiye’yi hergün manüpüle etmek, speküle etmek için ellerinden gelen herşeyi ortaya koyarken, üretmeyip böyle mavaldan martaval okurken bu ülkenin hali ben size söyliyim yine de ÇOOK İYİ. Herkes birbirinin açığını yoklayıp kazıklamanın hesabındayken, üniversitede işinin eğitimini almış kimselerin işini ilkokul mezunları yaparken, iş yerlerinde çalışan kişilerin zamanlarının %30′u sigara içmek, %30′u yemek yemek, %30′u dedikodu yapmak ancak %10′u iş yapmak olmuşken, Bekir Çoşkun ve gibilerinin Türkiye için bu maval okumaları beni acı acı gülümsetiyor.

  19. Mehmet Buyukozer diyor ki:

    Katar size ne katar Pınar :)

    Erdoğan’dan Katar yanıtı 29 Nisan 2008

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

    SERMAYENİN RENGİ OLMAZ

    Katar’a niye gittik diye eleştiriyorlar. Gitmeseydik o ülkeye yapılan ihracat 26 milyon dolardan 480 milyon dolara nasıl çıkardı?

  20. PINAR diyor ki:

    mehmet demişya ülkemizin durumu ÇOOKK İYİ diye. haklı insan bazen şükretmesini bilmeli…

    Allah’ım

    ülkem her türlü güce , sebzeye, meyveye ve pirinçe sahip iken artık üretmek yerine dışardan aldığımız, ülkemin her türlü toprağı medyası, ,iş yerleri satıldığı ve böylece para kazandığımız, ekonomide rakamlar hızla düşerken alım gücü ve işsizlik çığ gibi büyüdüğü, insanlar kömürle örtüyle kandırılıp “faziletli ve akpak” başkanlarımız şatocuklarda çalışıp didindikleri, gecelerini gündüzlerine katıp, paranın rengini önemsemeyip ülke ülke gezdikleri için, türbanı “özgürlük” 1 mayısı “anarşi” günü ilan ettikleri için, kendileri ve beraberindeki çoğu insan yolsuzluktan yargılanırken makam değiştirince günahları silindiği ve davaları düştüğü için, devletin insan için değil insanların devlet için olduğunu birkez daha bize gösterdikleri için, abdullah öcalana “sayın” demem gerktiğini hatırlattığı için, insanın gözünün içine baka baka nasıl yalan söylenir öğrettikleri için, ölmezde sağ kalırsam emekli paramı alabileceğim için …vs vs şükürler olsun

    gözlerim gördüğü, kulaklarım duyduğu ve beynim olup düşündüğüm içinde beni affet. yukardakiler varken bana düşmezdi. bunları sen bana verdin. beni diğer yarattıklarından ayrıcalıklı kıldın. ama düşünmek suç bu ülkede. senin verdiklerine ihanet ettiriyorlar Allah’ım!!!

    yinede sen başımızdakileri parasız pulsuz koyma, onları başımızdan eksik etme :) sonuçta bundan daha kötüsüde olabilirdi dimi.

    AMİNNNNNN

    :)

  21. Mehmet Buyukozer diyor ki:

    Pınar ben herşey çok güzel demedim. Yazdıklarımı nasıl o şekilde değerlendirdin bilemiyorum.

  22. PINAR diyor ki:

    “Türkiye’yi hergün manüpüle etmek, speküle etmek için ellerinden gelen herşeyi ortaya koyarken, üretmeyip böyle mavaldan martaval okurken bu ülkenin hali ben size söyliyim yine de ÇOOK İYİ”

    tamda bu cümlenden çıkardım. bir sürü rakamlar sayısal veriler yazmışsın. bilmem nerde kaç nokta türkiyede bu nokta …nokta..nokta..nokta… olayı öyle değerlendiriyorsak o zaman hakikaten sorun yok. çünkü milli gelir düzeyimiz arttı. nasıl attı?? deve etinide heseba katarak arttırdılar . ben zaten ayda 3 kez deve eti yerim ya tam isabet olmuş bu hesap :) neyse yani şu demek istediğim, rakamlarla oynamak kolay.. rakamlarsa önemli olan hemen üste 16 nisanda yayınladığım Yılmaz Özdilin yazısını okumalısın. işte asıl rakamlar onlar.

    birde kendini kötüyle kıyaslayıp ama ben ne kadar iyim demek marifet değil. iyiye bakıp benim ne eksiğim var demek gerekiyor bence. tabi şükretmek ayrı bir durum. yani çabalarsın uğraşırsın olmaz elbette şükredeceksin. bu defa gereksiz bir hırsa kapılırsan başkalarını ezip geçersin belkide farkında olmadan.

    her neyse senin yazını okuyunca şükretmek istedim sadece…

  23. pınar diyor ki:

    değerli admin arkadaş memet ,

    sadece senin yazılarını okudum az önce. kırıldım biraz. ben o kadar zamandır efendi efendi siteye yazıyorum ama benim yazdıklarıma çok geç cevap vermişsin :) bir de şunu rica edecem. yazılar yayınlanmadan önce kontrol etme yada hemen müdahale etme şansın varsa lütfen açıkca yazan küfürleri **** yaparmısın. sitenin kalitesini düşürmesin diye söylüyorum. yazılara bakıyorum acayip küfürler hakim. bu konuda daha caydırıcı bir tavır sergilemeni bekliyorum.

    teşekkür ederim.

    bir de merakımdan soruyorum Hüseyin Üzmez konsundaki düşüncelerin neler?

  24. Mehmet Buyukozer diyor ki:

    Sevgili yazar arkadaşım Pınar,

    Benim cevabıma benden uzun yazanlara karşı mıdır nedir bi önyargım var herhalde geç cevap yazıyorum. Bu kadar uzun cevaplar korkutuyor beni herhalde. Kendini kötüyle kıyaslamak değil büyük panoramayı görmeyle alakası var dediğimin. Örneğin, bakkal manavla, manav kasapla, kasap berberle ticari ilişkiler içinde. Sen ben bu durumda berberiz ve bakkal, manav, kasap zarardan dolayı kapanma noktasındalar. Bunların bu durumu ticaretini bunlara dayalı yapan birisi olarak seni etkilemez mi? Benim bahsettiğim Amerikadan dünyaya yayılan bir ekonomik kriz var. Adem bununla ilgili bu sayfalarda yazılar yazdı açıp okursan faydalanacağından eminim. Bahsettiğin gazete yazarı kıllar tüyler yazmış Mazot şöyle oldu böyle oldu. Sen benzin kaynağı olmayan, askeri gücüyle ümüğüne yapışıp petrol alma gücüne sahip olmayan bir ülke olarak mazota ve benzine zam yapmayı bu kadar geciktirmişsin, Teksasta bazı diğer eyaletlerinde kendi petrol kaynağı olan, Orta doğunun ümüğüne çömüp petrolünü alan bir Amerika günü birlik petrole zam yapıyor. Atla deveyi karşılaştırır gibi, vay ben bu hükümetin yine mazota zam yaptılar. Eh be ahmak, ne yapsın adamlar? Bunun mealini o yazımda da yazmıştım ama bir cümleden ana fikiri çıkardığın için aynı şeyden bahsedemedik. Umarım bu yorumun bir cümlesinden yola çıkıp üsküdara varmazsın.

    *** fikri için teşekkür ederim ama bizim milletimiz *** leri doldurmayı çok iyi bildiği için bu sefer cevaben onlar da *** yazıp ağızlarına gelen herşeyi gayet güzel söylüyorlar. Senin tavsiye ettiğin şekilde yapmayı denedim tutmuyor maalesef. Gözüne çarpan yorumlar varsa bana numaralarıyla birlikte gönderirsen temizleyeceğime söz veriyorum.

    Hüseyin Üzmez’in ne yaptığını Allah bilir. İnsanların bilmediği konularda spekülasyon yaptırıp ondan sonra hiç yere kavga ettirmeye üstümüze yok. Olayları senin gibi değerlendiren ve siyasi noktalarda fikir ayrılığı yaşadığımız arkadaşların hepsi bu yemi atmadan edemedi. Ama yaptığınız doğru değil. Benim de senin de, gazetelerin de henüz bilmediği birşeyler üzerinden spekülasyon yapıp, çalışmamız gereken yerde kaytarıyoruz, birlikte olmamız gereken yerde düşman oluyoruz. Bunlar dostluk tohumları değil, tartışamayan bir milletin diş sürtmeleridir. Ve bunlara gerenk yok ;)

    Son söz sen bu site admini vatandaşa alınıp yazmamaklık etme, gelmesen de yazmasan da bu site senin sitendir.

  25. yusuf diyor ki:

    öncelikle herkese iyi günler ben de bikaç bişey demek istiyorum petrol konusunda MEHMET beye hak veriyorum 2003 veya2004 petrolün varili hakkında bilginiz varmı acaba.tam 30 dolardı şimdi yani 2008tam 117 dolar lütfen bunu inkar etmeyelim ama bazı çevreler bunu inkar ediyo geçmiş dönemlerde görüyoduk veyaizliyorduk büyüklerimiz anlatıyodu günlerce sıra beklendiğini.bakın görüyosonuz medyadan tutun,daha yetkili makamlar, üs mrciler,üniversiteler,milliyetçiyim diye geçinenler,vatan severler rin uğraştığı işlere bakın hedef hükümet başka bişey yok zaten türkiye gelişmekte olan bi ülke olduğu için bu tür basit olaylarda hemen kendini gösterir istemeden etkilenir bunları hadi boş verelim dünyada küresel bi dalgalanmadan kise bahsetmiyo peki ya buna ne idceksiniz dünya genelinde ufak çaplı bi kriz var sağolsun medya bundan hiç bahsetmiyo varsada hükümet yoksada hükümet işte KİN,GARAZ VE HAZIMSIZLIĞIN açık göstergesi bunu kise inkar edmez ama tüm olumsuzluklara rağmen Allaha şükür herşey yolunda gözükmesede çoğu şey yolunda ama şunuda demek istiyorm bence bütün bunlar kendi sonunu hazırlıoyo eğer bir seçim daha olursa vay onların haline.bir yandanda bu hükümete kızıyorum vallahi aşk olsun nasıl sabrediyo başka birileri olsa siz onları çok iyi biliyosunuz yırtınıp dururlardı kendilerinin bi icraatını göremedik bu zamana kadar ama tövbe günaha girmeyelim MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN resmini kaldırıp kendi resmini bastılar buda onlara yakışır işte fark bu bilmem siz görüyomusunuz.türkiye kuruluş tarihinden beri hep böyle haksızlıkla zorbalıkla demokratik dışı yolalara baş vuranların sayesinde gelişip büyümüyo nezaman birileri çıksa hizmet etmeye kalksa malesef bu olaylar başına geliyo ya asarlar yadarbeyle ya kapatılmayla ya kriz çıkartılarak ya çete kurup ya mitingler yapıp ortalığı karştırırlar sonrada ona bunamal etmeye çalışırlar bumu hizmet bumu vatan severlik bumu demokrasi bumu adlet.

  26. yusuf diyor ki:

    geçmiş yorumlara biraz göz attım da ya nedemek kömür. o zaman sen versene tabi evde laptopun başına oturup nescafeyi yudulayıp atıp tut mak kolay kömür sorunun yok yemek sorunun yok bari o temiz saf insanların gururuyla oynama biraz insanlık duygun varsa eğer onu öğrenmişssiniz.geçmiş dönem hükümeler zamanını hatırlamıyorsunuz herhalde yanlış hatırlamıyorsam türkiye gibi ülkede soğuktan ölen onlarca vatandaşımız hergün haberlerde açlıktan ağlayan insan manzaraları bunlar daha mı iyi olurdu acba soruyorum ve siz şimdi soğuktan ölen kimi duydunuz açlıktan ağlayan kimi gördünüz.ya ben örtüye bi anlam vermedim örtüyü kullanmak başta bunun yorumunu yapandan ben şüphe duyarım.herşey açık ve net.ya bana ne isteyen kapanır isteyen açar isteyen çıplak gezer bu nasıl anlayış bu anlayış hangi sistemde var bakın araştırın bunun neresi örtüyü kullanmak isteyen deniliyor orda çok mu ağır bi kelime yabancıda değil türkçe bazı çevreler tedirgin acaba neden ben mi anlamıyom yoksa gerçekten durum vahimmi tehlikeyi ben sezemiyormuyum acaba ya bu meseleyi dünyanın en ücra köşesindeki bir insana sorsan ne der acba gülermi dalgamı geçer merak ediyorum. ya koca halk niye bi tehlike sezmiyo bu halk cahilmi siz dahamı iyi biliyo madem siz öyle bi tehlike seziyosunuz halka sorsanıza alın size demokratik yol refarandum her şeyi çözer ama doğru ya bu bazı aydınım diye geçinen kesimlerin işne gelmez o yüzden bu saçma sapan düşünceleri elştirin konuya bak örtüymüş kömürmüş başka bişey bulamıyosunuz hortumcuların ekmeği gitti ya ondan sattı diyorsunuz orası devletindi tabi hesap soran yoktu gir gir al çık çık al özelleştirilince bazı kadrolaşmş kesimlerin gelir seviyeleri azldı hadi şimdide hortumlayın elin adamı yedirirmi işte gerçekler bunlar acı ama gerçek

  27. Alpaslan ÜCYILDIZ diyor ki:

    eveet arkadaşlar…
    uzun süre siteye yazi yazamadım 23 nolu mesaji 23 martta yazmistim. sabirla yazilanları takip ettim ve ülkenin basbakanina ve cumhurbaskanina küfür edenleri “la havle“ cekerek okudum. Simdi “bu ne yaman celiski annem“ demeden edemiyorum. Hem diyeceksinki basbakana seslenerek sen sadece %46 nin basbakani değilsin. Sonra sen benim basbakanim değilsin diye küfür edeceksin. Sonra da Pinar arkadaşimizin meshur basbakanlarinin ve cumhurbaskaninin konusmalarini alintilayarak yazi yazacaksin. mesela ele alalim. Sn. cumhurbasanimiz Bekir Coskun beyfendi. bu zavalli adamin acaba köpeginden başka yazacak birseyi yokmuyduda yillarca onu yazdi . ve söylermisin pinar bu bekir coskun zavallisi hangi vatandasa ne faydasi dokunmusta ya da bu ülkeye ne katki saglamis da sen onun yazilarini alinti yaparak güya yorum yapiyorsun. gelelim basbakanin Sn Ertugrul ÖZKÖK ´e ya bu adamin sarabini yillarca dinledik sarap uzmani olmaktan ileri gidememis birisi Ertugrul efendi Avrupa Birliginin özel ödeneginden aldigi parayla, hangi hayir kurumuna bagista bulundu,hangi vatandasin sikintisina ilaç oldu. ve gelelim son Basbakanin Yilmaz ÖZDIL`e (http://www.medyasozluk.com/yilmaz+ozdil.html ) bu sitede yazilanlar bile senin bu adamini tanimliyor PINAR ve sen bu cigerleri dahi bes para etmeyen ve herhangi bir toplantida görsem selamimi bile vermeyi fazla gördügüm senin benim gibi insanlarin yazdiklarini kendine referans aliyor, bu ülkenin GERCEK basbakanindan bahsederken hakaretlerinin dozunu hirsindan(bu iktidar bu insanlar nasil basa gecer diye) anliyamiyorsun bile. tüm yailarini okudum sylermisin Allah askina bu ülkenin neyi satilmis. senin fikrini paylastigin CHP zihniyeti iftira ile basbakan astirdi bu ülkede. Ve rezilligini görmeyen edepsiz Önder SAV bu milletin degerlerine hakaret etmekte bir beis görmezsen sen BASBAKANA hakaret, yalan, Iftira etmissin çok değil be ! Pinar kardeşim. Basbakanin oglu askerlik yapmismi yapmamismi bak bak bak. bu ülkede yillardir birak basbakan cocuklarini albay cocukları askerlik yapmadi. çok merak ettiysen askerligi gönderelim seni. Ayrica bundan önceki hükümetlerin cikarmis oldugu haklar var bu konuda sen niye ikide bir askerlik yapmasini öne sürersin Pinar Kardes. Al sana hak ” sene yurtdisinda kalan vatandas parali askerlik yapma hakki kazanir. parasinida ödedimi devetin kasasina biter bu konusma. Beni soracak olursan ben Kars-Kagizman 7.mekanize Piyade Tugayinda Astegemn olarak görevimi yaptim. Takmissin bir de gemi meselesine sen o bakanin (Binali YILDIRIM) kac yildir bu isle ugrastigini biliyormusun (http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2574) bu sitedende bakani incelersen eger adamin 1 gemi değil şimdi filosu olmasi gerektiginide anlarsin. SIZ ve SIZIN zihniyetleriniz kendinizden baskasinin dogrusu olabilecegini asla ´kabule edemediniz ezdiginiz insanlarin nbasa gelmesini asla kabullenemediniz . Ama yinede bu milleti ezdiginiz düsünen varsa bundan sonra CHP kendine asla sormasin `biz neden kaybediyoruz ve AKP (ya da kapatildiktan sonraki ismi her ne olursa olsun) şimdi % 60 ile iktidar` diye.

    Pinar Kardes! senin basbakanlarin demgoji ve spekülasyondan başka bir şey bilmezler ve ülkeleyi kafaları icki masasinda bulutluyken kurtarirlar. Ha bir tanesi daha vardi senin zihniyetine uygun Özdemir INCE diğer tabiriyle maydanoz ( herseyi ben en iyi bilirim edasi hakim adamda) OKtay EKSI adam koltugu bir aldi ölünceye kadar birakmaya niyeti yok. Simdi kalkiyorlar Cumhurbaskanina Basbakana birak git diyorlar. Daha hangi rezili ve rezilliklerini sayayim……..sen akilli insasnsin ve bu demagojo ve spekülasyon ayni zamanda yalan ustalarini yorumlarini değil kendi yorumlarini arastirarak yaz

Leave a Reply

You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>